Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hakkında resen soruşturma başlattığı İbrahim Melih Gökçek, Türk siyasetinin en uzun süre görev yapan ve en fazla tartışma yaratan belediye başkanlarından biri.
24 yıla yakın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Gökçek belediyecilik anlayışı, siyasi polemikleri, sosyal medya paylaşımları, tartışmalı açıklamaları ve hakkında ortaya atılan çeşitli iddialarla yıllardır kamuoyunun gündeminde.
29 Ağustos 2026’da hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiaları nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatılması, Gökçek’in adının yeniden yolsuzluk tartışmalarıyla gündeme gelmesine neden oldu.
Peki Melih Gökçek kimdir ve neden Türkiye siyasetinin en tartışmalı isimlerinden biri haline geldi?
Gökçek, 20 Ekim 1948’de Ankara’nın Keçiören ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Gaziantep’te tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde öğrenim gördükten sonra Gazi Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu’nu bitirdi.
Bir süre parlamento muhabirliği, gazete temsilciliği ve Çalışma Bakanlığında özel kalem müdür yardımcılığı da yaptı. Kıbrıs’ta yedek subay olarak askerlik görevini tamamladıktan sonra ticaretle uğraştı.
Siyasete 1984’te Anavatan Partisi’nden girdi ve Keçiören Belediye Başkanı seçildi. 1989’dan 1991’e kadar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü görevini yürüttü.
1991 genel seçimlerinde Refah Partisi’nden Ankara milletvekili seçildi. Üç yıl sonra ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarıştı.
1994 yerel seçimlerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. 1999, 2004, 2009 ve 2014 seçimlerine de adaylığını koydu ve kazandı. Böylece Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini 23,5 yıl aralıksız sürdürdü.
Gökçek’in belediye başkanlığı döneminde Ankara’da ulaşım, altyapı, parklar, meydanlar, sosyal hizmetler ve çeşitli büyük belediye projeleri gerçekleştirildi.
Gökçek, görevden ayrılırken yaptığı değerlendirmede Ankara’da metro ve teleferik projeleri, çok sayıda alt ve üst geçit, kentsel dönüşüm, yeşil alan ve sosyal projeler gerçekleştirdiklerini anlattı.
Ancak Gökçek’in Ankara’daki uzun dönemini yalnızca belediye hizmetleriyle açıklamak mümkün değil.
Çünkü onun döneminde belediyecilik kadar siyasi polemikler de gündemin önemli bir parçası oldu.
Twitter merakı
Gökçek, Twitter’ın Türkiye’de yaygınlaşmaya başladığı yıllarda platformu en yoğun kullanan siyasetçilerden biri oldu.
Gazetecilerle, siyasetçilerle ve sosyal medya kullanıcılarıyla doğrudan tartışmaya girdi. 2013’te kendisini “575 bin takipçisi olan bir gazete” olarak tanımlamış, Twitter hesabını bizzat takip ettiğini söylemişti.
Bu üslup Gökçek’e geniş bir görünürlük sağladı ancak aynı zamanda onu çok sayıda tartışmanın merkezine taşıdı.
En fazla tepki çeken açıklamalarından biri 2012’de kürtaj tartışmaları sırasında geldi.
Samanyolu Haber’de kürtajla ilgili soruları yanıtlarken, kürtajın cinayet olduğunu savundu ve “Anası olacak kişinin hatasından dolayı çocuk niye suçu çekiyor? Anası kendisini öldürsün” dedi.
Tecavüz sonucu oluşan gebelik konusunda da Gökçek, tecavüz edene ceza verilmesi gerektiğini, ancak çocuğun suçunun bulunmadığını ve devletin çocuğu alıp büyütebileceğini savundu.
Açıklama büyük tepki çekti. Aynı günlerde bir grup üniversiteli kadın Gökçek’i yumurta atarak protesto etti.
Gökçek’in bir özelliği de X (Twitter) paylaşımlarını hep büyük harfle yapması.
“CHP kapatılmalı”
Gökçek’in siyasi tartışmalarda kullandığı sert dilin başka bir örneği 2013’te Gezi Parkı protestoları sırasında görüldü.
Gezi olaylarından CHP’yi sorumlu tutan Gökçek, canlı yayında parti için “Böyle giderse kapatılmalı” dedi. Aynı programda sosyal medyada kendisini “tek kişilik dev kadro” olarak tanımladı.
