Gazeteci Seyhan Avşar salı günü X hesabından bir paylaşımda bulundu.
“Bugün çok üzücü bir haberle karşılaştım” diye başlayan paylaşımda Avşar, Gezi davası hükümlülerinden birinin özel hayatına ilişkin bilgilere yer verdi.
Paylaşım, söz konusu kişinin eşinin boşanma davası açmasıyla ilgiliydi.
Avşar paylaşımında, davayı açan kişinin adını vererek, “Mahkeme, davacının talebi üzerine verdiği ara kararla duruşmaların gizli yapılmasına hükmetti. Mahkeme kararında; dosyanın kapsamı, tarafların sosyal konumları ve özel hayatlarının korunması gibi gerekçeler dikkate alınarak, davanın içeriğine ilişkin yayın yasağı uygulanmasına da karar verildi. Kararın RTÜK’e de tebliğ edilmesi bekleniyor” diye yazdı.
Bu paylaşım “özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi” gerekçesiyle çok sayıda kullanıcı tarafından eleştirildi.
Gezi davasında yargılanan ve bir süre cezaevinde kalan mimar-aktivist Mücella Yapıcı’nın, “Niçin bunu yazdınız” sorusuna Avşar’ın yanıtı, “Çünkü bir aileyi ne hale soktuklarını bilmek toplumun hakkı. Ayrıca Mücella Hanım bu bir haber. Tepkinizi anlıyorum bunu bilmenizi isterim” oldu.
Bu tür haberlerde kıstas “kamu yararı” olmalı.
Avşar’ın öğrendiği bilgi doğru olabilir ama her doğru bilgi yayınlanmalı mı?
Yaklaşık dört yıldır cezaevinde bulunan bir kişinin eşinin boşanma davası açtığını öğrenmenin kamuya nasıl bir yarar sağlayacağını sormak gerekiyor.
Üstelik, mahkeme davacının talebi üzerine duruşmaların gizli yapılmasına hükmetmiş.
“Çünkü bir aileyi ne hale soktuklarını bilmek toplumun hakkı” tezinin ayakları yere basmıyor çünkü bu bir yorum. Üstelik, bu cümleyi yazmakla mesele artık haber vermekten çıkıyor, gazetecinin olay hakkında hüküm vermesine dönüşüyor.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin “Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi”nin “Gazetecilerin temel görevleri” başlıklı bölümünde, “Gazeteci; halkın haber alma hakkıyla doğrudan bağlantılı bir amaçla izin verilmedikçe kimsenin özel yaşamın gizliliğini ihlal edemez” deniliyor.
Konunun taraflarından biri davayla ilgili gizlilik kararı aldırmış. Bu isteğe saygı duyulması gerekiyor.
“Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi”ninde özel hayatın ihlal edilmemesi ilkesiyle ilgili şöyle bir istisna var:
“Asıl olan kamu yararıdır. Özel hayatın gizliliği, büyük bir suç veya yolsuzluk üzerine araştırma ve yayın, toplumu olumsuz bir tutumla ilgili araştırma ve yayın, toplumun güvenliğinin veya sağlığının korunması, ilgili kişinin sözleri veya eylemleri sonucu halkın yanıltılmasının veya yanlış yapmasının engellenmesi gibi durumlarda geçersiz sayılabilir.”
Peki bu paylaşım yukarıdaki örneklerde yer aldığı gibi istisnai bir durum mu?
Hayır.
Tabii bir de paylaşımın “evlere şenlik” ilk cümlesi var:
“Bugün çok üzücü bir haberle karşılaştım.”
Gazetecinin kişisel duygusu, haberin yayımlanma gerekçesi olamaz.
Sonuç olarak, kamu yararı taşımayan bir bilgi ama düşüncesizlikten ama dikkat çekip beğeni alma uğruna ulu orta paylaşılmış.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
