Cumartesi, 12 Eyl 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörGünlük

Türkiye’nin PISA röntgeni

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 11 Eylül 2026 19:26
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Türkiye’nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nın (PISA) 2025 sonuçları dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.

İlk bakışta görünen, Türkiye son yıllarda yalnızca sıralamada yükselmedi, üç temel alanda da kendi puanını artırdı.

15 yaşındaki öğrencilerin matematik, okuma ve fen becerilerini ölçen PISA araştırmasında Türkiye 2025’te matematikte 462, okumada 472, fende ise 494 puan aldı.

2022’ye göre matematik puanı 8, okuma 16, fen puanı ise 18 puan arttı.

Türkiye böylece fende ve okumada OECD ortalamasının üzerine çıktı, matematikte ise OECD ortalamasına çok yaklaştı.

Peki bu başarı nasıl sağlandı?

İlk anda akla müfredat ve eğitim politikası geliyor. Ama cevap bu kadar basit değil.

Türkiye gerçekten yükseldi mi?

Cevap: Evet. Hem de yalnızca başkaları gerilediği için değil.

OECD ülkelerinde 2025 sonuçları genel olarak oldukça kötü. Matematik ve okuma performansı OECD tarihindeki en düşük ortalamalara geriledi. 2015-2025 arasında OECD ortalaması matematikte 22, okumada 28 puan düştü.

Türkiye ise aynı dönemde performansını artırdı.

Ama daha da önemlisi, Türkiye’nin yükselişi 2025’te başlamadı. OECD verileri, Türkiye’nin PISA’ya katıldığı uzun dönem boyunca özellikle fen ve matematikte belirgin bir ilerleme gösterdiğini ortaya koyuyor. 2022-2025 arasında da üç alanda birden yükseliş devam etti.

Puanlar ne söylüyor?

2025’te Türkiye’nin fen puanı 494 oldu. OECD ortalaması 482.

Okumada Türkiye 472, OECD ortalaması 461 puan aldı.

Matematikte ise Türkiye’nin 462 puanı OECD’nin 463 puanlık ortalamasına çok yakın. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değil.

Türkiye’de öğrencilerin yaklaşık yüzde 81’i fen bilimlerinde, OECD’de ise yüzde 74’ü en az Seviye 2’ye ulaştı.

Fen bilimlerinde üst düzey performans gösteren öğrencilerin oranı da yüzde 7,4’e çıktı ve OECD ortalaması olan yüzde 7,2’yi geçti.

Başarı nasıl arttı?

Son 20 yılda eğitim sisteminin kapsadığı nüfus ciddi biçimde genişledi. Çok daha fazla çocuk ortaöğretime devam etmeye başladı, kız çocuklarının eğitim sistemindeki payı arttı ve okullaşma oranları yükseldi.

Bu önemli çünkü PISA yalnızca seçilmiş başarılı öğrencileri ölçmüyor.

Sisteme giren her yeni öğrenci ülkenin ortalamasına dahil oluyor.

Türkiye’nin dikkat çekici taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor: Eğitim sistemi genişlerken ortalama performans da uzun vadede yükseldi.

Peki, başarı yalnızca varlıklı öğrencilerden mi geliyor?

Hayır.

PISA 2025’in önemli sonuçlarından biri, sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrencilerin de uluslararası karşılaştırmada görece güçlü performans göstermesi.

Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 32’si, uluslararası ölçekte sosyoekonomik durumun en alt yüzde 25’lik grubunda bulunuyor.

Bu öğrencilerin fen puanı 466 oldu. OECD, bunun benzer sosyoekonomik koşullardaki öğrenciler arasında en yüksek sonuçlardan biri olduğuna dikkat çekiyor.

Bu nedenle Türkiye’nin PISA’daki yükselişini yalnızca varlıklı ailelerin çocuklarının başarısıyla açıklamak mümkün değil.

Ancak madalyonun diğer yüzü de var.

Türkiye’de sosyoekonomik açıdan en avantajlı yüzde 25’lik öğrenci grubu ile en dezavantajlı yüzde 25’lik grup arasında fende 81 puanlık fark bulunuyor.

Dahası, bu fark 2015-2025 arasında Türkiye’de genişledi. OECD genelinde ise aynı dönemde daraldı.

Dolayısıyla Türkiye’nin genel performansı yükselirken eğitimde fırsat eşitliği sorunu ortadan kalkmış değil.

Kız öğrenciler

2025 sonuçları toplumsal cinsiyet açısından da ilginç.

Türkiye’de matematikte erkek öğrenciler kız öğrencilerden 18 puan daha yüksek sonuç aldı.

Okumada ise kız öğrenciler erkeklerin 22 puan önünde.

Fen bilimlerinde kız ve erkek öğrenciler arasındaki fark yalnızca 4 puan ve istatistiksel olarak anlamlı değil.

Uzmanlar ne diyor?

BBC Türkçe‘nin konuştuğu uzmanlara göre Türkiye’nin PISA’daki yükselişinin önemli nedenlerinden biri, son yıllarda merkezi sınavların soru yapısının PISA’ya giderek yaklaşması.

Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yelkin Diker Coşkun, özellikle son iki-üç yılda LGS’de fen ve matematikte analiz, yorumlama ve gerçek yaşam bağlamını öne çıkaran soruların arttığına, Türkçede ise uzun metinlerin yanı sıra tablo ve farklı bilgi türlerini birlikte değerlendiren soruların daha fazla kullanılmaya başlandığına dikkat çekiyor. Coşkun’a göre öğrencilerin daha küçük yaşlardan itibaren bu soru biçimleriyle karşılaşması, PISA’nın ölçtüğü üst düzey düşünme becerileri açısından bir hazırlık sağlıyor. Eğitim Reformu Girişimi Politika Analisti Özgenur Korlu da merkezi sınavların PISA yaklaşımına uyumunun Türkiye’nin 2015’ten bu yana gösterdiği ilerlemede payı olduğunu düşünüyor.

Ancak uzmanlar, PISA’daki ortalama puan artışının eğitim sisteminin tamamının eşit ölçüde iyileştiği anlamına gelmediği konusunda da uyarıyor. Korlu, ortalamaların hikâyenin yalnızca bir bölümünü gösterdiğini, Türkiye’de sosyoekonomik açıdan en avantajlı ve en dezavantajlı öğrenciler arasındaki farkın özellikle fen bilimlerinde hâlâ büyük olduğunu ve bu farkın 2015-2025 döneminde genişlediğini belirtiyor. Türkiye’deki öğrencilerin yaklaşık üçte birinin uluslararası ölçekte en dezavantajlı sosyoekonomik grupta bulunmasına rağmen bu öğrencilerin fen puanlarının benzer koşullardaki öğrenciler arasında oldukça yüksek olması olumlu bir tablo olarak öne çıkıyor.

Uzmanlara göre bundan sonraki mesele, genel başarıyı artırmanın yanı sıra geride kalan öğrencileri desteklemek ve eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek olmalı.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale 11 Eylül 11 soru
Sonraki Makale Mao’dan Kaypakkaya’ya

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

İşte “1 numaralı” bildiri

Medya Günlüğü
12 Eylül 2026
GünlükManşet

Özkol’a Rusya’dan ödül

Medya Günlüğü
12 Eylül 2026
EditörGünlük

En yüksek maaşlı liderler

Medya Günlüğü
12 Eylül 2026
GünlükManşet

Yeni Apple’da ne yeni?

Medya Günlüğü
12 Eylül 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?