Bu açıklama da Gökçek’in belediye başkanlığının sınırlarını aşarak ulusal siyasi tartışmaların doğrudan aktörlerinden biri olduğunun göstergelerinden biri oldu.
Gülen meselesi
Gökçek’in siyasi geçmişindeki en çok tartışılan başlıklardan biri de Fethullah Gülen ve Gülen yapılanmasına ilişkin yıllar içindeki tutumu.
2012’de Türkçe Olimpiyatları’nın Ankara programında konuşan Gökçek, Fethullah Gülen’e teşekkür etti ve kendisine uzun ömür ve sağlık diledi.
15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ise Gülen yapılanmasına ilişkin tutumu tamamen değişti.
Bu değişim, Gökçek’in siyasi geçmişine ilişkin tartışmalarda sık sık gündeme getirildi.
“Pensilvanya düşürdü”
Gökçek’in sosyal medyada gündeme getirdiği en dikkat çekici iddialardan biri de 2015’te Türkiye’nin Rus savaş uçağını düşürmesinin ardından geldi.
Uçağın düşürülmesinin arkasında Gülen yapılanmasının bulunduğunu ve olayın Türkiye’yi uluslararası alanda yalnızlaştırmak amacıyla gerçekleştirildiğini savundu.
Bu iddia, o dönemde kamuoyunda büyük tartışma yarattı.
Yolsuzluk iddiaları
Gökçek’in uzun belediye başkanlığı döneminde kendisi ve yönetimi hakkında çeşitli yolsuzluk, ihale usulsüzlüğü ve rüşvet iddiaları ortaya atıldı.
Bu iddiaların tümü aynı hukuki sonuca ulaşmadı. Bazı iddialar davalara konu oldu, bazı davalarda Gökçek lehine kararlar çıktı, bazı kararlar ise daha sonraki aşamalarda değişti.
2011’de eski CHP Ankara İl Başkanı Tarık Şengül, Gökçek’e yönelik yolsuzluk iddialarında bulundu.
Gökçek ise iddiaların kanıtlanması gerektiğini savunarak Şengül’e, “CHP’nin eski il başkanı elinde bir şey var da gidip savcılığa vermiyorsa namerttir” dedi.
Gökçek, Şengül’e çeşitli sorular yöneltti ve iddiaların siyasi amaç taşıdığını savundu.
“Belediye İhale Dalavereleri”
Gazeteci Harun Gürek’in 2013’te yayımlanan “Belediye İhale Dalavereleri” adlı kitabında Gökçek dönemi Ankara Büyükşehir Belediyesi ihaleleriyle ilgili çeşitli iddialar yer aldı.
Gökçek, kitapta kendisi hakkında yer alan iddialara karşı dava açtı.
Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, Gürek’in Gökçek’e 5 bin lira tazminat ödemesine ve kitap kapağındaki Gökçek fotoğrafının çıkarılmasına karar verdi. Dönemin Ankara Büyükşehir Belediyesi bu kararı, kitaptaki iddiaların “asılsız ve haksız” bulunduğu şeklinde duyurdu.
Ancak karar, Gökçek dönemindeki bütün belediye işlemlerinin hukuken aklandığı anlamına gelmiyordu; söz konusu dava kişilik hakları ve kitapta yer alan ifadeler üzerinden görülen bir hukuk davasıydı.
EGO otobüsleri
2014-2015 döneminde CHP’li eski milletvekili Atilla Kart ve CHP’li Aykut Erdoğdu, EGO’ya alınan Mercedes otobüslerle ilgili rüşvet iddialarında bulundu.
Gökçek bu iddiaları reddetti ve Kart’a dava açtı.
2016’da yerel mahkeme Kart’ın 15 bin lira tazminat ödemesine karar verdi. Gökçek kararı “iftiranın” mahkeme tarafından ortaya çıkarılması olarak yorumladı.
Fakat süreç burada bitmedi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 2018’de yerel mahkemenin kararını bozarak Gökçek’in Kart’a açtığı tazminat davalarının reddine karar verdi. İstinaf mahkemesi, Kart’ın açıklamalarının ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Sürpriz istifa
Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemi 2017’de sona erdi.
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekim 2017’de Gökçek’in istifasını istediğini açıkladı.
