Rusya, yapay zekâ destekli tamamen otonom silah kullanımında yeni bir aşamaya geçti.
6 Temmuz’da Zaporijya’da meydana gelen bir saldırıda, operatörüyle bağlantısı olmayan bir insansız hava aracının hedefini kendi yapay zekâ sistemiyle belirleyerek saldırıyı gerçekleştirdiği ve üç sivilin hayatını kaybettiği bildiriliyor.
Moscow Times gazetesine göre olay doğrulanırsa, bu Rusya’nın hedef seçme ve saldırıyı gerçekleştirme kararını tamamen araç üzerindeki yapay zekâya bıraktığı ilk bilinen vakalardan biri olabilir.
Rusya, yapay zekânın genel amaçlı büyük dil modellerinde ABD ve Çin’in gerisinde kalmasına rağmen, teknolojiyi daha dar ve askeri amaçlara uyarlama konusunda önemli bir alan oluşturuyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha 2017’de yapay zekânın önemine dikkat çekerek, “Yapay zekâ alanında lider olan dünyaya hükmeder” demişti. Kremlin sonraki yıllarda yapay zekâ çalışmalarına milyarlarca dolar yatırım yaptı, devlet kurumlarıyla teknoloji şirketleri arasında işbirlikleri geliştirdi ve uluslararası konferanslar düzenledi.
Ancak Rusya’nın dış politikası, ülkenin küresel yapay zekâ yarışındaki konumunu zayıflattı. Kırım’ın ilhakı Rus akademisyenlerin uluslararası bilim dünyasından daha fazla kopmasına yol açtı, 2022’de başlayan Ukrayna işgali de çok sayıda teknoloji çalışanının ülkeyi terk etmesine neden oldu.
Rusya, ChatGPT gibi sistemlerin öncülük ettiği büyük dil modelleri yarışında ABD ve Çin’e yaklaşamadı. Yandex ve Sber gibi şirketlerin geliştirdiği modeller de küresel liderlerin gerisinde kaldı.
Bunun yerine Moskova, daha küçük yapay zekâ modellerinin savaş alanında kullanılmasına odaklandı. Özellikle görüntüleri analiz ederek hedefleri tanıyabilen evrişimsel sinir ağları (CNN) üzerinde yoğun çalışmalar yürütüldü.
Rusya Devlet Uçak Sistemleri Araştırma Enstitüsü (GosNIIAS), 2023’te bu tür modellerin geliştirilmesini kolaylaştıran Platform-GNS adlı sistemi kullanıma sundu. Kurum ayrıca savaş alanlarına ve hedeflere ilişkin geniş bir görüntü veri seti oluşturarak savunma sanayisinin kullanımına açtı.
Rus geliştiriciler arasında, görüntü tanıma konusunda kullanılan YOLO gibi açık kaynaklı sistemler de yaygınlaştı. Bu modeller, büyük dil modellerine kıyasla çok daha az işlem gücü ve bellek gerektirdiğinden, küçük insansız hava araçlarında kullanılmaya daha uygun.
Ancak bu teknolojinin savaş alanına taşınmasında en büyük sorunlardan biri, küçük dronların sınırlı enerji ve işlem kapasitesi. Rus mühendisler, yapay zekâ modellerini uçuşun yalnızca son aşamasında çalıştırmak ve modelleri küçülterek enerji tüketimini azaltmak gibi yöntemler kullanıyor.
Zaporijya’daki saldırıda kullanılan dronlarda ise NVIDIA’nın Jetson Orin Nano çiplerinin bulunduğu bildirildi. Batılı ülkelerin Rusya’ya gelişmiş çip satışını kısıtlamasına rağmen, Moskova’nın üçüncü ülkeler ve ikincil piyasalar üzerinden Batı menşeli elektronik bileşenlere erişmeye devam ettiği belirtiliyor. Rus dronlarında Batı ve Çin üretimi parçaların birlikte kullanıldığı da biliniyor.
Uzmanlara göre yapay zekâ modelleri daha küçük, hızlı ve enerji açısından verimli hale geldikçe tamamen otonom silahların kullanım alanı da genişleyebilir.
Rusya’nın ABD ve Çin’le büyük dil modelleri yarışında arasındaki farkı kapatması kısa vadede zor görünüyor. Ancak savaş alanında yapay zekânın ölümcül amaçlarla kullanılması konusunda Moskova çok daha farklı bir kulvar oluşturuyor.
Bu gelişme, insan operatörünün karar sürecindeki rolünün giderek azalabileceği ve yapay zekânın hedef tespitinden saldırıya kadar daha fazla aşamayı üstlenebileceği yeni bir savaş döneminin habercisi olabilir.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
