Pazar, 23 Ağu 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörGünlük

Orman yangınları raporu

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 31 Temmuz 2026 19:24
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Yaz aylarının başlamasıyla birlikte son günlerde Muğla, İzmir, Antalya, Balıkesir, Isparta ve Mersin başta birçok şehirde eş zamanlı orman yangınları çıktı.

Yangınların büyük bölümü kontrol altına alındı, bazı yerlerde ise şiddetli rüzgar nedeniyle havadan müdahalede güçlük yaşanıyor ve alevler yayılıyor.

Türkiye son yıllarda tarihinin büyük orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldı. Özellikle 2021 yazında Akdeniz ve Ege kıyılarında yaşanan büyük felaket ile 2025 yılında yeniden artan yangınlar, ormanların geleceği konusunda birçok soruyu gündeme getirdi.

Peki son 10 yılda Türkiye’de kaç orman yangını çıktı? Ne kadar orman zarar gördü? En çok hangi ağaçlar yandı? Ve belki de en çok merak edilen soru: Yanan ormanlara daha sonra ne oluyor?

Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de 2016-2025 döneminde yaklaşık 28 bin orman yangını meydana geldi. Bu yangınlarda yaklaşık 255 bin hektar orman alanı zarar gördü. Bu büyüklük yaklaşık 357 bin futbol sahasına denk geliyor.

Yangın sayısı bazı yıllarda daha yüksek olsa da, yanan alan bakımından en ağır yıl 2021 oldu. Sadece o yıl yaklaşık 139 bin hektar orman kül oldu.

2025 yılı da yaklaşık 80 bin hektarı aşan yanan alanıyla son yılların en ağır sezonlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Yangınların büyük bölümü Akdeniz ve Ege bölgelerinde görüldüğü için en fazla zarar gören tür kızılçam oldu. Bunun yanında karaçam, fıstık çamı, sedir ormanları ve maki bitki örtüsü de önemli ölçüde etkilendi.

Kızılçamın sık yanmasının nedeni, Türkiye’nin yangına en açık bölgelerinde en yaygın ağaç türü olması.

Yangınların nedeni

Resmi verilere göre orman yangınlarının büyük bölümü, hatta bazı uzmanlara göre yüzde 99’u, insan kaynaklı. Başlıca nedenler ihmal ve dikkatsizlik, anız ve bahçe ateşleri, enerji nakil hatları, kasıt ve yıldırım gibi doğal nedenler olarak sıralanıyor.

Özellikle yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesi, düşük nem ve kuvvetli rüzgâr küçük bir kıvılcımın saatler içinde dev bir yangına dönüşmesine yol açabiliyor.

Peki, yanan alanların hepsi yeniden ağaçlandırılıyor mu?

Bu sorunun cevabı hem evet hem de hayır.

Çünkü kamuoyunda “ağaçlandırma” ile “ormanın yeniden oluşması” çoğu zaman birbirine karıştırılıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 169. maddesine göre yanan orman alanlarının yeniden ormanlaştırılması gerekiyor. Yani bu alanların başka amaçlarla kullanılmaması ve yeniden orman haline getirilmesi esas. Ancak bu, her yere hemen fidan dikildiği anlamına gelmiyor.

Ormancılıkta her yangından sonra aynı yöntem uygulanmıyor.

Özellikle kızılçam ormanlarında yangın sonrası yüksek sıcaklık kozalakların açılmasını sağlıyor. Tohumlar toprağa dökülüyor ve ilk yağmurlarla binlerce genç fidan kendiliğinden çıkabiliyor. Bu sürece “doğal gençleşme” deniliyor.

Eğer doğal yenilenme yeterli görülürse ilave fidan dikimine gerek duyulmuyor. Yetersiz kalan alanlarda ise Orman Genel Müdürlüğü fidan dikerek yeniden ağaçlandırma yapıyor.

Yangından hemen sonra ilk iş ağaç dikmek olmuyor.

Öncelikle tehlike oluşturan yanmış ağaçlar kaldırılıyor, toprak erozyonuna karşı önlemler alınıyor, doğal gençleşme potansiyeli inceleniyor. Bu değerlendirmelerin ardından hangi alanlarda dikim yapılacağı belirleniyor.

Peki orman eski haline dönüyor mu?

Bir alana fidan dikilmiş olması, ormanın eski haline döndüğü anlamına gelmiyor. Örneğin 80-100 yıllık ağaçlar, kuş yuvaları, mantarlar, böcek toplulukları ve topraktaki mikroorganizmalar birkaç yıl içinde geri gelmiyor.

Uzmanlara göre gerçek anlamda olgun bir ormanın yeniden oluşması bölgenin özelliklerine bağlı olarak 20 ila 80 yıl, bazı durumlarda ise daha uzun sürebiliyor.

Yangının sık tekrar ettiği bölgelerde veya şiddetli erozyon görülen yamaçlarda doğal iyileşme çok daha uzun zaman alabiliyor. İklim değişikliğine bağlı kuraklık da genç fidanların yaşama şansını azaltan önemli etkenlerden biri olarak gösteriliyor.

İmar iddiası

Yanan ormanlık alanların sonradan imara açıldığı iddiası Türkiye’de en çok tartışılan konulardan biri.

Anayasa’ya göre yanan orman alanlarının başka amaçlarla kullanılması mümkün değil, o bölgelerin yeniden ormanlaştırılması gerekiyor.

Bununla birlikte zaman zaman turizm, madencilik veya enerji projeleri nedeniyle bazı bölgeler kamuoyunda tartışma konusu olabiliyor.

Prof. Dr. Doğanay Tolunay, Gazete Kadıköy’e 2024 yılında yaptığı açıklamada, Orman Kanunu’nun 16. ve 17. maddeleriyle maden, yol, enerji tesisi ve otel gibi tesislere izin verildiğini, bu iznin toplam  900 bin hektarı kapsadığını söyledi. Tolunay, “Orman Kanunu Ek 16. Madde olarak bilinen bu değişiklikle ‘üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlardan, sınırları Cumhurbaşkanınca belirlenen alanlar’ orman sınırları dışına çıkarılabiliyor” dedi.

Bu nedenle orman alanlarının turistik amaçla yapılaşmaya açılması için ormanların yanması gerekmiyor.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi’nden Doç. Dr. Cihan Erdönmez de DW Türkçe’ye şunları söyledi:

“Sağlıklı ormanlarda turizm tesisi yapılması, 1982 yılında çıkarılan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 8’inci maddesi doğrultusunda yıllardır yapılan bir uygulama. Kanunda turizmi geliştirme bölgeleri, turizm merkezleri gibi tanımlar var. Bu bölgelerin içerisinde kalmak kaydıyla o bölgedeki toplam orman alanının binde 5’ini geçmemek kaydıyla izinler veriliyor. Düzenleme, korunan alanlar da dahil, milli parklar da dahil her türlü orman alanını kapsıyor. Tek koşul bu alanın turizm bölgesi içerisinde yer alması.”

İlgili yazı:

Türkiye’deki büyük yangınlar

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Osmanlı’nın “hafiyeleri”
Sonraki Makale Gramaj enflasyonu

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörGünlük

Cırtcırt banttan hızlı trene

Medya Günlüğü
23 Ağustos 2026
EditörGünlük

Mesele “şapka” değil

Medya Günlüğü
23 Ağustos 2026
GünlükManşet

Sadece “İyi” yaşıyor

Medya Günlüğü
23 Ağustos 2026
EditörKöşe Yazıları

İsrail’in şımarıklığı, Rusya’nın mesajı ve Türkiye’nin zor sınavı

Aydın Sezer
22 Ağustos 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?