Pazartesi, 9 Şub 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

“Stratejik hizalanma” şovu: Gerçekler “Trump’ın vagonu”

Aydın Sezer
Son güncelleme: 5 Şubat 2026 19:36
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Malumunuz Sayın Cumhurbaşkanı yine yollardaydı. İstikamet; bir zamanlar “katil” dediğimiz, sonra dosya devrettiğimiz, şimdi de “kardeş” olduğumuz Suudi Arabistan.

Dün yayınlanan o meşhur “Ortak Bildiri”yi okudunuz mu? Okumadıysanız çok şey kaçırdınız. Zira metin, bir diplomasi belgesinden ziyade, “Biz artık her konuda anlaştık, ne olur bizi ciddiye alın” diye bağıran bir aşk mektubunu andırıyor.

Normalde bu tür ziyaretlerden sonra “Ekonomik ve Teknik İş Birliği” anlaşması çıkar, iki imza atılır, konu kapanır. Ama yok, bu seferki başka. Metin o kadar uzun ki, sanırsınız Yeni Dünya Düzeni Riyad’da kuruluyor. Neymiş efendim? Sadece ticaret değilmiş; savunma, enerji, dış politika, bölgesel güvenlik… Yani diplomatik tabirle tam bir “hizalanma” (alignment) durumu. Türkçesi: “Suudiler ne derse, biz de oradayız, biz ne dersek Suudiler de orada”

Gelin şu “Jeopolitik Manifesto”nun satır aralarına, o süslü cümlelerin altına süpürülen gerçeklere bir bakalım.

Bildirinin en “bomba” maddesi şüphesiz 28. madde. Türkiye ve Suudi Arabistan, “Suriye hükümetinin çabalarını” takdir ediyorlarmış.  “30 Ocak Ateşkes ve Entegrasyon Anlaşması”ndan bahsediliyor. Mesele, Ankara’da “sınır güvenliği”, “terör koridoru” diye biliyorduk, meğer Riyad’ta ortaya çıktığı üzere asıl mesela Şam’ın “entegrasyon” çabalarıymış. İşte bu entegrasyonun, bizim sınır güvenliği sorunumuzu sona erdirecekmiş. 

İşin en ironik kısmı ne biliyor musunuz?

Bildiride, İsrail’in işgal altındaki Suriye topraklarından (Golan Tepeleri) derhal çekilmesi isteniyor. Harika, alkışlıyoruz! Peki, Türkiye’nin Suriye’den çekilmesi? Tık yok. İsrail’e “çık” derken, kendi askeri varlığımızı “entegrasyon” kılıfına sokmak… İşte buna “Türk usulü diplomasi” denir. Şara ile kucaklaşırken, içerideki milliyetçi seçmene “biz hâlâ oradayız” mesajı vermek… 

Gelelim 20. maddeye. Metin, 2026 projeksiyonunda ABD Başkanı olarak Donald Trump’ı işaret ediyor. Demek ki Ankara ve Riyad, Washington’daki at yarışında bahislerini oynamışlar bile.

Ama asıl mesele şu: Gazze için “Bağımsız Ulusal Komite” ve bir “Barış Kurulu” kurulacakmış. Tercümesi şu: Hamas tasfiye ediliyor, yerine Türkiye ve Suudi Arabistan’ın garantörlüğünde (yani kontrolünde), Trump’ın onay verdiği “steril” bir yönetim geliyor.

Hani “Hamas Kuvayımilliye” idi? Hani “kardeşlerimiz” idi? Riyad’da atılan imza, Filistin davasını uluslararası bir konsorsiyuma, daha doğrusu Trump’ın “Yüzyılın Anlaşması”nın revize edilmiş haline devretmekten başka bir şey değil. “One Minute” şovlarından, Trump’ın “Barış Kurulu” üyeliğine… Nereden nereye, değil mi?

Bildiride, Somali ve Somaliland meselesine de değinilmiş. İsrail’in Somaliland’ı tanımasına çok sert tepki gösterilmış. İsrail’in “sözde “Somaliland” tanıma beyanını, uluslararası hukuku ihlal eden ve bölgedeki gerilimi tırmandıran tek taraflı ayrılıkçı eylemleri pekiştirdiği için reddetmişlerdir.” Afrika Boynuzu’nda İsrail ile bir nüfuz mücadelesine girdiğimiz aşikar. Ama insan sormadan edemiyor: İsrail’in Somali’deki hamlelerine bu kadar sert çıkarken, İsrail ile olan ticaret hacmimiz ne durumda? Gemiler vızır vızır işlemeye devam ediyor mu? Somali’de “antisiyonist”, Doğu Akdeniz’de “realist”… Bu ikircikli tavır artık dış politikamızın alametifarikası oldu.

Bir de 11. madde var ki, tam bir “gelecek vizyonu” pazarlaması. Sadece petrol değil, lityum, nadir toprak elementleri falan… “Küresel enerji dönüşümü” diyorlar.

Suudi Arabistan’ın parası var, bu teknolojiyi alır. Peki biz? Bizim rolümüz ne? Muhtemelen Suudi sermayesiyle kurulacak madenlerde “iş gücü” ve “lojistik üs” olmak. “Türkiye Yüzyılı” vizyonu ile Suudi’nin “2030 Vizyonu”nu birleştirmişler. Ama görünen o ki, vizyon Suudi’den, aksiyon (ve risk) bizden.

“Değerli yalnızlık”tan “mecburi ortaklığa”

Özetle, bu bildiri, Türkiye’nin dış politikada “oyun kurucu” olma iddiasından vazgeçip, bölgesel sermaye sahiplerinin (Körfez) ve küresel güçlerin (Trump Amerika’sı) oyun planına “eklemlendiğinin” itirafıdır.

Metnin yarısı bölgesel sorunlara (Yemen, Sudan, Ukrayna vs.) ayrılmış. Neden? Çünkü dünyaya şu mesaj veriliyor:

“Bakın, biz Suudi Arabistan ile bir blok olduk. İran’a karşı, gerekirse Batı’ya karşı bizi bir bütün olarak görün.”

Ama bu “bütün” içinde kimin patron, kimin taşeron olduğu, Riyad’daki o şatafatlı karşılamanın ve bu upuzun, ağdalı metnin satır aralarında gizli.

 Bir de şu Pakistan, Suudi Arabistan  ve Türkiye paktı meselesi vardı, sahi, ne oldu ona?

Fotoğraf: Cumhurbaşkanlığı

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiDiplomasiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale Bugünkü köşe yazıları
Sonraki Makale RTÜK’ten Tele2’ye 72 saat

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe Yazıları

D. Akdeniz’de Chevron hamlesi ve Türkiye’yi bekleyen riskler

Aydın Sezer
9 Şubat 2026
Köşe YazılarıManşet

Sürekli güvenlik hâli

Metin Duyar
9 Şubat 2026
Köşe Yazıları

İran’a sığınan Polonyalılar

Dr. Nevin Sütlaş
8 Şubat 2026
Köşe Yazıları

Zamanın aynasında kuşaklar

İsmail Boy
7 Şubat 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?