Perşembe, 1 Eki 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörSerbest Kürsü

Dünya KKTC’yi artık tanımalı

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 1 Ekim 2026 20:16
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM 81. Genel Kurulu’nda yaptığı kapsamlı konuşmada Kıbrıs konusuna da yer verdi.

Erdoğan, Türkiye’nin son yıllarda ortaya koyduğu politikasını bir kez daha açık biçimde tekrarladı: Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tanınmalı, maruz bırakıldığı izolasyon sona ermeli ve uluslararası toplum Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyarak KKTC ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmalıdır.

Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşmesinde de aynı tutumu yineleyerek, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan hiçbir önerinin sonuç vermeyeceğini ifade etti.

Bu açıklamalar, son dönemde Kıbrıs konusunda ortaya çıkan tartışmalar bakımından önem taşıyor. Ekim 2025’te KKTC Cumhurbaşkanı seçilen Tufan Erhürman döneminde BM ve Kıbrıs Rum tarafıyla yürütülen temaslarda, BM Güvenlik Konseyi kararlarında öngörülen siyasi eşitlik temelindeki çözüm çerçevesine yapılan atıflar, Türkiye ve KKTC’nin iki devletli çözüm politikasından uzaklaşarak yeniden federasyon zeminine yöneldiği şeklinde değerlendirmelere yol açmıştı.

Erdoğan’ın BM kürsüsünden yaptığı son açıklama ise Ankara’nın temel politikasında bir değişiklik olmadığını ortaya koyuyor. Türkiye açısından yeni bir müzakere sürecinin zemini, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesidir.

Buna karşılık Nikos Hristodulidis liderliğindeki Kıbrıs Rum tarafı, çözümün BM kararlarında tarif edilen iki toplumlu, iki bölgeli federasyon temelinde olması gerektiğini savunuyor. BM Güvenlik Konseyi’nin yaklaşımı da esas itibarıyla bu çerçeveyi koruyor. Dolayısıyla taraflar arasındaki temel görüş ayrılığı devam ediyor.

Bu nedenle BM, kapsamlı çözüm müzakerelerinin yeniden başlatılmasından ziyade, taraflar arasındaki diyalog kanallarını açık tutmaya ve güven yaratıcı önlemler üzerinde ilerleme sağlamaya çalışıyor. Genel Sekreter Guterres’in tarafları ve garantör ülkeleri bir araya getirmeye yönelik gayriresmî girişimleri de bu arayışın bir parçası.

Kıbrıs meselesinde bugün karşı karşıya bulunan iki farklı vizyon açık: Türkiye ve KKTC egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli bir çözümü savunurken, Rum tarafı ve BM Güvenlik Konseyi federasyon modelini esas alıyor. Bu temel görüş ayrılığı ortadan kalkmadığı sürece resmî ve kapsamlı müzakerelerin yeniden başlaması kolay görünmüyor.

Bu bakımdan Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki mesajının en önemli yönü, Türkiye’nin Kıbrıs politikasının değişmediğini açık biçimde ortaya koymasıdır. KKTC’nin tanınması ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin kabul edilmesi çağrısının bir kez daha BM kürsüsünden yapılması, Ankara’nın çözüm konusunda belirlediği yön ve hedefi uluslararası topluma yeniden kayda geçirmiştir.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanGürsel Demirok
Takip et:
Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
Önceki Makale Futboldaki operasyon hakkında bilinenler
Sonraki Makale Eylül ayında çok okunanlar

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Haritanın ötesinde Ermenistan

Özer Arslanpay
1 Ekim 2026
EditörKöşe Yazıları

Putin’in konuşmasının şifreleri

Aydın Sezer
1 Ekim 2026
EditörMG Özel

Eylül ayında çok okunanlar

Medya Günlüğü
1 Ekim 2026
EditörGünlük

Futboldaki operasyon hakkında bilinenler

Medya Günlüğü
1 Ekim 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?