Salı, 15 Eyl 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
ManşetSerbest Kürsü

Kahraman “Deli” Paşa

Alper Eliçin
Son güncelleme: 15 Eylül 2026 05:43
Alper Eliçin
Paylaş
Paylaş

Yazımın ilk bölümünde anlattığım Erzurum ile Kars’ın geri alınmasının arasında geçen dönemde Deli Halid Bey’in çok önemli bir eylemi daha olur.

Sivas Kongresi hazırlıklarının yapıldığı süreçte İngilizlerin önerisi üzerine Damat Ferit Paşa tarafından Trabzon’a vali olarak atanan Galip Bey ve bazı yerel yöneticiler, milli mücadele aleyhine girişimleriyle dikkat çekmeye başlar. O sıralarda Trabzon’da stratejik noktalarda İngiliz askerleri de bulunmaktadır. Mustafa Kemal Trabzon’daki bu direncin derhal kırılmasını istemektedir ve konuyu bir yazışmayla Erzurum’daki Korgeneral Kazım Karabekir’e iletir.

Önerisi, o sıralar Trabzon yakınlarındaki Torul’da bulunan ancak daha henüz tümenine komuta etmeye başlamamış olan Deli Halid’in, Galip Bey’in kontrol altına alınması için gerekli girişimlerde bulunması ve bölgede ulusal direnişin örgütlenmesini koordine etmesidir. Bu nedenlerle Deli Halid’in üstü olan Kazım Karabekir Paşa’nın onay vermesini istemektedir. Aslında Mustafa Kemal çoktan kararını vermiş, ancak emir komuta zincirini bozmak istemediğinden böyle davranmıştır.

15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir ise bu hassas dönemde İngilizlere karşı dikkatli davranılmasını istemektedir. Mustafa Kemal’e verdiği yanıtta konuyu kendisinin müzakereler yoluyla çözebileceğini, Deli Halid’in karakteri gereği İngilizlerle gerginlik çıkabileceğini vurgular. Ayrıca sulh ile sonuç alınmaması halinde Galip Bey’in Kuvayımilliye, yani milislerce gözaltına alınmasını, doğrudan ordunun bu işe karıştırılmaması önerisinde de bulunur.

Bunun üzerine Mustafa Kemal Deli Halid’e doğrudan eyleme geçmesi için talimat verir. Bu talimatı alan Deli Halid küçük bir müfrezeyle Sivas Kongresi’ne gidecek Trabzon temsilcilerini engelleyen Galip Bey’e karşı derhal harekete geçer. O sıralar Kazım Karabekir ile görüşmek üzere Erzurum’a davet edilen ve bu daveti kabul etmeyen Galip Bey, Torul üzerinden Gümüşhane’ye geçmektedir. Deli Halid Bey, Mustafa Kemal’den aldığı talimatla, asker üniformasını giyer, silahını beline takar ve Galip Bey’i bulunduğu mekanda kendine sadık küçük bir müfreze ile derdest ederek Erzurum’da bulunan Kazım Karabekir Paşa’nın karargahına gönderir.

Eylül 1919’da gerçekleşen bu olay üzerine Deli Halid’in Mustafa Kemal’den şifreli bir telgrafla doğrudan talimat aldığını bilmeyen Kazım Karabekir Mustafa Kemal’e şikayette bulunur. Bir süre sonra şifreli muhaberattan haberi olan Kazım Karabekir Paşa ile Mustafa Kemal’in arasında kırgınlık oluşur.

Kazım Karabekir, Deli Halid Bey’le sık sık görüş ayrılıklarına düşer. Ancak askeri dehasına, cesaretine de büyük saygı gösterir. Nitekim geçen haftaki yazımdan da hatırlanacağı gibi Erzurum ve Kars’ın kurtarılmasında ona bağlı kuvvetleri hep kolordusunun öncü ve vurucu gücü olarak kullanmıştır.

