Bugün en çok konuşulan konuların başında eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner’in ABD vizesi almak için yaptığı başvurunun reddedilmesi geliyordu.
Cumhuriyet’te yer alan habere göre, başvuru sürecini anlatan Metiner, ABD Büyükelçiliğinde kendisine “Milletvekili misiniz” ve “Gazeteci misiniz” sorularının sorulduğunu, her ikisine “Evet” yanıtını verdiğini, ardından görevlilerin kendisine “Oturma yerinde bekler misiniz, sizi çağıracağız” dediğini söyledi. Metiner, “Kısa bir süre sonra 11 No’lu bölmeye çağrıldım. Talebimin reddedildiğini elime bir kağıt vererek ilettiler. Doğrusu vize vermeyeceklerini tahmin ediyordum. Yanılmadım. Buna rağmen test etmek amacıyla başvuruda bulundum. Olanda hayır vardır” dedi.
Bu konunun çok tartışılmasının nedeni sadece Metiner’in başvurusunun reddedilmesi değildi. Polemik yaratan ve eleştiri toplayan unsurların başında, eski AKP Milletvekili’nin vize alabilmek için Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yazı götürmesi geliyordu.
Bazı sosyal medya kullanıcıları ise, Dışişleri Bakanlığının yazdığı notanın üslubunu eleştirdi. Bir kullanıcı, “Müstemleke ülkeler bile böyle referans mektubu yazmaz!” diye tepki gösterdi ve “skandal” bir dil kullanıldığını öne sürdü.
Nota şöyleydi:
“Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Amerika Birleşik Devletleri’nin Ankara Büyükelçiliğine saygılarını sunar ve aşağıda bilgileri kayıtlı 24. Dönem Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner’e gerekli vizenin verilmesi hususunda Büyükelçiliğin nazik yardımlarını rica etmekten şeref duyar.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı bu vesileyle Amerika Birleşik Devletleri’nin Ankara Büyükelçiliği’ne en derin saygılarını yineler.”
Bu üslup elbette konuşma dilinden çok farklı çünkü kullanılan diplomasi dili.
Metiner olayının eleştirilecek çok yönü olduğu doğru. Ancak Dışişleri Bakanlığının notasındaki üslup bunlardan biri değil. Bazı önemli merkezlerde büyükelçilik yapmış emekli bir diplomata yazıyla ilgili görüşünü sorduğumuzda, “Standart bir nota” demeyi yeterli gördü.
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
