24.7 C
İstanbul
14 Haziran 24, Cuma
spot_img

Sosyal psikoloji açısından seçim soruları

2023 seçimleri öncesinde çoğunlukla yoklama anketleri yapıldı; konuyla ilgili elde çok az sosyal bilim verisi var. Bu nedenle, durum, yanıtlardan çok bir dizi soru doğuruyor.

Bu soruların yanıtlanması için veri toplanması gerekirdi; ama bundan çok uzağız. Bu yazıda, bu soruları sıralıyoruz.

-Millet İttifakı seçmeni, Cumhur İttifakı seçmeni ittifakı hakkında ne düşünüyor ve tam tersi…

-İtaatkâr kesimler Cumhur İttifakı’nı mı tercih ediyor? İtaatkâr olmayı ve olmamayı belirleyen etkenler neler?

-“Milletçiler” ve “Cumhurcular” birbirleriyle ilgili ön yargılara sahipler mi?

-“Milletçiler” ve “Cumhurcular”, “Milletçi” ve “Cumhurcu” olmaya nasıl ikna oldular?

-Siyasal motifli şiddet olayları (örneğin taş atmak) psikolojik olarak nasıl yorumlamalı?

-“Milletçiler”in ve “Cumhurcular”ın kimliklenmesinde iç grup kayırıcılığı etkili mi?

-“Milletçiler” daha bağımsız, “Cumhurcular” daha karşılıklı bağımlı seçmenlerden oluşuyor denebilir mi? Bu anlamda, seçim bir Doğu-Batı seçimi olabilir mi?

-Geçmişte muhalif kesimde baskın olan öğrenilmiş çaresizlik nasıl kırıldı?

-Taraflar, gruba hizmet eden yanılgılar ve gruba hizmet eden yüklemeler sergiliyor mu? (Örneğin, “tüm ‘Milletçiler’ iyidir, ‘Milletçiler’ iyi işler yaparlar çünkü özlerinde iyilerdir; bir kötülük yaparlarsa buna koşullar onları sürüklemiştir.” biçimindeki düşünce.)

-Taraflar kontrol odağında farklılaşıyor mu? Bir taraf, hayatının kontrolünün büyük oranda elinde olduğunu düşünürken, diğer taraf yaşam olaylarını dış etmenlere mi bağlamış durumda?

-Taraflar, seçim başarılarını kendilerine, başarısızlıklarını koşullara mı bağlayacak?

-Tarafların yanlışlandığı halde hâlâ benimsedikleri bir takım bilgileri var mı?

-Tarafların gerçekçi olmayan bir biçimde aşırı güven duydukları konular var mı?

-Taraflar, kendi görüşlerini doğrulayan yayınlara yönelme biçimindeki doğrulama yanılgısına sahipler mi, yoksa iki taraftan da kaynak değerlendiriyorlar mı?

-Tarafların kendi içlerindeki ve dışlarındaki kalıp yargıları (stereotip) nasıl? Bunlar gerçeklikten ne ölçüde uzak?

-Tarafların ayrımcılık düzeyleri nedir? Bir taraf ötekinden daha mı ayrımcı?

-Tarafların tutumları davranışlarını ne ölçüde belirliyor?

-Taraflar içsel olarak mı motiveler dışsal olarak mı? Diğer bir deyişle, taraf olmaktan psikolojik bir doyum aldıklarından mı maddi çıkar için mi?

-Taraflar birbirlerine empati duyabiliyorlar mı?

-Taraflara kadınların katılımında benzerlikler ve farklılıklar neler?

-Tarafların kadın-erkek iş bölümüne bakışı nasıl?

-Tarafların grup tutkalı (bizlik duygusu) ne düzeyde?

-Taraflar arasında düşünme gereksinimi düzeylerinde farklılık var mı?

-Tarafların siyasetçilerinin ikna eden ve edemeyen özellikleri nelerdir?

-Taraflarca kendi içlerinde ve dışarıya doğru iletilen iletilerin ikna eden ve edemeyen özellikleri nelerdir?

-Tarafların iletişim kurduğu kanalların (televizyon kanalı anlamında değil, geniş anlamda kanal) ikna edici ve edemeyen özellikleri neler?

-Tarafların iletişim kurmayı hedefledikleri izler kitlenin ikna eden ve edemeyen özellikleri nelerdir?

-Taraflarca duygulara hitap eden iletişim biçimleri kullanılıyor mu? Bunların etkileri ne oluyor?

-Tarikatların ve cemaatlerin desteği taraflarda etkili mi? Ne ölçüde ve nasıl?

-Taraflarda yer alan değişik yaş gruplarının ayırıcı özellikleri var mıdır? Varsa nelerdir?

-Taraflarda yer alan değişik sınıf ve kesimlerden insanların ayırıcı özellikleri var mıdır? Varsa nelerdir?

-Taraflar üzerindeki grup etkileri hangi biçimlerdedir?

-Taraflar grup halindeyken kutuplaşıp daha da marjinalleşiyorlar mı?

-Tarafların liderlerinin liderlik türleri ve özellikleri nelerdir?

