Pazar, 19 Tem 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Zirvede kritik kararlar

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 9 Temmuz 2026 19:27
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi Ankara’da tamamlandı. Günlerdir dünya kamuoyunun yakından takip ettiği zirve, yalnızca NATO’nun geleceği açısından değil, Türkiye’nin uluslararası konumu bakımından da önemli mesajlar verdi.

Ankara haftalar öncesinden bu dev organizasyona hazırlanmıştı. Zirve boyunca uygulanan güvenlik tedbirleri, diplomatik temaslar ve organizasyon başarısı, başkentin İstanbul, Antalya ve İzmir gibi uluslararası toplantılara ev sahipliği yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Sonuç bildirisinde Türkiye’nin “cömert ev sahipliği” nedeniyle ayrıca teşekkür edilmesi de bunun diplomatik bir göstergesi oldu.

Aslında bu tür zirvelerde asıl pazarlıklar liderler salona girmeden çok önce tamamlanır. Sonuç bildirileri haftalar öncesinden müzakere edilir, her kelimesi üzerinde uzlaşma sağlanır. Liderlerin önünde bulunan metinler son anda yazılmaz. Zirveler daha çok siyasi mesajların verildiği, birlik görüntüsünün sergilendiği ve kamuoyuna ortak iradenin ilan edildiği platformlardır. Ankara Zirvesi de bu geleneğin dışında olmadı.

    Ancak bu zirveyi farklı kılan husus, NATO’nun geleceğine ilişkin yeni güvenlik anlayışının ilk kez bu kadar açık biçimde ortaya konulmasıydı.

    Sonuç bildirisinde müttefikler Washington Antlaşması’nın 5. Maddesi’ne bağlılıklarını bir kez daha vurgularken, Rusya’nın Avrupa-Atlantik güvenliğine yönelik en önemli uzun vadeli tehdit olmaya devam ettiği ifade edildi. Ukrayna’ya desteğin sürdürüleceği teyit edilirken, İran’ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunmasının önemi de bildiride yer aldı.  

    Ankara’da asıl dikkat çeken konu ise NATO’nun gelecekteki görev paylaşımı oldu.

    ABD uzun süredir Avrupalı müttefiklerinden daha fazla savunma sorumluluğu üstlenmelerini istiyor. Washington’un önceliği artık yalnızca Avrupa değil; Hint-Pasifik bölgesi, Çin ile stratejik rekabet ve küresel güç dengelerinin yeniden şekillenmesi. Bu nedenle Avrupa’nın kendi güvenliğini daha fazla üstlenmesi gerektiği görüşü giderek ağırlık kazanıyor.

    İşte Ankara Zirvesi, bu dönüşümün en önemli kilometre taşlarından biri oldu.

    Avrupalı liderler, savunma harcamalarını artırma, ortak üretim projelerini genişletme ve NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlenme konusunda güçlü mesajlar verdiler. Bildiride Avrupa ülkeleri ile Kanada’nın savunma yatırımlarındaki artışın altı çizilirken, savunma sanayisi alanındaki iş birliğinin daha da geliştirilmesi hedefi açık şekilde ifade edildi.  

    Bütün bunlar yaşanırken zirvenin en çok merak edilen ismi yine ABD Başkanı Donald Trump oldu.

    Trump geçmişte NATO’yu sert şekilde eleştirmiş, Avrupa ülkelerini savunma yükünü Amerika’ya bırakmakla suçlamıştı. Ankara’da da Avrupalı liderlerin temel amacı, ittifak içinde yeni bir kriz yaşanmasını önlemekti. Nitekim kapalı oturumlarda Trump’ın ABD’nin NATO’ya bağlılığını teyit eden mesajlar verdiği belirtilirken, Avrupa ülkeleri de savunma harcamalarını artıracaklarını vurgulayarak Washington’a güven vermeye çalıştılar.  

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise konuşmasında Türkiye’nin Avrupa güvenliği açısından vazgeçilmez konumuna dikkat çekti.

    Erdoğan, Avrupa Birliği üyesi olmayan NATO ülkelerinin Avrupa savunma projelerinin dışında bırakılmasının yapay ayrışmalar oluşturacağını belirterek, Avrupa güvenliğinin kapsayıcı bir anlayışla güçlenebileceğini ifade etti. Türkiye’nin Balkanlar’dan Karadeniz’e, Kosova’dan Orta Doğu’ya kadar birçok NATO görevinde üstlendiği rolü hatırlatan Erdoğan, savunma sanayiindeki kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini de dile getirdi.

