Kuzey Kore denince turizmden çok hemen herkesin aklına nükleer program, askeri geçit törenleri ve dış dünyaya kapalı bir rejim geliyor.
Ancak son yıllarda Pyongyang yönetimi, kontrollü de olsa turizmi döviz kazandıran bir sektör haline getirmeye çalışıyor. Bunun son örneği, doğu kıyısında inşa edilen dev Wonsan-Kalma sahil tatil bölgesi. Şimdilik yalnızca Rus turistlere açılan tesis, dünyanın en gizemli ülkelerinden birinde tatil yapmanın nasıl bir deneyim olduğunu gösteriyor.
Kuzey Kore’yi bireysel olarak gezmek neredeyse imkânsız, ancak devletin onay verdiği tur şirketleri aracılığıyla ülkeye giriş yapılabiliyor. Turistler havaalanına indikleri andan itibaren resmi rehberlerin gözetiminde hareket ediyor ve programın dışına çıkmalarına izin verilmiyor.
Son dönemde Wonsan-Kalma sahil bölgesi yabancı turistlere kapatılmış, yalnızca Rus turist gruplarına açılmış durumda. Bu da Rusya ile Kuzey Kore arasındaki son yıllarda gelişen siyasi ve askeri yakınlaşmanın turizme de yansıması olarak değerlendiriliyor. Rusya’nın Ukrayna’yla savaşında bir süredir Kuzey Koreli askerler de cephede görev yapıyor.
BBC Rusça’ya konuşan ilk Rus turistlerden Anastasiya Samsonova’nın anlattıkları, alışılmış tatil deneyimlerinden oldukça farklı.
Samsonova’ya göre beyaz kumlu plaj her sabah dümdüz hale getiriliyor, şezlonglar ve sahil sürekli temiz tutuluyor. Tesis son derece bakımlı ve düzenli. Ancak en dikkat çekici nokta, plajın neredeyse bomboş olması.
Samsonova, bu durumu “insansız bir tatil” olarak tanımlıyor. Kalabalık plajlardan bunalanlar için bu durum huzur verici olabileceği gibi, bazıları için ise yapay bir atmosfer hissi yaratabiliyor.
Kuzey Kore turlarında diğer ülkelerdeki tatillerde olduğu gibi canınızın istediği gibi davranmanız da mümkün değil.
Gidilecek yerler, yemek saatleri, gezilecek müzeler, anıtlar ve hatta alışveriş noktaları önceden belirleniyor. Tur rehberleri grubun yanından ayrılmıyor.
Turistler genellikle eski liderler Kim İl-sung ve Kim Jong-il anıtlarını, başkent Pyongyang’daki büyük meydanları, müzeleri, devlet tarafından seçilmiş restoranları ve hediyelik eşya mağazalarını ziyaret ediyor. Halkla serbest şekilde sohbet etme imkanı ise oldukça sınırlı.
Kuzey Kore’de fotoğraf çekmek serbest gibi görünse de birçok yazılı olmayan kural bulunuyor.
Askeri tesisler, güvenlik görevlileri, bazı altyapılar ve inşaat alanlarının görüntülenmesi yasak. Liderlerin heykelleri veya portreleri fotoğraflanırken de belirli kurallara uyulması bekleniyor; örneğin heykellerin tamamının kadraja alınması isteniyor.
Rehberler gerektiğinde turistleri uyarabiliyor.
Batılı turistin Kuzey Kore’de yaşadığı en büyük şoklarından biri ise dijital yalnızlık.
Uluslararası dolaşım çoğu zaman çalışmıyor. İnternet erişimi son derece kısıtlı. Sosyal medya kullanmak ya da bulunduğunuz yerden anlık paylaşım yapmak pratikte mümkün değil.
Bir anlamda ziyaretçiler birkaç günlüğüne dijital dünyadan kopuyor.
Kore mutfağı
Tur programlarında genellikle Kore mutfağından örnekler sunuluyor. Kimçi, erişte çeşitleri, pirinç yemekleri, deniz ürünleri ve ızgaralar öne çıkıyor. Ancak restoran seçme özgürlüğü bulunmadığı için turistler büyük ölçüde programın sunduğu menülerle yetinmek zorunda kalıyor.
Kuzey Kore’yi ziyaret eden birçok gezgin, ülkenin güvenli ve düzenli göründüğünü ancak bunun yoğun kontrol mekanizması sayesinde sağlandığını belirtiyor.
Bir kafeye canınız istediği için oturamıyor, ara sokaklarda dolaşamıyor, toplu taşımaya tek başınıza binemiyor ya da istediğiniz kişiyle konuşamıyorsunuz.
Bu nedenle birçok ziyaretçi Kuzey Kore seyahatini “tatilden çok belgeselin içine girmek” olarak tanımlıyor.
Kuzey Kore, deniz-kum-güneş tatili arayanlardan çok sıra dışı ülkeleri görmeyi seven gezginlere hitap ediyor.
Dünyanın en kapalı rejimlerinden birini yerinde gözlemlemek isteyenler için eşsiz bir deneyim sunuyor ama özgürce keşfetmeyi seven gezginler için oldukça yorucu olabiliyor.
Sonuçta Kuzey Kore’de tatil, klasik anlamda dinlenmekten çok, kuralları önceden yazılmış bir senaryonun parçası olmak anlamına geliyor. Dünyanın başka hiçbir ülkesinde benzeri olmayan bu deneyim, tam da bu nedenle merak uyandırıyor.
5. katın gizemi
Yanggakdo Uluslararası Oteli’nin 5. katı, Pyongyang’da yabancı turistlerin kaldığı otelde yer alan, asansör panelinde düğmesi bulunmayan ve misafirlere tamamen yasaklanmış olan “gizli” bir kat.
Merdivenleri kullanarak buraya sızmayı başaran bazı Batılı turistlerin aktardığı detaylar ve görüntüler doğrultusunda bu katın öne çıkan özellikleri şunlar:
Gözetleme merkezi: Katın, otelde konaklayan yabancı turistlerin odalarını gizli kameralar ve dinleme cihazlarıyla (ortam dinlemesi/telefon takipleri) 7/24 izleyen Kuzey Kore devlet ajanlarının ana üssü olduğu düşünülüyor. Koridorlarda çok sayıda kilitli kapı ve izleme ekranları tespit edilmiş.
Karanlık ve basık atmosfer: Kattan sızan fotoğraf ve videolara göre, 5. kat diğer lüks otel katlarının aksine son derece basık tavanlı, loş ışıklı, sıvasız beton duvarlara sahip sığınak benzeri bir yapıda.
Propaganda afişleri: Duvarlar tamamen ABD ve Japonya karşıtı askeri sloganlar, savaş görselleri ve liderlere sadakat yemini içeren el yapımı dev propaganda afişleriyle dolu.
Otto Warmbier trajedisi
Bu kat, 2015 yılının sonunda otelde kalan Amerikalı üniversite öğrencisi Otto Warmbier vakası ile dünya gündemine oturdu. Kuzey Kore makamları, Warmbier’ın yasaklı 5. kata gizlice girdiğini ve duvardaki bir propaganda posterini çalmaya çalıştığını iddia etti. Genç öğrenci bu olay sonrası tutuklanıp 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı; cezaevindeyken geçirdiği ağır beyin hasarı nedeniyle 2017’de koma halinde ABD’ye iade edildikten kısa süre sonra hayatını kaybetti. Bu trajik olayın ardından yabancıların Kuzey Kore’ye seyahat kuralları çok daha katı hale getirildi.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
