Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yarın için planlanan Bakü ziyareti öncesi Azerbaycan’ın 8 Kasım Zafer Günü kutlamaları nedeniyle Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e bir mektup gönderdi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı sitesinde yayımlanan mektup şöyle:
“Sayın Cumhurbaşkanı, aziz kardeşim,
Otuz yıl boyunca işgal altında bulunan kadim Azerbaycan topraklarının özgürlüğüne kavuştuğu Zafer Günü’nün altıncı yıl dönümü vesilesiyle, başta zatıâliniz olmak üzere bütün Azerbaycanlı kardeşlerimi milletim ve şahsım adına en içten dileklerimle tebrik ediyorum.
Büyük Zafer’le taçlanan Azerbaycan’ın haklı mücadelesi, bütün Türk dünyası için de bir gurur kaynağı haline gelmiştir. İşgalden kurtarılan bölgelerin yeniden inşası ve ihyası sürecinin hızla ilerlemesi hepimize gurur vermektedir.
Şuşa Beyannamesi ile en üst seviyeye taşıdığımız ‘Bir millet, iki devlet’ anlayışına dayanan sarsılmaz dostluk ve kardeşlik bağlarımızdan aldığımız güçle, bundan sonra da hem ikili ilişkilerimizde hem de uluslararası alanda yakın iş birliği ve dayanışma içerisinde çalışacağımızdan eminim.
Bölgemizde kalıcı barışın, huzurun ve istikrarın tesis edilmesi için eş güdüm içerisinde yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde Güney Kafkasya artık çatışma ve istikrarsızlık bölgesi olarak değil, iş birliği ve kalkınma bölgesi olarak tanınmaktadır.
Vatanlarının bağımsızlığı uğrunda mücadele ederken canlarını feda eden kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, aziz hatıralarını saygı ve hürmetle anıyor, gazilerimize minnettarlığımı ifade ediyorum.
Aziz kardeşim, bu vesileyle zatıâlinize sağlık ve mutluluk, kardeş Azerbaycan halkına refah ve barış dolu bir gelecek diliyor, en içten selam ve iyi dileklerimi iletiyorum.“
Kritik görüşme
Erdoğan’ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yapması beklenen görüşme, iki ülke arasında son haftalarda yaşanan gerilim nedeniyle büyük önem taşıyor.
Erdoğan, Güney Kore dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken 8 Kasım’da Azerbaycan’ı ziyaret etmeyi planladığını açıklamıştı. Erdoğan, Azerbaycan’la ilişkilerde kriz yaşandığı yönündeki değerlendirmeler hakkındaki soruya şu yanıtı vermişti:
“İnşallah bu ziyaret vesilesiyle de gerekli adımları atma imkânımız olur. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile zaten telefon görüşmelerimi yaptım. Tabii bu arada gerek İstihbarat Başkanı’mı gerek Dışişleri Bakanı’mı Azerbaycan’a gönderdim. Ayrıca bir telefon diplomasisi yine bu arada gerek İlham Bey ile gerekse eşler arasında yapıldı, yapılıyor.”
Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin klasik diplomatik temasların çok ötesinde olduğunu belirterek iki ülke arasındaki kardeşliğin aşamayacağı engel bulunmadığını söyledi.
Azerbaycan’ın devlet haber ajansı APA ve haber sitesi Oxu.az da Erdoğan’ın ziyaretini duyurdu. Oxu.az, ziyaret kapsamında Erdoğan’ın 8 Kasım Zafer Günü etkinliklerine katılacağını bildirdi. Azerbaycan basınındaki haberlerde ziyaretin kutlamalarla bağlantısı öne çıkarılırken, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerindeki son gelişmeler de yakından izleniyor.
Bakü’de farklı yorumlar
Azerbaycan medyasında Erdoğan’ın ziyareti ve iki ülke arasındaki gerilim konusunda farklı değerlendirmeler yapılıyor.
