Pazartesi, 13 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

Siyasette “etkisiz eleman”

Cumhur Deliceırmak
Son güncelleme: 13 Mart 2026 19:31
Cumhur Deliceırmak
Paylaş
Paylaş

Etkisiz elemandır.

Kim mi Macron?

Hangi devlet mi Fransa?

Şey olsunmuş, İran Hürmüz Boğazı’nı açsınmış.

Etkisiz eleman ağzını açıp da İran’a saldıran, hem de müzakere ederlerken saldıran ABD’ye, “Bu saldırganlık yanlıştır, devletler arası ilişkilerde diplomasi öncelikli olmalıdır, saldırganlık son sırada bile olmamalı, sorunlar eğer varsa diyalog ile çözümlenmelidir” demekten korktuğu için, ABD’ye en hafif tondan da olsa bir söz edemediği için İran’a “Hürmüz Boğazı’nı aç” diye buyurma yolunu seçmiştir.

Fransa devletinin ve Fransız siyasetçilerinin emperyalizmin kuyruğundaki maşrapa olmaktan öteye bir yol usul bilmedikleri için tarihleri boyunca ABD’ye karşı itaatkâr ve başta Afrika kıtasındaki yoksul halklar ve onların devletleri ile Pasifik Okyanusu’ndaki küçük ve yoksul devletlere karşı kükreyen aslanlar gibi davrandıkları bilinen bir gerçektir.

1950’lerin sonunda ve 1960’ların başında Kıbrıs Türk şiiri “Paris’te manken olun dediler/Cezayir’de kefen olduk biz” diye insanlığın sesiyle haykırırken Fransa Mösyösü meşhur sosyalist! Mitterand Fransa’nın iç işleri bakanı olarak “Son fellahı öldürünceye kadar Fransa’nın Afrika kıtasındaki çıkarlarını savunacağız” diye bös bös böğüren bir siyaset esnafıydı.

Kendileri için bir yer kapma peşinde koşmaktan bir an için bile vazgeçmeyen/geçemeyen Fransız siyasetçiler AB içinde Almanya’nın gölgesinde ve dünya ölçeğinde de her durumda ve her zaman ABD’nin kuyruğunda maşrapa olmaktan öteye bir konuma yükselemeyen Fransa… Son yıllarda dünya devletleri arasında bir moda konumuna girdiği gözlemlenen üçüncü sınıf siyasetçilerin silik örneklerinden biri olan Macron ile dünyayı kaosa sürükleme potansiyeli taşıyan basiretsiz siyaset ortamında, kişilik olarak kendisinden pek de farklı olmayan Hristodulis ile siyasette bir tangoya durarak rol çalmaya çalışmaktadır.

Hiçbir konuda “İşte bu da biz Fransızların görüşüdür” diye bir söylemi, akabinde de bir eylemi sergileyemeyen Mösyö Macron Fransa’yı tarih boyunca olduğu gibi bir kere daha ABD’nin ve bu defa hatta Trump’un “Bibi” diye tanımladığı Netanyahu’nun kuyruğunda maşrapa haline getirmekte bir an bile tereddüt etmemiştir.

Bu Macron kalkıp Fransa’dan gelmiş Kıbrıs Cumhuriyeti’ne (Kıbrıs Adası’nda iki devlet var, biri KKTC, diğeri de dünyanın Kıbrıs Cumhuriyeti diye kabul ettiği Güney Kıbrıs) kalkıp gelmiş ve Fransa’ya Kıbrıs Adası’nda üs veren Hristodulis ile kol kola girip “Kıbrıs’a saldıran AB‘ye saldırmış olur” diye buyurmuş.

Bay Macron bilmiyor mu ki İran Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ve KKTC’yi asla hedef almıyor ve fakat Kıbrıs Adası’nda var olan egemen İngiliz üslerinden İran’ı hedef alarak ateşlenen füzeleri atan, bombardıman uçaklarının kalkıp İran’ı hedef alan Agrotiri ve Dikelya üsleri normal olarak İran’ın hedefidir ve dahi bu üsler Kıbrıs toprağı değil, resmen İngiliz toprağıdır.

Ama Macron bu işte boş boş konuşma uzmanı.

Macron’a kızamıyorum inanın.

Bunların Sartre’ını da 1967 saldırganlığında görmüştük.

Kızamıyorum çünkü acınacak haldedir.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanCumhur Deliceırmak
Takip et:
1951 Lefkoşa doğumlu Çeşitli Kıbrıs gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Radyo ve TV programları var. Resim, heykel sanatçısı, şair. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde okudu.1968-71 yılları arasında Kıbrıs Türk direniş hareketinde mücahitlik yaptı. Evli, iki çocuk babası.
Önceki Makale Bugünkü köşe yazıları
Sonraki Makale Molla rejiminin dolan “biyolojik ömrü” ve Türkiye’nin açmazı

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Onca yoksulluk varken…

Metin Duyar
13 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Yumurta turşusu bilir misiniz? 

Dr. Nevin Sütlaş
12 Nisan 2026
EditörKöşe Yazıları

Çatal bıçakla “kazı” yapmak

Emre Dilek
12 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Ah şu “kaliteli Türk medyası”

Cenk Başlamış
11 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?