Perşembe, 7 May 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
*Köşe Yazıları

Mach 25 hızında “yerli ve millî!..”

Aydın Sezer
Son güncelleme: 7 Mayıs 2026 19:38
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Malumunuz, SAHA 2026 Fuarı’nda yeni bir “yerli ve milli” şahlanışa daha şahit olduk. Türkiye’nin ilk Kıtalararası Balistik Füzesi (ICBM) “Yıldırımhan” nihayet arzıendam etti.

Açıklanan teknik verilere bakarsanız, insanın başı dönüyor. 6.000 kilometre menzil, Mach 9 ile 25 arası akıl almaz bir hız, sıvı nitrojen tetroksit kullanan 4 roket motoru ve 3.000 kilogramlık harp başlığı… Üstelik hipersonik manevra kabiliyeti sayesinde yeryüzündeki tüm mevcut savunma sistemlerini aşabileceği iddia ediliyor. Yandaş medyaya ve onlardan feyz alan dünya basınına bakarsanız, “Türkiye güç gösterisi yaptı” manşetleriyle ortalık yıkılıyor. Uzmanlar (!), caydırıcılık liginde sınıf atladığımızı, doktrinlerin baştan yazıldığını müjdeliyor. Hatta işi o boyuta vardırdılar ki, fuarda füzeyi gövdesiyle kanlı canlı karşısında görünce adeta orgazm olan savunma analistleri bile gördü bu gözler.

Peki madalyonun diğer yüzünde ne var?

Gelelim füzenin üzerindeki o muazzam siyasi mühendisliğe… Füzenin gövdesine bir yanda Yıldırım Bayezid’in tuğrasını, diğer yanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını nakşetmişler. Bu tuğra ve imza kombinasyonuyla dış dünyaya, Washington’a ya da Moskova’ya nasıl bir mesaj verildiğini inanın ben de bilmiyorum. Ancak bu simgelerin kime tasarlandığını çok iyi biliyorum. Sadece o imzayı görünce mesut, mutlu ve bahtiyar olup, iktidarın yıllardır eleştirdikleri o savruk, maceracı dış politikasına elleri patlarcasına alkış tutan sözde Kemalistleri zoka yutmuş sazanlar gibi avlamaya yetti o imza. Siyasal İslam, yıllar içinde muhalif mahallenin sinir uçlarıyla nasıl oynayacağını, onları tek bir hamasi sembolle nasıl hizaya getireceğini çok iyi öğrendi, hakkını teslim edelim.

İşin rasyonalite ve teknik kısmına dönecek olursak; aklı başında bazı savunma analistleri ve teknik uzmanlar, açıklanan bu verilerin fazlasıyla “aşırı iddialı” olduğunu söylemeye cesaret edebiliyorlar. 6 bin kilometre menzilli bir ICBM geliştirmek, devasa bir bütçe ve uzun yıllara yayılan bir AR-GE ekosistemi gerektirir. “İtibarın tasarrufu”, mühimmatın “maliyeti” olmaz deniyor ama bu tür projelerin sürdürülebilirliği son derece tartışmalıdır. Kıt kanaat ayakta duran bir ekonomide, bu devasa kaynakların çok daha elzem alanlara aktarılması gerekirdi eleştirileri, hamasetin gürültüsü içinde boğulup gidiyor.

Siyaset biliminde acı ama gerçek bir kural vardır; bir ülkede totaliterleşme eğilimleri arttıkça, o ülkenin kamu binalarının boyu uzar, hangarlarındaki füzelerin çapı genişler, namluların menzili büyür. Tam da bu noktada büyük düşünür İbn Haldun’un “Mukaddime”sinde tasvir ettiği “devletlerin yaşam döngüsü”nü hatırlamamak elde değil. Haldun, çöküş ve yaşlanma evresindeki devletlerin psikolojisini adeta asırlar öncesinden bugüne ışık tutarcasına şöyle özetler:

“Devletler de tıpkı insanlar gibi doğar, büyür, yaşlanır ve ölürler. Devlet yaşlanıp çöküş aşamasına girdiğinde, iktidar sahipleri içerideki zayıflığı, ekonomik buhranı ve toplumsal çürümeyi gizlemek için güçlerini devasa yapılar, gösterişli harcamalar ve abartılı bir askeri ihtişamla örtbas etmeye çalışırlar. Dışarıya karşı ne kadar abartılı bir güç gösterisi yapılıyorsa, içerideki çöküş o kadar yakındır ve halkın refahı iktidarın bekası uğruna feda edilmiştir.”

Bizim 6 bin kilometrelik Yıldırımhan da, halktan kopan ve despotikleşen bu siyasi iklimin göklere uzanan yeni bir kanıtı adeta.

Dünyanın kendi kendine yetebilen yedi tarım ülkesinden biri olmakla övündüğümüz o altın yılları çoktan arka bahçeye gömdük. Geldiğimiz noktada, yerli ve millî elmamızın, armudumuzun, domatesimizin fiyatının; Ekvator’un öbür ucundan binlerce kilometre yol tepip gelen ithal tropikal meyvelerden daha pahalı olduğu sürreal bir ekonomik tımarhanede yaşıyoruz.

Ama olsun… Pazar filesi dolmasa da, çiftçi tarlasını ekemese de, emekli ay sonunu getiremese de artık gökyüzünde 6 bin kilometre uzağı vuracak, üzerinde tuğra ve Atatürk imzası olan bir füzemiz var. Mutfaktaki o devasa yangın, pazardaki o sessiz feryat, 3 bin kilogramlık harp başlığı taşıyan bu balistik füzeyle çok güzel perdeleniyor.

Yıldırımhan’ın o muhteşem hipersonik manevra kabiliyeti ile hangi yabancı gücün hava savunma sistemini delip geçeceğini zaman gösterecek. Ancak bildiğim tek bir şey var: Bu füze halkın açlığını, yoksulluğunu ve artan totaliterliği Mach 25 hızıyla aşarak, sahte bir “yerli ve millî” illüzyon yaratma konusunda hedefini şimdiden on ikiden vurmuştur.

Hayırlı, uğurlu uçuşlar efendim…

Fotoğraf: Euronews

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale “Çabuk Kiev’den kaçın!”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe Yazıları

Dünyanın bütün robotları birleşin!

M. Hakkı Yazıcı
7 Mayıs 2026
Köşe Yazıları

Erivan zirvesi, Paşinyan’ın zaferi ve “‘stratejik miyopluk”

Aydın Sezer
7 Mayıs 2026
EditörKöşe Yazıları

Vicdanın ölçü birimi

Erdal Çolak
6 Mayıs 2026
Köşe Yazıları

Çalışarak zengin olunur mu?

Metin Duyar
4 Mayıs 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?