İstanbul Boğazı’nın iki yakasındaki tarihi yalılar, yalnızca çok değerli gayrimenkuller değil, aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir tarihin “canlı” tanıkları.
Kanlıca’daki Yağcı Hacı Şefik Bey Yalısı’nın yeniden satılması olasılığı bu dünyayı bir kez daha gündeme taşıdı. Faruk Yalçın’ın mirasçıları tarafından 55 milyon dolar bedelle satışa çıkarıldığı belirtilen yalı için Hamdi Ulukaya’nın 30 milyon dolarlık teklif verdiği öne sürülüyor.
Boğaz’ın iki yakasında yaklaşık 600 yalı bulunuyor. Bunların yaklaşık 360’ı tescilli tarihi eser ya da kültür varlığı niteliğinde. Büyük bölümü özel mülkiyette olan yalıların önemli bir kısmı ziyarete açık değil.
Peki Boğaz’ın en tanınmış yalıları ne zaman yapıldı, ilk sahipleri kimdi, hangi ailelerden geçti ve bugün kime ait?
Yüzlerce yalı arasından yedi yapıyı; tarihleri, mimari özellikleri, tanınmış sahipleri ve bugüne kadar uzanan mülkiyet hikâyeleriyle öne çıktıkları için seçtik.
Yağcı Hacı Şefik Bey Yalısı
Bugünkü yalı, Sultan Abdülmecid’in kızı Cemile Sultan için satın alınan bir sahil sarayının bulunduğu yerde yükseliyor. Cemile Sultan’ın sahilhanesi 1871’deki yangında büyük ölçüde yandı.
Arsanın daha sonra Donanma Cemiyeti Reisi ve İstanbul mebusu Yağcı Hacı Şefik Bey ile ortağı İsmail Bey tarafından satın alındığı ve bugünkü binanın 1905’te yaptırıldığı belirtiliyor.

Yalının Faruk Yalçın’a ne zaman ve kimden geçtiği konusunda açık kaynaklarda kesin bir kayıt bulunmuyor. Ancak emlakçı Yüksel Ayıkcan, 2011’de yayımlanan bir röportajında yalıyı yaklaşık 25 yıl önce 3 milyon dolara Faruk Yalçın’a kendisinin sattığını anlatmıştı. Yalçın 1989’da kapsamlı restorasyon yaptırdı ve 2008’deki ölümüne kadar burada yaşadı.
Bugün yalı, Yalçın’ın çocuklarına kalan mirasın parçası ve satışta.
Son bilinen fiyat: 55 milyon dolar
Teklif: 30 milyon dolar
Zeki Paşa Yalısı
Rumelihisarı’nda Boğaz’ın en kolay tanınan yapılarından biri. Şato görünümündeki beş katlı yalı, Sultan II. Abdülhamid döneminin önemli askerlerinden Tophane Müşiri Zeki Paşa için Fransız-Levanten mimar Alexandre Vallaury tarafından yapıldı.
Yaklaşık 130 yıllık yapı 23 oda, 5 salon ve 8 banyodan oluşuyor. Zeki Paşa’nın ölümünden sonra yalı önce damadı Ömer Faruk Efendi’ye, ardından Baştımar ailesine geçti. 2019’da dönemin sahibi olarak Meliha Baştımar’ın adı veriliyordu.

Yalı 2019’da 550 milyon TL fiyatla satışa çıkarılmıştı. 2025’te yeniden satış gündemine geldi ve bazı haberlerde istenen fiyatın yaklaşık 10 milyar TL olduğu bildirildi. Ancak 2025 satış sürecinde resmi bir satış bedeli açıklanmadı.
Son bilinen satış talebi: yaklaşık 10 milyar TL
2019’daki satış talebi: 550 milyon TL
Bugünkü sahibi: Satış haberlerinde hâlâ aile mülkiyetinden söz ediliyor; kesin güncel tapu sahibi kamuya açık değil.
Abud Efendi Yalısı
Kandilli’deki yalının hikâyesi 19. yüzyıla uzanıyor. Yapı 1835-1855 yılları arasında Altunizade Necip Bey için inşa edildi. Daha sonra Fransız Baron Vandeuvre ailesinin eline geçti.
1900’de Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınan yalı, 1981’e kadar Abud ailesinin kullanımında kaldı. Daha sonra Salat Yağları’nın kurucusu İsmail Özdoyuran tarafından satın alındı.
Bugün yalı tek kişinin mülkü değil. Yaklaşık üçte ikisi Özdoyuran ailesinin varislerinde, kalan bölüm ise Mehmet Abud Efendi’nin yaklaşık 40 mirasçısı ve diğer hissedarlar arasında bulunuyor.

