Pazar, 11 Eki 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

Kaşif Kozinoğlu kimdir?

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 27 Eylül 2026 18:29
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Son güncelleme 27 Eylül 2026 18.27

Kaşif Kozinoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden MİT’e geçen, kariyerinin önemli bölümünü yurt dışında ve özellikle Orta Asya’da geçiren bir istihbaratçıydı.

2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandıktan yaklaşık sekiz ay sonra Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetti.

Ölümü, aradan 15 yıl geçtikten sonra yeniden soruşturulmaya başlanınca tekrar gündeme geldi. Bu kez tartışmanın bir başka boyutunda ise Kurtlar Vadisi dizisi var.

Peki kamuoyunun hakkında çok az şey bildiği Kozinoğlu kimdi?

Kozinoğlu, 1 Ağustos 1955’te Trabzon’da doğdu. 1976 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu.

1980’de Özel Harp Dairesi’nde göreve başladı, 1995 yılına kadar Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde çeşitli görevler üstlendi. Bunlar arasında tim komutanlığı, istihbarat subaylığı, istihbarat şube müdürlüğü ve eğitim-öğretim görevleri bulunuyordu.

1995 yılında kendi isteğiyle ordudan ayrıldı ve MİT’e geçti.

Bundan sonraki kariyerinin önemli bölümünde yurt dışında kaldı.

Orta Asya’dan Afganistan’a

Kozinoğlu’nun MİT’teki faaliyetlerinin büyük bölümü gizli olduğu için görevlerinin ayrıntıları kamuoyuna açık değil.

2011’de savcılığa verdiği ifadeye göre Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan’da görev yaptı. Asya bölgesinin tamamından sorumlu olduğunu ve Orta Asya’dan Çin’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada çalıştığını anlattı.

Çeşitli kaynaklarda Azerbaycan, Pakistan ve Orta Asya Türk cumhuriyetlerinde de görev yaptığı belirtiliyor. Ancak bu görevlerin önemli bölümü gizli olduğu için, hangi operasyonlarda hangi sıfatla yer aldığı konusunda kamuya açık kesin bilgiler sınırlı.

Bu nedenle Kozinoğlu hakkında yıllar içinde çok sayıda hikâye ortaya çıktı. Bosna’da “Fedai”, Azerbaycan’da “Köroğlu”, Afganistan’da “Türk General”, Orta Asya’da ise “Hayalet” lakaplarıyla tanındığı ileri sürüldü.

“Kurtlar Vadisi” raporu

Kozinoğlu’nun adının kamuoyunda duyulmasının önemli nedenlerinden biri de Kurtlar Vadisi oldu.

2004 yılında, dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’a sunulduğu bildirilen bir raporda, dizinin yapım ekibi ile devlet, güvenlik ve mafya ilişkileri ele alındı.

Raporda dizinin yapımcıları ve senaristleriyle, dönemin Jandarma İstihbarat Başkan Yardımcısı Hasan Atilla Uğur arasındaki ilişkilere ilişkin iddialar da yer aldı. Rapor daha sonra basına yansıdı.

Bu ayrıntı bugün özellikle önemli çünkü Kurtlar Vadisi Pusu’da Kaşif Kozinoğlu’ndan esinlendiği ileri sürülen Kazım Kaşifoğlu karakteri ortaya çıktı.

Ve Kozinoğlu’nun ölümünden hemen önce dizide Kaşifoğlu’nun ölüm emrinin verilmesi, yıllardır süren tartışmanın temelini oluşturdu.

Alaattin Çakıcı dosyası

Kozinoğlu’nun adı yalnızca Kurtlar Vadisi raporuyla değil, Alaattin Çakıcı dosyasıyla da gündeme geldi.

2004 yılında Çakıcı’nın yurt dışına kaçışı ve çeşitli isimlerle yaptığı telefon görüşmeleri üzerine Kozinoğlu’nun da ifadesine başvurulduğu bildirildi. Daha sonra bu dosya, onun MİT içindeki görevleri ve ilişkileri hakkında kamuoyuna yansıyan tartışmaların önemli parçalarından biri haline geldi.

Kozinoğlu’nun hayatıyla ilgili haberlerde ayrıca MİT içindeki güç mücadeleleri ve bazı suikast iddiaları da yer aldı. Ancak bunların önemli bölümü iddia niteliğinde kaldı ve birbirinden farklı kaynaklarda farklı biçimlerde aktarıldı.

Ergenekon soruşturması

Kozinoğlu’nun hayatındaki en kritik dönemlerden biri 2011 oldu.

O sırada Afganistan-Pakistan hattında görev yaptığı belirtilen Kozinoğlu hakkında, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltı kararı çıkarıldı.

Yurt dışındaki görevinden Türkiye’ye döndü ve 10 Mart 2011’de ifade verdi. Ardından tutuklandı.

Kozinoğlu, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada Ergenekon davası kapsamında savunma yapmaya hazırlanıyordu….

