Bugün Orta Amerika haritasına baktığımızda Guatemala, El Salvador, Honduras, Nikaragua ve Kosta Rika’yı beş ayrı ülke olarak görüyoruz.
Oysa 15 Eylül 1821’de bu beş ülkenin kaderi henüz birbirinden ayrılmış değildi.
Bundan tam 205 yıl önce, 15 Eylül 1821’de, İspanyol sömürge yönetiminden kurtulmak isteyen Orta Amerika’daki beş bölge için tarihi bir karar alındı.
Guatemala City’de imzalanan Orta Amerika Bağımsızlık Senedi, İspanya’nın bölgedeki yaklaşık üç yüzyıllık egemenliğine son veren sürecin başlangıcı oldu. Senet, bugün Guatemala, El Salvador, Honduras, Nikaragua ve Kosta Rika’nın bulunduğu toprakların İspanya’dan bağımsızlığını ilan etti.
Bu nedenle 15 Eylül, beş ülkenin de bağımsızlık günü olarak kutlanıyor.
Ama 1821’de bugünkü anlamıyla Guatemala, El Salvador, Honduras, Nikaragua ve Kosta Rika adlı bağımsız devletler henüz yoktu.
Bu bölgeler, “Guatemala merkezli İspanyol sömürge yönetimi” adı verilen idari yapısı içinde bulunuyordu. Dolayısıyla 15 Eylül’deki karar, tek tek beş bağımsız ülkenin ilanından çok, bütün Orta Amerika’nın İspanyol yönetiminden kopuşuydu.
Bağımsızlık kararının arkasında yalnızca bölgedeki gelişmeler yoktu. İspanya’nın Avrupa’daki siyasi ve askeri sorunları, Amerikan kolonilerindeki bağımsızlık hareketleri ve özellikle Meksika’daki gelişmeler Orta Amerika’daki dengeleri de değiştirmişti.
Nitekim Meksika’nın bağımsızlık süreci de 1821’de sonuçlanmıştı.
Hikâyenin belki de en ilginç bölümü bundan sonra başlıyor.
Orta Amerika’nın İspanya’dan kopmasının ardından bölge uzun süre kendi başına ve birbirinden tamamen ayrı devletler olarak hareket etmedi.
Önce Meksika’da Agustín de Iturbide’nin kurduğu imparatorlukla birleşme gündeme geldi. Orta Amerika’nın büyük bölümü 1822’de Meksika İmparatorluğu’na katıldı.
Ancak bu birlik uzun sürmedi.
Iturbide’nin imparatorluğu 1823’te çöktü. Bunun ardından Orta Amerika yeniden kendi siyasi geleceğini belirlemeye yöneldi. 1 Temmuz 1823’te Guatemala, Honduras, El Salvador, Nikaragua ve Kosta Rika’nın oluşturduğu bölgeler Birleşik Orta Amerika Eyaletleri adı altında bağımsız bir federasyon kurdu.
Başka bir deyişle, bugün beş ayrı ülke olarak bildiğimiz devletler bir süre tek bir federasyon çatısı altında yaşamayı denedi.
Fakat bu birlik de kalıcı olmadı.
Siyasi anlaşmazlıklar, bölgesel çıkar çatışmaları ve merkezi yönetimle yerel güçler arasındaki mücadeleler federasyonun parçalanmasına yol açtı. Zaman içinde Guatemala, El Salvador, Honduras, Nikaragua ve Kosta Rika ayrı devletler haline geldi.
Beş ülke tek tarih
Bugün bu beş ülkenin siyasi sistemleri, ekonomileri ve toplumları birbirinden oldukça farklı.
Ama 15 Eylül onlar için ortak bir tarih.
İlginç olan, bu ortaklığın yalnızca bir takvim yaprağından ibaret olmaması.
Beş ülke aynı sömürge yönetiminin parçasıydı.
Aynı gün bağımsızlık ilan etti.
Daha sonra aynı siyasi federasyonun içinde yer aldı.
Ve sonunda kendi yollarına gitti.
Bu nedenle 15 Eylül, Orta Amerika’nın yalnızca İspanya’dan kurtuluşunun değil, aynı zamanda bölgenin nasıl beş ayrı ülkeye dönüştüğünün de başlangıç noktalarından biri.
Bugün Amerika kıtasında bağımsızlık tarihleri denildiğinde 4 Temmuz 1776’daki ABD, 16 Eylül 1810’daki Meksika ya da 18 Eylül 1810’daki Şili akla gelebiliyor.
Ama 15 Eylül’ün de farklı bir özelliği var:
Beş ülke aynı tarihi paylaşıyor.
Guatemala, El Salvador, Honduras, Nikaragua ve Kosta Rika’da bugün 15 Eylül’ün bağımsızlık günü olarak kutlanmasının nedeni de bu.
Ve 1821’de Guatemala City’de atılan imza, yalnızca İspanyol sömürge döneminin sonunu değil, Orta Amerika’nın uzun ve karmaşık siyasi hikâyesinin de başlangıcını oluşturdu.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
