Pazartesi, 20 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
ManşetSerbest Kürsü

Kayıp Gülistan kayıp vicdan

Mustafa Böğürcü
Son güncelleme: 20 Nisan 2026 19:44
Mustafa Böğürcü
Paylaş
Paylaş

Tunceli’nin soğuk bir kış günü, 5 Ocak 2020. Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku, kaldığı yurttan ayrılıyor ve bir daha kendisinden haber alınamıyor. O günden itibaren takvimler ilerliyor, mevsimler değişiyor; karlar eriyor, baharlar geliyor, yıllar geçiyor. Ama Gülistan’dan iz yok. Ailesinin acısı, toplumun vicdanında derin bir yara olarak kalıyor.

Bu, sıradan bir kayıp vakası değil. Başlangıçta “intihar” veya “köprüden atlama” gibi yönlendirmelerle ilerleyen soruşturma, yıllar boyunca çelişkilerle dolu kaldı: Güvenlik kamerası görüntüleri tartışmalı, deliller yetersiz, arama çalışmaları hedefli ama sonuçsuz.

Kamuoyu, “Neden bulunamıyor” sorusunu sormaya devam etti. Çünkü bir genç kadın, devletin tüm imkânlarına rağmen altı yıl boyunca kayıp kalırsa, mesele artık sadece bir kayıp değil; bir sistem sınavı, adaletin görünürlüğü ve devletin en savunmasız yurttaşına karşı sorumluluğu haline geliyor.

Olayın kronolojisi

Gülistan Doku’nun son görüldüğü anlar, Munzur Vadisi’ndeki bir köprü civarı olarak kayıtlara geçti. Bazı raporlar, görüntülerde “atlamaya” işaret ettiğini öne sürerken, bilirkişi incelemeleri bu iddiaları zayıflattı; teknik hatalar, net olmayan hareketler ve eksik görüntülerle dolu bir dosya ortaya çıktı.

Arama çalışmaları 220 gün sürdü, baraj gölleri tarandı, ama ceset bulunamadı. Aile, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in arama yönlendirmelerini eleştirdi; “Bizi baraj etrafına götürüp yas tutmamızı istediler” iddiaları yıllarca gündemde kaldı.

Soruşturma ilerlemedi. Dijital delillerde silinmeler, hastane kayıtlarında kayıplar, HTS (baz istasyonu) verilerinde sabahın erken saatlerinde yaşanan veri silinmeleri gibi unsurlar şüpheleri büyüttü. Gülistan’ın erkek arkadaşı Z.A. (Zeinal Abakarov) ve çevresiyle ilgili mesajlar, baskı ve korku ifadeleri dosyaya girdi. Aile ve avukatları, olayın örtbas edildiği yönünde ısrar etti. Kamu görevlilerinin rolü, delil karartma ihtimalleri sıkça tartışıldı. Altı yıl boyunca dosya “rafta” kaldı; toplumda “Gülistan’a ne oldu?” sorusu, kadın cinayetleri ve kayıp vakalarının simgesi haline geldi.

Aile, özellikle abla Aygül Doku ve anne Bedriye Doku, her platformda sesini yükseltti. Kadın örgütleri, gazeteciler ve duyarlı vatandaşlar dosyayı gündemde tuttu. Ama cevap yoktu. Bu sessizlik, sadece bir ailenin acısını değil; adalete olan genel güveni de eritti. “Gerçek gecikebilir ama üzeri örtüldükçe büyür” sözü, tam da bu dosya için anlam kazandı.

2026 kırılma noktası

Nisan 2026, Gülistan Doku dosyasında dönüm noktası oldu. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, özellikle Başsavcı Ebru Cansu’nun titiz çalışmasıyla dosyayı raftan indirdi. Yeni deliller, gizli tanık beyanları, dijital incelemeler ve teknik raporlar devreye girdi. Soruşturma artık “kayıp” değil, “organize cinayet, delil karartma ve örtbas” ekseninde ilerliyor.

14 Nisan 2026’da 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 13-15 şüpheli gözaltına alındı. Aralarında:

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel,

Gülistan’ın eski erkek arkadaşı Z.A.,

İhraç polis memurları,

Kamu görevlileri ve hastane personeli yer alıyor. Gözaltıların ardından 9-10 kişi tutuklandı.