Gökçek 28 Ekim 2017’de istifa etti. İstifa konuşmasında bunun başarısız olduğu veya yorulduğu için değil, Erdoğan’ın talebi üzerine gerçekleştiğini söyledi ve “Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın emrine uyarak Belediye Başkanlığını bırakıyorum. Benim davamda emir demiri keser” dedi.
Böylece Ankara’da 23,5 yıl süren Gökçek dönemi sona erdi. Yerine Mustafa Tuna seçildi.
Ankapark skandalı
Gökçek döneminin en büyük ve en tartışmalı projelerinden biri Ankapark oldu. Atatürk Orman Çiftliği arazisinde hayata geçirilen ve 2019’da açılan tema parkın maliyeti konusunda farklı rakamlar ortaya çıktı. Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, 2021’de toplam maliyetin 801 milyon dolara ulaştığını açıkladı. Projenin beklenen ilgiyi görmemesi, işletmecinin tesisi kapatması ve parkın uzun süre atıl kalması, harcanan kamu kaynağının karşılığının alınamadığı eleştirilerine yol açtı.
Ankapark’ın yapım ve mal alım ihaleleri de yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının konusu oldu. Ankara Büyükşehir Belediyesi ile TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Gökçek ve dönemin bazı yöneticileri hakkında suç duyurularında bulundu; bazı başvurularda ihalelerde sahte belgeler kullanıldığı, fahiş fiyatlarla alım yapıldığı ve görevin kötüye kullanıldığı öne sürüldü. 2021’de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da Gökçek döneminin yöneticileri hakkında bilgi ve belge talep etti.
İçişleri Bakanlığı için hazırlanan mülkiye müfettişi raporunda ihalelerde sahte evraka veya mevzuata aykırı bir işleme rastlanmadığı, ihalelerin yaklaşık maliyetin altında gerçekleştiği ve kamu zararı oluşmadığı değerlendirmesi yapıldı. Bunun üzerine Gökçek ve dönemin bürokratları hakkında soruşturma izni verilmedi. Ankara Büyükşehir Belediyesi ise bu karara itiraz etti.
Gökçek de Ankapark’a yönelik eleştirileri reddetti. Projenin kendi döneminde sağlam olduğunu savunan Gökçek, 801 milyon dolarlık maliyet rakamını ve özellikle dinozorlar üzerinden yapılan eleştirileri “yalan” olarak nitelendirdi; parkın bugün geldiği durumdan sonraki yönetimi sorumlu tuttu.
Projenin simgesi haline gelen dev dinozor heykelleri de kısa sürede alay konusu oldu, sosyal medyada Ankapark için “dinozor parkı” ve “dinozorlar bile bu paradan daha ucuza gelirdi” gibi espriler yapıldı.
Almanya’daki şirketler
Gökçek’in adı 2026 yazında bu kez ailesinin Almanya’daki şirket ve gayrimenkul faaliyetleri üzerinden gündeme geldi.
Gazeteci Murat Ağırel, Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek’in eşi Hülya Gökçek’le bağlantılı HAMAG adlı Almanya merkezli şirket üzerinden milyonlarca avroluk gayrimenkul işlemleri gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Ağırel’in yayımladığı belgelere dayandırdığı haberlerde, şirketin 2022’de 30 bin avro sermayeyle kurulduğu, daha sonra Düsseldorf’ta 18 daireli bir bina satın aldığı ve yaklaşık 8,5 milyon avroluk bir ticari gayrimenkul anlaşmasına girdiği ileri sürüldü. Türkiye’den şirkete aktarıldığı öne sürülen paranın kaynağının da açıklanması gerektiği savunuldu.
Gökçek ise iddiaları kesin bir dille reddetti ve bunları “iftira” olarak nitelendirerek hukuki süreç başlatacağını açıkladı.
Savcılık soruşturması
Tartışma 29 Ağustos 2026’da yeni bir aşamaya geçti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Gökçek hakkında basın ve yayın organlarında yer alan “yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı” yönündeki iddialar üzerine resen soruşturma başlattığını açıkladı.
Başsavcılık, soruşturmanın amacının “maddi gerçeğin ortaya çıkarılması” olduğunu bildirdi.
Fotoğraf: Twitter (X)
***
Diğer “Portre” yazıları için tıklayın
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