12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde rahatsızlandı, hastaneye kaldırıldı ve 13 Kasım’da hayatını kaybetti.

Adalet Bakanlığı’nın o dönemde yaptığı açıklamaya göre Kozinoğlu, uzun süreli ve ağır spor yaptıktan sonra duş alıp odasına döndü, yatağında fenalaştı. Oda arkadaşının bildirmesi üzerine sağlık ekipleri çağrıldı. Bakanlık açıklamasında ilk muayenede herhangi bir kırık, darp veya cebir izine rastlanmadığı belirtildi.

Adli Tıp raporunda ölüm nedeni kronik iskemik kalp hastalığı olarak belirlendi ve zehirlenmeye ilişkin bulguya rastlanmadığı bildirildi. Savcılık 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek dosyayı kapattı.

Ancak Kozinoğlu’nun ailesi ve bazı çevreler ölüm koşullarına ilişkin kuşkularını yıllarca dile getirdi.

Ve 2026’da dosya yeniden açıldı.

15 yıl sonra

2026 yılının ağustos ayında önceki takipsizlik kararı kaldırıldı ve soruşturma yeniden başlatıldı.

Cezaevinde o dönemde görev yapan bazı yönetici, infaz koruma memuru, sağlık personeli ve diğer görevlilerin sorumlulukları yeniden incelenmeye başladı. 12 Eylül’de Kozinoğlu’nun mezarı açıldı ve Adli Tıp incelemesi yapıldı. 14 Eylül Pazartesi günü ise Kurtlar Vadisi senaristleri savcılıkta iki buçuk saat ifade verdi.

Özel Kuvvetler’den MİT’e uzanan kariyeri, Orta Asya ve Afganistan’daki gizli görevleri, Çakıcı dosyası, MİT’in Kurtlar Vadisi raporu, Ergenekon soruşturması ve 2011’de Silivri’deki ölümü, onu Türkiye’nin yakın tarihindeki en tartışmalı istihbaratçılardan biri haline getirdi.

Şimdi, ölümünden 15 yıl sonra, Kozinoğlu dosyası yeniden açılmış durumda.

Ve bu kez soru yalnızca “Kaşif Kozinoğlu kimdi?” değil.

Silivri’de 12 Kasım 2011’de gerçekte ne oldu?

Yeni gelişmeler

Bu yazının 15 Eylül’de yayımlanmasının ardından soruşturma yeni bir aşamaya geçti. 16 Eylül’de Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, “Kurtlar Vadisi Pusu” dizisi hakkında bilirkişi incelemesi başlatılmasına karar verdi. İnceleme kapsamında, dizideki “Kazım Kaşifoğlu” karakterinin yanı sıra bazı sahnelerdeki “FG” plakaları ve dizinin belirli bölümlerinde FETÖ lehine propaganda, örtülü mesaj veya yönlendirme bulunduğu yönündeki iddiaların araştırılacağı açıklandı.

Dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan da soruşturma kapsamında “bilgi sahibi” sıfatıyla ifade verdi. Şaşmaz ifadesinde, “Kaşifoğlu” karakterinin istihbarat içindeki çatışmaları anlatmak amacıyla yaratıldığını ve gerçek hayatla bağlantısı bulunmadığını savundu.

17 Eylül’de ise soruşturmanın en dikkat çekici gelişmelerinden biri yaşandı. Olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, eski cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım gözaltına alındı. Kozinoğlu’nun bir diğer koğuş arkadaşı, emekli Jandarma Albayı Hasan Atilla Uğur hakkında da gözaltı kararı verildi. Yıldırım ve Uğur için ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı alındı. İşgören ile Doğan tutuklandı.

Böylece soruşturma, yalnızca 2011’deki ölümün tıbbi koşullarını değil, o dönemde cezaevinde görev yapan savcı ve diğer görevlilerin olayla ilgili işlemlerini, koğuş arkadaşlarının bilgilerini ve “Kurtlar Vadisi” bağlantısına ilişkin iddiaları da kapsayan çok daha geniş bir dosyaya dönüşmüş oldu. Adalet Bakanı Akın Gürlek de soruşturmanın maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğünü açıkladı.

Yeni gözaltılar

Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 4 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi.

Soruşturmada 19 Eylül’de yeni bir operasyon daha düzenlendi. İstanbul ve Tekirdağ’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, olay tarihinde Silivri Cezaevi müdürü olan Ömer Vatan, dönemin vardiya amiri Kazım Beyke, Kozinoğlu’nun hastaneye sevk edildiği ambulansın şoförü Süleyman Kaba ve olay sırasında Kozinoğlu’nun adliyedeki görüntülerini haberleştiren dönemin Zaman gazetesi ve Cihan Haber Ajansı muhabiri Osman Arslan gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlardan ambulans şoförü Kaba, 20 Eylül’de jandarmadaki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. 21 Eylül’de ise dönemin cezaevi müdürü Vatan, vardiya amiri Beyke ve eski gazeteci Osman Arslan adliyeye sevk edildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın “kasten öldürme”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma” ile 2937 sayılı MİT Kanunu’na muhalefet suçları kapsamında yürütüldüğünü açıkladı. Yeni gözaltılarla birlikte soruşturmanın, Kozinoğlu’nun ölüm günü cezaevindeki uygulamalar ve olayın ardından yürütülen işlemler dahil olmak üzere daha geniş bir çerçevede incelendiği görülüyor.

