Bundan 33 yıl önce, 25 Haziran 1993 tarihinde Tansu Çiller, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın başbakanı olarak hükümeti kurdu.
Türk siyasetinde bir döneme damgasını vuran Çiller, 24 Mayıs 1946 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Ekonomi eğitimi aldı, Amerika Birleşik Devletleri’nde akademik çalışmalar yürüttü ve genç yaşta profesör ünvanına ulaştı. Uzun yıllar boyunca öğrencilerine ekonomi anlatan bir akademisyen olarak tanındı ama Türkiye’nin değişen siyasi atmosferi, onu sınıflardan çıkarıp siyasetin merkezine taşıdı.
1990’ların başı Türkiye için belirsizliklerle dolu bir dönemdi. “Soğuk Savaş” sona ermiş, dünya yeni bir düzene doğru ilerlerken Türkiye de ekonomik ve siyasi dönüşümler yaşıyordu. Tansu Çiller, bu süreçte Doğru Yol Partisi saflarında siyasete adım attı. Kısa sürede dikkat çekti ve ekonomi alanındaki uzmanlığı ve kamuoyu önündeki duruşu onu partinin yükselen yıldızlarından biri haline getirdi.
1993 yılı hem Çiller’in hem de Türkiye’nin siyasi tarihinde bir dönüm noktası oldu. Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Doğru Yol Partisi’nin liderliğine geçen Çiller, Türkiye’nin ilk kadın başbakanı olarak göreve başladı.
Ancak Çiller’in başbakanlığ dönemimde Türkiye, PKK terörüyle mücadele ediyor, ekonomik sorunlarla boğuşuyor ve koalisyon siyasetinin yarattığı istikrarsızlıklarla karşı karşıya kalıyordu. Bu nedenle adı çoğu zaman krizlerle ve sert siyasi tartışmalarla anıldı. Destekçileri onu kararlı bir lider olarak gördü, eleştirenler ise uyguladığı politikaları ve yönetim tarzını sorguladı.
1990’ların ikinci yarısında başbakan yardımcılığı ve dışişleri bakanlığı görevlerini üstlenen Çiller, Türk siyasetinin en etkili figürlerinden biri olmayı sürdürdü. Özellikle Avrupa Birliği ile ilişkiler, dış politika ve güvenlik meselelerinde aktif rol oynadı. Gümrük Birliği onun döneminde imzalandı ve Brüksel’e büyük tavizler verildiği gerekçesiyle eleştiri topladı.
2002 genel seçimlerinde ise partisinin barajın altında kalmasının ardından kongrede adaylığını koymayacağını açıkladı ve aktif siyasetten çekildi.
Şu anda 80 yaşında olan ve son yıllarda iktidara destek veren açıklamalarıyla zaman zaman adını hatırlatan Çiller’in bir özelliği de tarihe geçen ilginç sözleri:
İşsizlerimiz kadınlaştırıldı.
(Kadınlarımız işsizleştirildi demek istiyor)
Çekin milletin elinden cebinizi.
(Milletin cebinden elinizi çekin demek istiyor)
Mübarek kurban şeker bayramınız kutlu olsun.
Cenabıallah’ı size emanet ediyorum.
Türkiye en geç 1998’de Avrupa Birliği’ne tam üye olacaktır.
Futbol takımınızı 1. Lig’e alayım mı?
(Samsun mitingindeyken. O sırada Samsunspor zaten 1. Lig’dedir)
Halisü… Halüsyo… Hasülü…
(Grup toplantısında. “Halüsinasyon” demeye çalışıyor)
Merhaba asker!
(Zabıtaları selamlıyor.)
Siz Erzurumlular, inekleri seversiniz, değil mi?
(Erzurum mitinginde)
Bu bacınız Trabzon’u Akdeniz’in incisi yapacak.
Geçen gün geleceğim dedi ATV’ye, İstanbul’a hemen geldim… Hemen bilgisayarımı yolladım oraya. Ama mübarek beni görmeden bilgisayarımı görünce korkup kaçıyor.
(Deniz Baykal’a)
Serhat şehri Erzurum.
Gökberk Kitabeleri…
(Göktürk Kitabeleri-Orhun Yazıtları demek istiyor)
Hiçbir ülkenin başbakanı, onbaşı olma şerefsizliğini göstermedi!
(Dönemin başbakanı Mesut Yılmaz’a)
İkinci şeker fabrikasını açacağım!
(“Burdur’a şeker fabrikası açacağım” lafının ardından bir kurmayı gelir ve kulağına “Efendim, zaten Burdur’da şeker fabrikası var” der. Bunun üzerine Çiller bu sözü söyler.)
Diğer sözleri
“Ey Tayyip Erdoğan, Ey Tayyip Erdoğan… Gücün varsa, bilgin varsa, cesaretin varsa… Çık karşıma bu akşam televizyonlardaaa…”
“Bu nedir? Bir elin beş parmağı. Bunu ne yapacaksın? Bunların üstüne bir Osmanlı beşlisini indireceksin…”
“Ha Ecevit’le Derviş, ha Baykal’la Derviş! Ha Ali-Veli, ha Veli-Ali!”
“3 Kasım Sabahı Tayyip Erdoğan’a oy verenler bir bakacak ki 4 Kasım sabahı Tayyip Erdoğan yok.”
(“DYP İkinci Lig’de” diyen Tayyip Erdoğan’a) “Tayyip Erdoğan kaçtı. ‘Ben Çiller’in karşısına gelmem. Çünkü onlar ikinci ligde’ dedi. DYP ikinci ligdeymiş. Tayyip Erdoğan hangi ligde biliyor musunuz? Hacivat liginde. Niye Hacivat liginde? Çünkü 3 Kasım’da Tayyip Erdoğan’a oy verenler bir bakacaklar, 4 Kasım’da yok. Neden Hacivat liginde? Çünkü 4 Kasım’da yok. Başbakanı var mı? Kimi seçtiğini millet biliyor mu? Seçtiğini cumhurbaşkanı atıyor mu? Tecrübesi var mı? Benim karşıma çıkmaya cesareti var mı? O zaman Tayyip Erdoğan Hacivat liginde.”
“Mağduriyet diyorlar. Kimse Türkiye’nin bir kadın başbakanı kadar mağdur edilmedi.”
“Kim soktu? Türkiye’yi Gümrük Birliği’ne kim soktu? Peki Avrupa Birliğine kim sokacak? Ben sokacağım…”
Fotoğraf: Politik Yansımalar Instagram hesabı
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