Şüphelilere “kasten öldürme”, “delil karartma”, “görevi kötüye kullanma” gibi suçlamalar yöneltildi. Eski Vali Tuncay Sonel de delil karartma şüphesiyle gözaltına alındı ve İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alındı. Hastane kayıtlarının silindiği iddiaları üzerine Tunceli Devlet Hastanesi hakkında ayrı inceleme başlatıldı ve dönemin başhekimi Bursa’da gözaltına alındı.

Gizli tanık ifadeleri çarpıcı: Gülistan’ın silahla vurularak öldürüldüğü, cesedinin Koçpınar Köyü civarında gömülüp daha sonra taşındığı iddiaları gündeme geldi. Bir şüphelinin “Türkay dedi ki, ben bir kızı vurdum…” yönündeki konuşma görüntüleri dosyaya girdi. SIM kart izleri, silinen veriler ve yeni HTS raporları, olayın planlı bir cinayet olabileceğini güçlendiriyor.

Aile avukatı Ali Çimen, “Üst düzey kamu görevlisinin kişisel nedenlerle örtbas ettiği ortaya çıkıyor” diyerek süreci değerlendirdi. Abla Aygül Doku ise “Sadece kardeşim değil, başka genç kızlar da hedef alındı” iddialarını dile getirdi.

Anne Bedriye Doku’nun gözyaşları içinde yaptığı açıklama yürek burkuyordu: “Başka Gülistanlar ölmesin, yeter.” Baba Halit Doku ise adalete güvenini ifade etti. Aile, Başsavcı Cansu’ya ve soruşturmayı yürütenlere teşekkürlerini sundu, ancak tam aydınlanmayı bekliyor.

Neden bu kadar geç?

Sorular hâlâ ağır: Neden altı yıl sürdü?

İlk yıllarda neden intihar anlatımı ön plana çıkarıldı?

Deliller neden korunmadı, neden silinmeler yaşandı?

Kamu gücü, en savunmasız yurttaşı korumak yerine neden şüpheli yönlendirmelerle kullanıldı?

Bu dosya, adaletin sadece tecelli etmekle kalmayıp görünür olması gerektiğini gösteriyor. Bir devletin gücü, güçlüleri kollamasında değil; en kırılgan olanın hakkını teslim etmesinde ölçülür. Gülistan Doku’nun kayboluşu, sadece bir genç kadının trajedisi değil; kadınlara yönelik şiddetin, devlet-vatandaş ilişkisindeki güven erozyonunun ve örtbas mekanizmalarının simgesi haline geldi.

Bugün soruşturma ilerliyor. Ceset hâlâ bulunamadı, ama cinayet şüphesi somutlaştı. Gizli tanıklar, dijital deliller ve yeni operasyonlar umut veriyor. Ancak asıl mesele, bu dosyanın neden yıllarca karanlıkta kaldığı ve gelecekte benzer vakaların önlenmesi için ne yapılacağıdır.

Unutulmamalı: Gerçek, üzeri örtüldükçe derinleşir. Bir gün daha büyük bir yüzleşmeyle döner. O zaman herkes aynı soruyla karşılaşır:

“Bu kadar zaman neden sustunuz?”

Gülistan Doku hâlâ kayıp. Ama kaybolan sadece bir genç kadın değil. Bir ülkenin adalet inancı, vicdanı ve en temel insanlık değerleri de sorgulanıyor. Ailesinin, toplumun ve vicdan sahibi herkesin ortak arayışı devam ediyor.

Adalet yerini bulsun. Başka Gülistanlar olmasın.

İlgili yazı:

Gülistan Doku olayı nedir?

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanMustafa Böğürcü
Takip et:
Kamu yönetimi, güvenlik politikaları, hukuk devleti ve toplumsal güvenlik konularında çalışmalar yapıyor. "PARALEL POLİSLER" kitabının yazarı. Uzun yıllar kamu kurumlarında yöneticilik yapmış; kamu düzeni ve kriz yönetimi alanlarında görev almıştır. Yazılarında ve çıktığı televizyon yayınlarında güvenlik ve özgürlük dengesi, güvenlik ve suç araştırmaları, devletin sorumluluğu ve hukukun üstünlüğü konularına odaklanmaktadır.
Önceki Makale Metiner’in vizesi ve diplomasi
Sonraki Makale Diplomasinin kalbi Antalya’da attı

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Diplomasinin kalbi Antalya’da attı

Gürsel Demirok
20 Nisan 2026
GünlükManşet

Metiner’in vizesi ve diplomasi

Medya Günlüğü
20 Nisan 2026

Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Mehmet Şüküroğlu
20 Nisan 2026
GünlükManşet

Tele1 satışa çıkarıldı

Medya Günlüğü
20 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?