Deli Halid, Doğu Cephesi’nden sonra, Sovyetler Birliği ile 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması’nın ardından Batı Cephesi’nde görevlendirilmiştir. İlk görevi, İstanbul hattından gelebilecek tehditlere karşı Kocaeli Bölge Komutanlığı’nı yönetmektir. Bu grubun en önemli özelliği, doğrudan Genelkurmay’a bağlı olmasıydı. Ayrıca Deli Halid Bey’e “kendi kuvvetlerini kendin oluştur” talimatı verilmişti. Yani kendisine yapılandırılmış herhangi bir kuvvet verilmeyecekti. Bunun nedeni Mustafa Kemal’in o sıralar İngilizlerin karşısına formal bir orduyla çıkmak istememesiydi. Deli Halid’in gerilla/kontrgerilla/milis tecrübesi ile bu bölgede hem bir güç oluşturulacak hem de kurulmuş olan orduların bir parçası olarak görülmeyecekti. İngilizlere karşı mücadele sivil görünümlü kuvvetlere bırakılacaktı. Nitekim Deli Halid, 2.İnönü Muharebelerine bu oluşturduğu güçlerle etkin bir şekilde katılır. Kendisinin de yaralandığı 27 Mart sabahı yapılan karşı taarruzda da Türk kuvvetlerinin sağ kanadını yönetir.

General Papulyas’ın 200 kilometrelik bir cephede başlattığı ve Türk ordusunun dağılma ve yok olma riskini yaşadığı Kütahya Eskişehir muharebelerinde, Deli Halid yaptığı bir karşı saldırıyla Yunan ordusunu duraklatır. Türk kuvvetlerinin önemli bir bölümü bazı vadileri kullanarak ağır silahlarıyla birlikte Sakarya Savaşı’nın gerçekleşeceği bölgeye doğru 100 kilometre kadar çekilme olanağı bulur. Deli Halid’e bağlı birlikler ise son derece disiplinli bir şekilde Sakarya’nın doğusuna çekilir.

Kütahya Eskişehir muharebelerinde bulunan dedem Ahmed Ferit, bir gece dar bir vadi boyunca çekilerek canlarını ne kadar zor kurtardıklarını anlatırdı. Bu muharebelerde İsmet Paşa’nın önemli hatalar yaptığını da vurgulardı.

Kurtuluş Savaşı’nda yaveriyle 

Geri çekilme tamamlanıp Türk kuvvetleri yeniden konumlandıktan sonra, Deli Halid Bey Ağustos-Eylül aylarında gerçekleşen Sakarya Meydan Muharebesi’nde de en kritik noktalarda görev alır. Başlangıçta 6500 mevcutlu çok güçlü bir tümenle cephenin ortasında görevlendirilir. Ancak, Prens Andreas komutasındaki Yunan güçleri güneyde batıya doğru ilerleyerek Türk ordusunu çevirme harekatına başlayınca, Deli Halid Bey’in kuvvetleri cephenin sol kanadına kaydırılır. Burada son derece kanlı çatışmalara giren kuvvetleri Beylikköprü, Güzelce Dağ ve Çal Dağı’ında büyük yararlılıklar gösterir. Çevirme harekatının başarısız olmasında son derece etken olur. Çatışmaların en sert ve sonuçları açısından önemli olan bu kritik bölümüne grup komutanlarıyla istişare yapmaya gelen Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa’nın çağrısına da oyalayıcı muallak yanıtlar vererek gitmez. Zira onun için cephe hattının en önünde bulunmak çok daha önemlidir. Toplantı onun dışındaki komutanlarla yapılır. Deli Halid Bey’in bu başına buyruk ve eşgüdüme önem vermeyen tutumları diğer komutanlar tarafından hep kritize edilmiştir. Ancak o, Teşkilatı Mahsusa’dan beri hep bağımsız hareket etmiş bir Kuvvai Milliyeci, yani gerilla lideridir.