Azerbaycan’da yayımlanan Azernews’te kaleme aldığı analizde Farman Aydın, İlham Aliyev’in Ankara’daki Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılmamasını diplomatik bir mesaj olarak yorumladı. Aydın’a göre bu karar, en yakın ortaklıkların bile karşılıklı saygı gerektirdiğini gösteriyordu. Yazıda, Türkiye’de Azerbaycan’ın iç politikalarına yönelik eleştirilerin Bakü’de rahatsızlık yarattığı savunuldu.
Azerbaycan merkezli Tacxeber’de 6 Kasım’da yayımlanan Elbeyi Hasanlı imzalı değerlendirmede ise Erdoğan’ın Bakü ziyaretinin ilişkileri yumuşatmak için fırsat oluşturabileceği belirtildi. Yazıda, iki ülkenin her konuda aynı görüşte olmasının beklenemeyeceği, anlaşmazlıkların egemenliğe ve karşılıklı saygıya dayalı diyalogla çözülmesi gerektiği vurgulandı.
Bu yorumlar, Bakü’deki tartışmanın yalnızca iki ülke arasındaki yakınlığın korunmasıyla sınırlı olmadığını, Azerbaycan’ın bağımsız karar alma ve içişlerine müdahale edilmemesi konusundaki hassasiyetinin de öne çıktığını gösteriyor.
Gerilimin arka planı
Türkiye-Azerbaycan ilişkilerindeki son gerginliğin fitilini, Bakü yönetiminin eylül ayında devlet okullarında başörtüsü ve diğer dinî kıyafetlere yönelik kısıtlamalar içeren üniforma düzenlemesi ateşledi.
Türkiye’de iktidara yakın bazı isimler kararı eleştirirken, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral 13 Ekim’de uygulamayı kabul edilemez olarak nitelendirdi. Bakü ise bu açıklamaları içişlerine müdahale olarak değerlendirdi.
Gerilim, Azerbaycan’ın 21 Ekim’de aralarında farklı siyasi görüşlerden isimlerin de bulunduğu 31 Türk vatandaşını istenmeyen kişi ilan etmesiyle tırmandı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Erdoğan’ın davetine rağmen 29-30 Ekim’de Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılmaması da görüş ayrılıklarını görünür hale getirdi. Aliyev’in yokluğu Azerbaycan basınında önceden planlanmış programlarla açıklanırken, bazı yorumcular bu kararı Ankara’ya yönelik diplomatik bir mesaj olarak değerlendirdi.
Anlaşmazlık yalnızca başörtüsü düzenlemesiyle sınırlı değil. Azerbaycan’ın İsrail’le yakın ilişkileri, Türkiye’nin Ermenistan’la normalleşme girişimleri ve Bakü’nün Ankara’dan bağımsız hareket etme hassasiyeti de iki ülke arasındaki farklılıkların arka planında yer alıyor.
Erdoğan, gerilimi yumuşatmak amacıyla Oktay Saral’ı Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevinden aldı. 5 Kasım’da yaptığı açıklamada ise Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının bütün engelleri aşabileceğini söyledi.
Gözler Bakü’de
8 Kasım Zafer Günü, Azerbaycan’ın 2020’de Ermenistan’la yaşadığı ve 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı’ndaki zaferinin simgesi. Şuşa’nın 8 Kasım 2020’de geri alınması, savaşın en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Zafer Günü’nün ilk olarak 10 Kasım’da kutlanmasını öngören kararnameyi imzalamış, ancak ertesi gün bu kararı iptal ederek kutlama tarihini 8 Kasım olarak belirlemişti. Tarihin değiştirilmesinde 10 Kasım’ın Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümüne denk gelmesinin etkili olduğu açıklanmıştı.
Erdoğan’ın Bakü ziyareti, iki ülkenin ortak tarih ve stratejik ortaklık vurgusunu yineleyeceği bir günde gerçekleşecek. Ancak ziyaretin asıl önemi, son haftalarda ortaya çıkan siyasi rahatsızlıkların giderilmesi için nasıl bir mesaj verileceğinde yatıyor.
Görüşmenin ardından yapılacak açıklamalar, Ankara ile Bakü arasındaki ilişkilerin yeniden normalleşme yönünde ilerleyip ilerlemeyeceğine ilişkin ilk işaretleri verecek.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