Altaylı tutuklandı

Soruşturmada 21 Eylül’de yeni bir gelişme daha yaşandı. Savcılık, eski MİT mensubu ve FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı’nın ifadesine başvurma kararı aldı. Altaylı’nın yıllar önce Fethullah Gülen’e gönderdiği belirtilen mektupta Kozinoğlu’nu hedef alan ifadelerin yer aldığı kamuoyuna daha önce yansımıştı.

Salı günü Savcılıktaki ifade işlemi tamamlanan Altaylı, ‘Kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, Hakimlikte verdiği ifadede hakkındaki suçlamaları reddeden Altaylı, 9 yıldır cezaevinde bulunduğunu belirterek basında kendisinin Kozinoğlu’nun ölümünden sorumlu olduğu yönünde bir algı oluşturulduğunu ileri sürdü.

Son iki ay içerisinde hakkında çok sayıda haber yayımlandığını söyleyen Altaylı, kendisine yöneltilen suçlamaların dayandırıldığı metnin yanlış yorumlandığını savundu.

Altaylı, savunmasında, “Ortada ‘infaz’ kelimesinin dahi geçmediği bir metinden, benim Kaşif Kozinoğlu hakkında adeta infaz emri verdiğim, ölümünü planladığım veya hedef gösterdiğim sonucu çıkarılıyor” dedi.

FETÖ elebaşına gönderilmek üzere mektup yazdığı yönündeki iddiaları da reddeden Altaylı, söz konusu mektubun Kozinoğlu’nun ölümünden dört yıl önce kaleme alındığını öne sürdü.

Altaylı, “Bu iddia konusu mektup, Kozinoğlu ölmeden 4 yıl önce yazılmıştır. Ayrıca ben Kaşif Kozinoğlu’nu hiç tanımıyorum. Kendisiyle ilgili hiç kimseye rapor vermedim” dedi.

Başsavcılığın yaptığı açıklamaya göre Altaylı, ifade verirken soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcı Vekili’ni, “Kendine dikkat et daha gençsin, sen kimsin, seninle bir gün görüşeceğiz, hesaplaşacağız” diyerek tehdit etti. Altaylı hakkında “kamu görevlisine karşı tehdit” suçundan resen soruşturma başlatıldı.

Ayrıca, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Kozinoğlu’nun öldürülmesiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaryosuna dahli olduğu tespit edilen eski Emniyet Müdürü Bayram Özbek tutuklandı.

Özbek’e, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ile kasten öldürmeye azmettirme suçlamaları yöneltildi.

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de, Kozinoğlu soruşturması kapsamında bilgi sahibi sıfatıyla ifade verdi.

Soruşturmada tutuklanan gazeteci Selahattin Günday ise, X hesabından yaptığı paylaşımla hakkındaki suçlamaları reddederek, “Ben gazeteciyim, ne bir suçun faili ne de suç örgütü yöneticisiyim” dedi.

Ölü bulundu

Kozinoğlu soruşturmasında 27 Eylül’de dikkat çekici bir gelişme yaşandı.

Soruşturmanın ikinci dalgasında gözaltına alınan ve daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Adli Tıp çalışanı Turgay Tamer, İstanbul Büyükçekmece’deki evinde ölü bulundu.

Edinilen bilgilere göre, birkaç günlüğüne yurt dışına çıkan Tamer’in eşi eve döndüğünde kendisini salonda hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine eve sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi. İlk incelemede olay yerinde şüpheli bir duruma rastlanmadığı bildirildi.

Tamer’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Ölüm nedeni henüz açıklanmadı ve soruşturmayla bağlantısı olduğuna ilişkin şu aşamada resmi bir tespit bulunmuyor.

Tamer, 10 Eylül’de Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan dokuz kişi arasında yer almış, soruşturma kapsamında tutuklanan üç kişinin aksine adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştı.

İlgili yazı:

Hasan A. Uğur kimdir?

***

Diğer “Portre” yazılarını okumak için tıklayın

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiPortre
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Raylar, deniz ve tarih
Sonraki Makale Kahraman “Deli” Paşa

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Ruslardan Türk futboluna “fantastik” yorum

Medya Günlüğü
11 Ekim 2026
*Günlük

Apartmanın ideolojik dönüşümü

Medya Günlüğü
11 Ekim 2026
EditörGünlük

“Üzgün” Ben Affleck vakası

Medya Günlüğü
11 Ekim 2026
EditörGünlük

Sovyet nostaljisinin sembolleri

Medya Günlüğü
11 Ekim 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?