Cuma, 17 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

ABD ve İran müzakerelerinde Moskova’nın “görünmez eli”

Aydın Sezer
Son güncelleme: 26 Mart 2026 19:22
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Son dönemde ABD-İran müzakerelerinin arka planına ve Rusya’nın bu süreçteki rolüne dair söylentiler ayyuka çıkmış durumda.

Peşinen söyleyelim: Bu söylentiler sadece birer komplo teorisi değil, büyük ölçüde sahadaki ve masadaki somut gerçekleri yansıtıyor. Rusya, masanın dinamiğini ve sahanın gidişatını derinden etkileyen stratejik bir aktör konumunda bulunuyor.

Peki, Rusya bu sürecin neresinde ve neden bu kadar müdahil? Gelin, jeopolitik çıkarlar ekseninde bu tabloyu okuyalım.

1-Nükleer satranç ve “vazgeçilmez” (indispensable) olma hedefi

Rusya, 2015’teki nükleer anlaşmada olduğu gibi, son süreçte de kilit aktör olma niyetini hiç gizlemedi. Hatırlanacağı üzere Putin, geçen aylarda Netanyahu ve Pezeşkiyan ile defalarca telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. Bu nedenle, geçtiğimiz günlerde Kremlin Sözcüsü Peskov’un açıkça arabuluculuk teklif etmesi ve Putin’in Trump ile yaptığı görüşmelerde “sıfır zenginleştirme” (zero enrichment) formülünü desteklemesi tesadüf değil.

Buradaki en kritik hamle, İran’ın fazla zenginleştirilmiş uranyum stokunun Rusya’ya devredilmesi ve Moskova’nın olası bir anlaşmazlıkta “hakem” rolü üstlenmesi teklifiydi. Rusya bu sayede Avrupa’yı devre dışı bırakarak (baypas ederek) nükleer denklemde kendini “vazgeçilmez” kılıyor. Amacı basit: İran’ı yalnız bırakmamak ama aynı zamanda Batı’ya karşı elinde güçlü bir diplomatik kaldıraç (leverage) bulundurmak.

2-Ukrayna bağlamı ve “stratejik oyalama”

Rusya’nın İran politikasının kalbinde aslında Ukrayna savaşı yatıyor. Moskova’nın temel stratejisi; ABD ve Batı’nın gündemini, dikkatini, enerjisini ve askeri kaynaklarını Orta Doğu’ya çekerek Ukrayna cephesindeki baskıyı hafifletmektir. Bu tam anlamıyla bir “stratejik riskten korunma” (strategic hedging) hamlesidir. Nitekim son 25 günlük süreçte Ukrayna konusu neredeyse hiç gündem olmadı. Moskova, eskiden İran’dan aldığı Şahid dronlarının üretimini kendi savunma sanayisine entegre ettiği için Tahran’a olan doğrudan askeri bağımlılığını da azalttı. Bu da Rusya’ya, kendi kaynaklarını tüketmeden İran’ı destekleme esnekliği sağlıyor.

Moskova, bölgeye askeri birlik göndermek gibi bir maceraya girmedi; bu zaten beklenmiyordu. Bunun yerine çok daha asimetrik ve etkili bir yol seçti: İstihbarat paylaşımı. Amerikan savaş gemileri, uçakları ve askeri pozisyonları hakkında İran’a sağlanan gerçek zamanlı uydu verileri, İran’ın savunma ve misilleme kapasitesinde kritik rol oynadı. Eş zamanlı olarak diplomatik cephede Çin ile koordine olan Rusya, BM Güvenlik Konseyi’nde veto yetkisini kullanarak Tahran’a sağlam bir diplomatik kalkan oluşturdu.

3-Enerji ve ekonomik fırsatlar

Orta Doğu’daki gerilim, çatışma ortamı ve Hürmüz merkezli gelişmeler küresel enerji fiyatlarını yukarı çekerek savaş ekonomisi yürüten Rusya’nın kasasını dolduruyor. Hatta ambargolara rağmen yeni bağlantılar için büyük fırsatlar ortaya çıkıyor. Moskova’da, Netanyahu’nun dolaylı olarak Rus bütçesini kurtardığı ironisi yapılıyor.

Küresel enerji tedarik zincirleri Rusya’nın lehine yeniden şekilleniyor. Pakistan, Tayland, Sri Lanka ve Filipinler gibi ülkeler LNG ve petrol için Rusya’ya yöneliyor. Hindistan ile stratejik derinlik yolunda önemli adımlar atılıyor. Batı’nın yaptırımlarına ve baskılarına rağmen Rusya, Hindistan’ın devasa petrol açığını kapatacak en güvenilir ortak olarak öne çıkıyor.

4-Rusya ne istiyor?

Hem Trump (görevden alınma korkusu) hem de Netanyahu (cezai kovuşturma korkusu) köşeye sıkışmış durumda. Siyasi bekaları için savaşı tırmandırmaktan başka çareleri yok veya mümkünse tırmandırma yerine bu aşamada kendileri için bir “zafer hikayesi” yazmak peşindeler. Öte yandan, Trump’ın siyasi geleceği Putin ve Rusya açısından kritik öneme sahip. Bu nedenle Rusya, İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde çok daha farklı bir konuma gelmiş durumda. Trump’ın bu yıkıcı savaştan kurtulmak için Putin’in yardımına ve desteğine dahi ihtiyacı var.

Tahmin edileceği üzere Rusya tam bir “tarafsız arabulucu” değil; her zaman olduğu gibi kendi çıkarlarını maksimize eden pragmatik bir aktör. Moskova için ideal senaryo şudur:

İran tamamen Batı’ya yaklaşıp entegre olmasın, Rusya’ya yakın pozisyon alan ülke konumunu sürdürsün ve Trump’ın başına da bir kaza gelmesin. Dolayısıyla Putin, tüm aktörler için onurlu bir çıkış yolu bulmak adına atılan her adıma destek olmaktadır.

Şu anki savaş ortamında müzakereler son derece kırılgan. Ancak diplomasi yeniden rayına oturursa, Rusya’nın uranyum depolama ve hakemlik teklifleri anında masaya dönecektir. Kısacası, Rusya masada doğrudan görünmeyebilir ama masanın bacaklarından birini sıkıca tutuyor. İran’ın askeri kapasitesi ve bölgesel hareket alanı Rusya ile entegre olduğu sürece, İran’ın ABD ile ne kadar yakınlaşabileceğini veya ne kadar çatışabileceğini belirleyen nihai sınır çizgisi, Moskova’nın stratejik çıkarlarıdır.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitikRusya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale Rusya’da bütçe alarmı
Sonraki Makale Köşe yazılarından seçmeler

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Orta sınıfın sessiz çöküşü

Metin Duyar
17 Nisan 2026
Köşe YazılarıManşet

Türkiye’nin ekonomi tarihi (2)

İnan Özbek
17 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Yüzü patates kadar kızarmayan insanlar

Erdal Çolak
15 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Hayaller ve kaçınılmaz gerçekler

Aydın Sezer
14 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?