En ilginç rakam ise 2026’ya ait: Yalının yüzde 15,23’lük hissesi 170 milyon TL bedelle satışa çıkarıldı. Fakat bu normal bir gayrimenkul satışı değil; söz konusu satış, mirasçıların dava yoluyla elde edeceklerini düşündükleri hakların temlikiyle ilgili. Bu nedenle 170 milyon TL yalının tamamının piyasa değeri değil.
Güncel satış: Yüzde 15,23 hisse için 170 milyon TL
Tamamının değeri: Kamuya açıklanmış güvenilir bir rakam yok.
Erbilginler Yalısı
Eski adıyla Şehzade Burhanettin Efendi Yalısı, daha sonra Mısırlılar ve Erbilginler Yalısı olarak anılan yapı, Boğaz’ın en yüksek bedelle el değiştiren yapılarından biri.
Yeniköy’deki yalı ve beraberindeki köşkler 2015’te 100 milyon avroya satıldı. Tapu kayıtlarında alıcı olarak Katarlı iş insanı Abdulhadi Mana A SH Al-Hajri ile bağlantılı Dardanelles Gayrimenkul Yatırım AŞ göründü.

2023’teki bir haberde de tapu sahibinin aynı şirket olduğu ve yapıda restorasyon çalışmalarının sürdüğü aktarılıyordu.
Son bilinen satış fiyatı: 100 milyon avro (2015)
Bilinen tapu sahibi: Dardanelles Gayrimenkul Yatırım AŞ
Bugünkü piyasa değeri: Kamuya açık güncel bir değerleme yok
Kont Ostrorog Yalısı
Kandilli’deki bu yalı Boğaz’ın en ilginç mülkiyet hikâyelerinden biri.
Yalı 1781’de Halil Paşa ailesinin ikametgâhıydı. Daha sonra Hariciye Nazırı Server Paşa’ya, ardından Belkıs Hanım’a geçti. 1930’da Osmanlı hukukçusu ve danışmanı Kont Leon Ostrorog tarafından satın alındı. Aile 1975’e kadar burada yaşadı.
Daha sonra yalıyı Rahmi Koç satın aldı ve yapı zamanla “Rahmi Koç Yalısı” olarak da anılmaya başlandı.

Yalının geçmişteki satış bedeline ilişkin farklı rakamlar bulunuyor.
Bugünkü sahibi: Rahmi Koç olarak biliniyor.
Güncel piyasa değeri: Açıklanmış güvenilir bir rakam yok.
Sait Halim Paşa Yalısı
Bugünkü yapı 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıktı. İlk sahipleri Düzoğulları ailesiydi. Aristarhis ailesi eski yapıyı yıktırıp 1863’te yeniden yaptırdı.
1876’da yalı, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın oğlu Prens Abdülhalim Paşa’nın mülkiyetine geçti. Abdülhalim Paşa’nın ölümünden sonra dokuz çocuğuna kalan yalıyı Sait Halim Paşa kardeşlerinin hisselerini satın alarak tamamen kendi mülkü haline getirdi.

Yeniköy’deki yalı zaman içinde devlet mülkiyetine geçti. 2000’li yıllarda restorasyonunun ardından özel etkinlikler için kullanılmaya başladı. Sarıyer Belediyesi’nin tarih rehberinde de yapının günümüzde düğün, toplantı ve davet mekânı olarak kullanıldığı belirtiliyor.
Güncel satış fiyatı: Yok
Bugünkü kullanım: Etkinlik ve davet mekânı.
Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı
Anadoluhisarı’ndaki yalı listedeki en yaşlı yapı.
Köprülüler ailesinden ve 1697-1702 yılları arasında sadrazamlık yapan Amcazade Hüseyin Paşa tarafından 1700 civarında yaptırıldı. Yalı daha o dönemde devlet ve diplomasi hayatının önemli mekânlarından biriydi. 1700’de Avusturya elçisi Oettingen burada ağırlanmıştı.

Bugün gördüğümüz yapı, eski yalının tamamı değil. Tarihi ana yapı büyük ölçüde ortadan kalktı; divanhane olarak bilinen bölüm ayakta kaldı. TDV İslâm Ansiklopedisi, mülkiyet konusunda vakıf, belediye ve mütevelli aileleri arasında tarihsel hukuki anlaşmazlıklar bulunduğunu aktarıyor.
Yapım tarihi: yaklaşık 1700
İlk sahibi: Amcazade Hüseyin Paşa
Bugünkü durum: Tarihi yapının yalnızca bir bölümü ayakta
Güncel piyasa değeri: Belirlenemiyor.
Duvarlardaki tarih
Boğaz’ın yalılarına bakıldığında aslında yalnızca milyonlarca dolarlık gayrimenkuller görülmüyor. Her biri İstanbul’un başka bir dönemine açılan bir pencere.
Sadrazamlar, paşalar, hanedan üyeleri, Levantenler, tüccarlar ve Cumhuriyet döneminin iş insanları bu yapılarda yaşadı. Bazıları yangınlardan kurtuldu, bazıları büyük ölçüde yok oldu, bazıları ise üç yüzyılı aşkın süredir Boğaz kıyısında duruyor.
Bugün ise bu tarihi yapıların bir bölümü hâlâ ailelerin özel mülkü, bir bölümü hisseli, bir bölümü etkinlik mekânı, bir bölümü ise artık eski ihtişamından yalnızca bir parçayı koruyor. Fiyatları milyonlarla, hatta bazen yüz milyonlarla ifade edilse de Boğaz’ın yalılarının asıl değeri, İstanbul’un birkaç yüzyıllık tarihini hâlâ kendi duvarlarında taşıyor olmaları.
Not: Manşet görseli yapay zekâyla üretilmiştir.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
