Basın Konseyi tarafından her yıl verilen Dünya Basın Özgürlüğü Ödülleri’ne bu yıl gazeteci Merdan Yanardağ ile Tele2 emekçileri ve Onlar TV ekibi layık görüldü.
İstanbul’daki Pera Müzesi konferans salonunda düzenlenen törene medya, hukuk ve akademi ve medya camiasının önde gelen isimleri katıldı. Eski bakanlardan Lütfullah Kayalar, Önay Alpago gibi isimlerin yanı sıra sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de törende hazır bulundu.
Basın şehitlerinin anısına yapılan saygı duruşundan sonra törenin açılış konuşmasını yapan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç “dünyada ve Türkiye’de gazeteciliğin bilerek aşındırılmaya çalışıldığını” belirterek “Türkiye’de gazetecilerin zindanlara atıldığını, ev hapislerine maruz bırakıldığını ama gerçekleri yazmaktan ve söylemekten asla geri durmadığını” söyledi.
“Gazetecilerden örgüt ve casus çıkmaz” diyen Türenç, “Türkiye’nin medya özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163. sıraya gerilediğini” belirterek “bu durumun utanç vesilesi olduğunu” söyledi ve “Gazeteciler tutsak edilse de yargılansa da geride kalanlarımız hakikati aramaya ve soru sormaya devam edeceklerdir” diye konuştu.
Törenin panel kısmında konuşmacı olarak eski AİHM yargıcı Rıza Türmen ve hukukçu Dr. Kerem Altıparmak görüşlerini aktararak konukları ifade özgürlüğü açısından bilgilendirdi.
Türmen “basın özgürlüğünün sadece haberi vereni değil haberi alanı da kapsadığını” belirterek “devletlerin basın özgürlüğünü sağlamakla yükümlü olduğunu” kaydetti. “Kamuyu ilgilendiren her konuda gerçeğin ortaya çıkarılmasının gazetecinin görevi olduğunu” ifade eden Türmen “otoriter devletlerin gerçeği kendi tekeline almaya çalıştığını, neyin gerçek neyin gerçek dışı olduğuna karar vermek istediklerini” söyledi.
Türkiye’de yakın zamanda çıkartılan “Dezenformasyonla Mücadele Yasası”nın özgürlükler açısından tehlikeli bir yasa olduğunu vurgulayan Türmen, AİHM uygulamalarından örnekler vererek “şiddeti ve ırk ayrımcılığını teşvik etmedikçe her şeyin haber olabileceğini, devletin buna kamu düzeni veya devlet sırrı gibi gerekçelerle bir sınırlama getiremeyeceğini” söyledi. “Türkiye’de nerede başladığı ve nerede bittiği belli olmayan çok sayıda ucu açık ceza maddesi bulunduğunu” kaydeden Türmen “Cumhurbaşkanına hakareti düzenleyen yasanın bile tek başına ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu” sözlerine ekledi.
Dr. Altıparmak ise Türkiye’deki yanlış uygulamalardan somut örnekler verdi. Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına dayanak olarak gösterilen 217/A maddesinin tamamen muğlak ve ucu açık ifadelerle dolu olduğunu belirten Altıparmak “Türkiye’deki mahkumiyet kararlarının ve yasaklamaların tamamen muğlak yasalarla verildiğini, bunların büyük çoğunluğunun anayasaya aykırı olduğunu” söyledi.
Konuşmalardan sonra ödüller verildi. Silivri Cezaevi’nde bulunan gazeteci Merdan Yanardağ’a ve TELE2 çalışanlarına ödülünü veren Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ödüldeki kuş motifine vurgu yaparak “bu kuş uçup gidecek ve Silivri’ye konacak. Herkes sonunda özgür olacak” dedi. Tele2 çalışanları adına konuşan gazeteci Süleyman Sarılar Basın Konseyi’ne ve tüm üyelere teşekkür etti.
Basın Özgürlüğü ödülünün ikincisi ONLAR TV ekibine verildi. Ödülü Türenç’in elinden alan ekip adına konuşan gazeteci Barış Terkoğlu “ateşte yanma pahasına hapishaneye giren tüm gazeteciler adına bu ödülü aldıklarını” belirterek Basın Konseyi şahsında herkese teşekkür etti.
(Basın Konseyi)
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
