Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le ilgili sosyal medyada bazıları gerçek, bazıları yapay zekâ ürünü sık sık videolar paylaşılıyor.
Yapay zekâ ürünü olanlar da dahil bu videoları paylaşanların bir bölümünün amacı aslında Türkiye’deki sorunları eleştirmek, Putin’in ve Rusların benzer durumlarda ne yaptığını göstermek.
Çok uzun süredir hak ettikleri maaşlarını alamayan maden işçilerinin kamuoyunda büyük ses getiren direnişi sırasında da benzer bir video paylaşıldı. Aslında neredeyse 20 yıllık bir videoydu ama ilk bakışta Türkiye’deki olayla benzerlikler taşıyordu.
Ama paylaşılan videoyla Türkiye’de maden işçilerinin maaşlarının ödenmemesi arasında gerçekten paralellik kurulabilir miydi?
Önce o olay neydi, hatırlayalım…
2009 yılında, St. Petersburg yakınlarındaki Pikalevo kasabasında, Kremlin’le yakın ilişki içinde bulunan ünlü oligark Oleg Deripaska’ya ait çimento fabrikası üretimini durdurdu. Bunun nedeni, üretimde kullanılan ham maddeyi satan şirketin fiyatı yükseltmesiydi. O fabrikanın ürünlerini kullanan iki işletme de üretimi durdurmak zorunda kalınca binlerce kişi işsiz kaldı, maaş ödemeleri gecikti ve kasabada gerilim hızla arttı. Doğal gaz borçları nedeniyle 20 bin kişinin yaşadığı kasabada sıcak su da kesilince kriz kısa sürede kritik noktaya ulaştı. Bunun üzerine, öfkeli Pikalevo sakinleri şehirler arası kara yolunu kapatarak fabrikaların yeniden açılmasını ve ödenmeyen maaşların verilmesini talep etti.
4 Haziran 2009’da dönemin Rusya Başbakanı Vladimir Putin Pikalevo’ya geldi ve hemen patronlarla bir toplantı düzenledi.
Gerçek şu ki toplantı aslında bir formaliteydi çünkü danışmanları daha o Pikalevo’ya gelmeden önce patronları fabrikaların yeniden açılması için çoktan “ikna etmişti.” Ama Putin bu olayı hem kendisine sorun yaratan patronlara haddini bildirmek hem de protestolara izin vermeyeceğini göstermek amacıyla kullanmak istemişti. Üstelik, bu olayın memleketi St. Petersburg’un yakınlarında yaşanması Putin açısından kabul edilemezdi; yani konunun bir de kişisel boyutu vardı.
Önce kapanan fabrikaların sahiplerini kameralar önünde bir güzel haşladı, “Neden bu konuyu halletmediniz? Benim geleceğimi duyunca hamam böcekleri gibi kaçıştınız ama…” diye bağırdı çağırdı. (*)
Bir türlü sakinleşmeyen Putin, elindeki kağıt tomarını toplantıya katılanlara sallayarak, “İmzalamayan kaldı mı” diye sordu. Bu soru, Deripaska’nın kafasını karıştırdı çünkü sorun zaten çoktan çözüldüğü için ortada imzalanacak bir belge yoktu, dolayısıyla o da olumsuz anlamda başını salladı.
Bunun üzerine Putin, “gel buraya!” anlamında bir el hareketi yaptı. Kıpkırmızı kesilen Deripaska idam mangasının önüne çıkan mahkumun teslim olmuşluğuna benzer vücut diliyle Putin’in oturduğu masaya yöneldi. Bu herhalde, o zamanlar 41 yaşında olan oligarkın hayatındaki en dayanılmaz saniyelerdi.
Deripaska yine de onurunun tamamen ayaklar altına alınmasını engellemek istercesine, önüne “fırlatılan” kalemi alarak masanın üzerinde duran kağıdı bir süre okur gibi yaptı ve sonunda imzaladı. Kâbusun son bulduğunu düşünüyor olmalıydı, ağzından tek bir kelime çıkmadan oturduğu yere dönmeye yeltenmişti ki, Putin onu bir kez daha yerin dibine soktu: Kalemimi ver!”
Elbette Putin’in işçilerin maaşlarının ödenmemesi sorununu ciddiye almadığı iddia edilemez ama onun açısından toplantı sahnesi dosta düşmana patronun kim olduğunu göstermek için bir fırsattı. O sırada devlet başkanlığı koltuğunda entelektüel ve kibar Dmitriy Medvedev oturuyordu ama Rus halkının görmek istediği “lider”, Pikalevo’da olduğu gibi masaya yumruğunu vuran, bağırıp çağıran, korku salan Putin’di. Rusya lideri ile arası iyi olan Deripaska ise bu olayın şanssız kurbanıydı.
Kısacası bu sahne, her şeyden önce bir imaj çalışmasıydı ve yıllar sonra bile unutulmadığına göre başarıya ulaşmıştı.
Fotoğraf: TASS
(*) Vladimir Vladimiroviç Putin: Rusya’yı Ayağa Kaldıran Lider. Cenk Başlamış-Okay Deprem, Doğan Kitap, İstanbul 2018
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