Pek anlatılmaz ama Sakarya Savaşı esnasında Türk ordusunun yüzde 30’u cepheden firar etmiştir. Bu firarların daha da artmasını engelleyen kişilerden biri de tahmin edileceği gibi Deli Halid’dir. Birliklerin yoğun Yunan saldırıları karşısında bozulmasının önüne geçmek için yine sert tedbirler almaktan kaçınmamıştır. İleri avcı hattında bir çözülme başladığında ve sekiz on kişi başlarındaki subayla geri çekilmeye başladığında karşılarına dikilir ve “namussuz” tabancasıyla ilk olarak kaçan subayı vururmuş. En ön saflarda savaşan Albay Deli Halid de, daha önce anlatmış olduğum gibi, boynundan ve göğsünden ağır şekilde yaralanmasına rağmen mevziini terk etmemiş ve 12. Grup Komutanı olarak görevine devam etmiştir.

Devam edecek…

Fotoğraf: Deli Halid Paşa Mustafa Kemal’le

Not 1: Bu yazı dizisinde kullanılan tüm kaynaklar üçüncü bölümün sonunda listelenecektir.

Not 2: Bu yazım ilk olarak noktakibris.com sitesinde yayınlanmıştır.

Birinci Bölüm:

Çift tabancalı “Deli” Paşa

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAlper Eliçin
Takip et:
1974 yılında Alman Lisesi’nden mezun oldu. Öğrenimine Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde devam etti. İngiltere’de Sussex Üniversitesi’nde Yöneylem Araştırması ve ABD’de Clemson Üniversitesi’nde İşletme alanlarında yüksek lisans yaptı Dünya Bankası'na değişik projelerde danışmanlık yaptı, Çukurova Metropolitan Bölgesi Kentsel Gelişim Projesi'nde ise proje direktör yardımcılığı görevini üstlendi. Gayrimenkul geliştirme projelerindeki deneyimini zaman içerisinde turizm yatırımlarına yönlendirmiştir. İş yaşamına 1990 yılından itibaren Pegasus Havayolları'nda kurucu ortak olarak devam etti, şirkette genel müdür yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. İstanbul Havayolları'nda genel müdür yardımcılığı, Kavrakoğlu Management Institute’da başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Havayolu yönetimi, yeniden yapılandırılması, şirket birleştirme, ayırma ve satın almaları ve gayrimenkul yönetimi konuları uzmanlık alanlarından. Merkezi Paris'te olan Milletlerarası Ticaret Odası Havacılık Komitesi'nde uzun yıllar Türkiye'yi temsil etti, Türkiye Havacılık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği Başkan Yardımcılığı görevlerinde de bulundu. 2008 yılında BCD Eğitim ve Danışmanlık Ltd’nin kurucu ortağı oldu. Halen serbest danışman ve eğitmen olarak çalışmaktadır. Bugüne kadar Türkiye, KKTC, Rusya, Gürcistan, Azerbaycan, Romanya, Mısır, Belçika, İsviçre ve Avusturya’da eğitimler vermiş, danışmanlık yapmıştır. Ayrıca, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde dijital yayın organlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Çok iyi düzeyde Almanca ve İngilizce biliyor. Dağ tırmanışları ve doğa yürüyüşlerine ilgi duyuyor, Ağrı ve Musa dağları tırmandığı dağlar arasındadır. Okumak ve seyahat etmekten büyük zevk alıyor.
Önceki Makale Eski MİT’çi Kozinoğlu kimdir?
Sonraki Makale “Kurtlar Vadisi” senaryoları

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

İmralı Adası’nda üç darağacı

Medya Günlüğü
15 Eylül 2026
Köşe YazılarıManşet

Düşünen insan tehlikelidir

Erdal Çolak
15 Eylül 2026
GünlükManşet

Sovyet kredisiyle sanayileşme

Medya Günlüğü
15 Eylül 2026
GünlükManşet

Türkçede “tutmayan” kelimeler

Medya Günlüğü
15 Eylül 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?