    Gerçekten de bugün Avrupa’nın karşı karşıya bulunduğu güvenlik risklerine bakıldığında Türkiye’nin önemi daha net görülüyor.

    Karadeniz’deki istikrarın korunması, Rusya’nın çevrelenmesi, enerji hatlarının güvenliği, düzensiz göç, terörle mücadele, Doğu Akdeniz’in güvenliği, Kafkasya’daki dengeler ve Orta Doğu’daki krizlerin yönetilmesinde Türkiye kilit ülkedir.

    Türkiye yalnızca NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip değildir. Aynı zamanda son yıllarda geliştirdiği yerli savunma sanayisi, insansız hava araçları, füze teknolojileri, elektronik harp sistemleri ve operasyonel tecrübesiyle Avrupa’nın güvenlik kapasitesine doğrudan katkı sağlayan ülkelerin başında gelmektedir.

    Bunun yanında Türkiye’nin diplomatik kapasitesi de dikkat çekmektedir. Aynı anda hem Kiev hem Moskova ile konuşabilen, Karadeniz’de denge siyaseti yürütebilen, Orta Doğu’daki birçok aktörle temas kurabilen ve NATO içinde ittifak ruhunu koruyabilen çok az ülke bulunmaktadır.

    Dolayısıyla Avrupa’nın yeni güvenlik mimarisi Türkiye dışlanarak kurulamaz.

    AB içinde zaman zaman dile getirilen, Türkiye’yi Avrupa savunma projelerinden uzak tutmaya yönelik yaklaşımlar kısa vadeli siyasi hesaplar olabilir; ancak uzun vadede Avrupa’nın güvenliğine hizmet etmeyecektir. Güvenlik coğrafyayla ilgilidir, ideolojiyle değil. Türkiye’nin bulunduğu coğrafya ise Avrupa’nın güvenliğinin başladığı hattır.

    Ankara Zirvesi bunu bir kez daha göstermiştir.

    Önümüzdeki yıllarda NATO’nun görev paylaşımı değişebilir. Avrupa ülkeleri daha fazla savunma yükü üstlenebilir. ABD küresel stratejisini farklı önceliklere göre yeniden şekillendirebilir.

    Ancak değişmeyecek tek gerçek şudur:

    Avrupa’nın güvenliği Türkiye olmadan düşünülemez.

    Ankara Zirvesi, yalnızca NATO’nun geleceğine ilişkin kararların alındığı bir toplantı değil, aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisindeki vazgeçilmez yerinin bir kez daha tescil edildiği tarihi bir zirve olarak hafızalarda yerini alacaktır.

    Fotoğraf: Cumhurbaşkanlığı

    ***

    Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

    X

    Bluesky

    Facebook

    Instagram

    EtiketlendiJeopolitik
    Bu yazıyı paylaşın
    Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
    YazanGürsel Demirok
    Takip et:
    Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
    Önceki Makale F-35 almalı mı almamalı mı?
    Sonraki Makale Bugünkü köşe yazılarından

    Medya Günlüğü
    bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

    Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
    Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
    FacebookBeğen
    XTakip et
    InstagramTakip et
    BlueskyTakip et

    Bunları da beğenebilirsiniz...

    ManşetSerbest Kürsü

    Çocuğa alan açmak gerek

    Olga Ocaklı
    19 Temmuz 2026
    ManşetSerbest Kürsü

    “Timsah Celil”in ihaneti

    Tijen Zeybek
    19 Temmuz 2026
    ManşetSerbest Kürsü

    Savaş artık asla savaş değil

    Adil Gürkan
    18 Temmuz 2026
    Serbest Kürsü

    Buenos Aires notları

    Alper Eliçin
    18 Temmuz 2026
    Medya Günlüğü
    Facebook X-twitter Instagram Cloud

    Hakkımızda

    Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

    Kategoriler
    • MG Özel
    • Günlük
    • Köşe Yazıları
    • Serbest Kürsü
    • Beyaz Önlük
    Gerekli Linkler
    • İletişim
    • Hakkımızda
    • Telif Hakkı
    • Gizlilik Sözleşmesi

    © 2025 Medya Günlüğü.
    Her Hakkı Saklıdır.
    Webmaster : Turan Mustak

    Welcome Back!

    Sign in to your account

    Username or Email Address
    Password

    Lost your password?