-Taraflar lidere hayranlık adı altında hep onaylayıcı davranışlarıyla gerçeklikten kopuyorlar mı?

-Hangi taraflar ve iki tarafın hangi üyeleri otoriteryen kişilik tipine uyuyor?

-Tarafların hangi üyeleri için, taraf olmak toplumsal kimliğin bir parçası?

-Taraflar dış grup türdeşliği etkisi gösteriyorlar mı? Diğer bir deyişle, Millet’çe birbirimizden çok farklıyız, ama Cumhur’cular birbirlerinin benzeri mi?

-Taraflar, adil dünya inancında benzerler mi farklılar mı? Diğer bir deyişle, “iyilerin başına iyi; kötülerin başına kötü şeyler gelir; herkes hak ettiğini bulur” biçimindeki inançta farklılaşıyorlar mı?

-Taraflar mağduriyet ve engellenmişlik hissediyorlar mı?

-Tarafların etnik ve diğer azınlıklarla ilgili tutumları nelerdir?

-Tarafların suçladıkları ve günah keçileştirdikleri kesimler var mı?

-Taraflarca düzenlenen siyasal etkinliklerin medyada temsilleri izleyicileri ne biçimde etkilemektedir?

-Taraflar seçim sonrası nasıl bir arada yaşayacak?

-Tarafların kutuplaşmadan kurtulması için onlara hangi ortak amaçlar verilmelidir?

***

Bu soruların her birinden kapsamlı araştırma programları ortaya çıkar. Keşke sosyal psikoloji ülkemizde daha hızlı gelişseydi de, en azından kimi sorulara yanıt verebiliyor olsaydık.

ulasbasar@gmail.com

Ulaş Başar Gezgin

1978 İstanbul doğumlu. Türkiye, Vietnam, Tayland ve Malezya’da 23 yıl ders verme deneyimine ve Yeni Zelanda (doktora), Avustralya (ortak proje) ve Latin Amerika’da (gazetecilik) araştırma deneyimine sahip bir akademisyen-yazar. Eğitimini Darüşşafaka (1989-1996), Boğaziçi Üniversitesi (Eğitim Bilimleri (Psikolojik Danışmanlık), lisans, 2000; Sosyal Psikoloji, yüksek lisans 2002), ODTÜ (Bilişsel Bilimler, doktora, 2006) ve yurt dışında (2009, üniversite düzeyinde ders verme yetkisi, Avustralya; Darmstadt Teknik Üniversitesi, Şehir Plancılığı, yüksek lisans, 2011) tamamlayan Gezgin’in toplam 116 kitabı bulunmaktadır. 2014’te Türkiye’de doçent, 2017’de yurt dışında profesör olmuştur. Akademik çalışmalar dışında, çeşitli dergi ve gazetelere köşe yazıları yazmakta; şiir, şarkı sözü, şarkı, deneme, yazınsal inceleme, öykü, film öyküsü, film çözümlemesi, tiyatro oyunu, masal ve roman türlerinde yapıtlar vermekte ve çeşitli ülkelerden şairleri ve şarkıcıları Türkçeye kazandırmaktadır. Çeşitli çalışmaları 13 dile (Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce, Rusça, Japonca, Vietnamca, Tayca, Gürcüce ve Azerbaycan Türkçesi) çevrilmiştir.

Ulaş Başar Gezgin
1978 İstanbul doğumlu. Türkiye, Vietnam, Tayland ve Malezya’da 23 yıl ders verme deneyimine ve Yeni Zelanda (doktora), Avustralya (ortak proje) ve Latin Amerika’da (gazetecilik) araştırma deneyimine sahip bir akademisyen-yazar. Eğitimini Darüşşafaka (1989-1996), Boğaziçi Üniversitesi (Eğitim Bilimleri (Psikolojik Danışmanlık), lisans, 2000; Sosyal Psikoloji, yüksek lisans 2002), ODTÜ (Bilişsel Bilimler, doktora, 2006) ve yurt dışında (2009, üniversite düzeyinde ders verme yetkisi, Avustralya; Darmstadt Teknik Üniversitesi, Şehir Plancılığı, yüksek lisans, 2011) tamamlayan Gezgin’in toplam 116 kitabı bulunmaktadır. 2014’te Türkiye’de doçent, 2017’de yurt dışında profesör olmuştur. Akademik çalışmalar dışında, çeşitli dergi ve gazetelere köşe yazıları yazmakta; şiir, şarkı sözü, şarkı, deneme, yazınsal inceleme, öykü, film öyküsü, film çözümlemesi, tiyatro oyunu, masal ve roman türlerinde yapıtlar vermekte ve çeşitli ülkelerden şairleri ve şarkıcıları Türkçeye kazandırmaktadır. Çeşitli çalışmaları 13 dile (Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce, Rusça, Japonca, Vietnamca, Tayca, Gürcüce ve Azerbaycan Türkçesi) çevrilmiştir.

İlginizi Çekebilir

4,757BeğenenlerBeğen
678TakipçilerTakip Et
11,500TakipçilerTakip Et

Popüler İçerikler