Salı, 14 Tem 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Halk neden aydınlara mesafeli?

Adil Gürkan
Son güncelleme: 5 Temmuz 2026 17:37
Adil Gürkan
Paylaş
Paylaş

Buna kestirme ve biraz da esprili bir cevap verilebilir.

Aydınlar halka mesafeli de ondan.

Ama burada, bilgili, kültürlü, insancıl, iletişim becerisi yüksek manasına gelen aydın ile aydın taklidi yapanı birbirinden ayırmak gerektiğini vurgulayalım.

O aydın taklidinin de adını koyalım: Entel.

Evet.

Halkla aydınlar arasında bir duvar var.

Mimarı entellerdir.

Bu duvarın temeli yüz yıl kadar önce atıldı. Zaman içinde, kavramlarla, mimiklerle, bakışlarla, el hareketleri ile yükseldi. 

Duvarın içinde bir avuç entel kaldı. Onların zevklerine, bakış açılarına, beğenilerine ayak uyduramayan kitleler dışlandı.

Bu ötekileşmeye bir tepkinin oluşması kaçınılmazdı. 

Duvarın dışında kalanlar da kendi zevklerini, bakış açılarını, değerlerini mutlaklaştırdılar. 

Hatta abarttılar. 

İşi, bilgiyi, şeffaflığı, estetiği alay konusu yapmaya kadar vardırdılar.

Taşra aydına düşmanlaştı

Taşra da, entel düşmanlığı üzerinden kenti ve kente dair her şeyi ötekileştirdi. 

Ötekilere olan tepkisini hayatın her alanına taşıdı. 

Siyasette de aynı tepkiler verildi. Hareketin doğru ya da yanlış olmasına bakılmaksızın, farklı yaşayanlar, düşünenler, peşin hükümle mahkum edildi. 

Entelimiz, kifayetsizliğinin, müzmin mutsuzluğunun nedenini kendisinde aramak yerine, meçhul bir  “cahil” kitle varsaydı ve bütün faturayı ona çıkardı. 

Bir dönem sosyal üstünlüğün elinde olmasına güvenerek, “cahil” kitlenin değerlerini, yaşam tarzını ve görüşlerini toptan küçümsedi.

Münevver değil yarım aydınlar

Çok derin bir kavram olan aydın olmak yerine, anlaşılmaz bir dil ile her yere saldıran bir entel rolünü benimsedi.

Giyim kuşam, hitabet, oturuş, mimik olarak bir kentli olduğunu haykıran hanımefendiler ve beyefendilerin yerini, üç beş yüz kelimeye sıkışmış, giyimi bile bir protesto vasıtasına dönüştürmüş, steril ortamın dışında hayatta kalamayan narsist bir canlı aldı.

Hayatı, etiketlerden, yarım yamalak bilgilerden ibaret sanan bir kite ortaya çıktı ve o tarafta kesin egemenliğini ilan etti.

Sinemaya, operaya, tiyatroya, konserlere gitti. Ama bunları hayatın tadına varmak, deneyim yaşamak için değil, başkalarına gösteriş için yaptı

Kitap okur gibi yaptı. Baştan, ortadan ve sondan birkaç sayfa okudu.

Sonra kitap üstünden ulemalık tasladı.

Entelin bilgi derinliği yoktur. Çevresi, içinde yer aldığı toplum, geçmiş ve doğa ile hemen hemen hiçbir bağ kuramaz. Ama bu alanlarda ahkam keser.

Bu entel kitleyi nasıl teşhis edersiniz?

Sıralayalım…

Yüzeyseldir.

Bilgiyi, yetkinleşmek için değil, karşısındakilere hava atmak için kullanır.

Sağlıklı bir fikir alışverişi yerine rakibini susturmayı tercih eder. 

Manasına vakıf olmadığı aparma kavramlar ve ağdalı bir dil kullanır.

Amaç, fikren uzlaşmak ve zenginleşmek değil, üstünlük kurmaktır.

Eleştiriye kapalıdır. Onu eleştirmeye kalkmak adeta bir cürettir.

Tek beklentileri seçkin bir statü ve tatmin edilmiş egodur.

İşte tam da bu nedenle halk aydına mesafelidir.

Gerçek aydınların birinci görevi bu entel tayfa ile arasında bir duvar çekmektir. Onlardan daha şeffaf, daha saygılı, daha yerli ve daha alçak gönüllü olduklarını kanıtlamaktır.

Özetle, aydın, ülkesi ve milletine doğru bir adım atmalı ve meydanı sahiplenmelidir.

Gerçek aydının sorumluluğu

Bugün Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla entel değil; daha fazla aydındır.

Gerçek aydın, bilgisini ve deneyimlerini bir üstünlük vasıtası değil, ortak gelecek için ilham kaynağı olarak değerlendirmelidir. 

Toplumu dönüştürmek isteyen, sokağa, tarlaya, kahvehaneye, fabrikalara girmelidir.

Türkiye, entelin duvarını aşmalı ve gerçek aydının köprüsüne koşmalıdır.

İlgili yazılar:

Aydın mı entelektüel mi?
Türkiye’nin kendi zihnine yabancı aydını
“Yerli ve millî aydın” olur mu?

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAdil Gürkan
Takip et:
1956’da Mengen Hacıahmetler Köyünde doğdu. İlköğrenimini Mengen Cumhuriyet İlkokulunda tamamladı. Darüşşafaka Liseli olmakla gurur duyar. Hacettepe Üniversitesinde turizm ve işletme eğitimi aldı. Turizm ile ilgili olarak ABD- AH & MA Eğitim Enstitüsünden otelcilik diploması vardır. 1987 yılından bu yana turizm ve otelcilik sektöründedir. Genel olarak otel zincirlerinde ve 5 yıldızlı otellerde gelişen kariyerinde Genel Müdürlük yaptı. Bu gün itibarıyla Türkiye’nin büyük bir turizm grubunda Kurumsal İletişim ve Eğitim Direktörü olarak çalışmaktadır. Mutfak, bisiklet, şiir, roman, tarih ve arkeoloji, Anadolu otları, mantarları ve orman meyveleri özel ilgi alanındadır. Yaz ve kış denize girmek, uzun mesafe bisiklet sürmek tutkusudur. Hepsinden önemlisi, insan, hayvan ve doğa sevdalısıdır. Ütopyası, savaşsız, sömürüsüz, şiddetsiz bir dünyadır. Yazılarında genellikle insanı gülümsetmeye yönelik mizah kullanır. İnsanları güldürmek iyidir…
Önceki Makale Çocuk değil gelecek kaygısı
Sonraki Makale “Bölünme” bize ne anlatıyor?

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Avrupa’ya yeni köprüler kurmak

Gürsel Demirok
14 Temmuz 2026
ManşetSerbest Kürsü

Ferrarilerle verilen mesajın devamı nerede?

Mustafa Böğürcü
14 Temmuz 2026
Serbest Kürsü

Çocuğa güvenmek gerek

Olga Ocaklı
12 Temmuz 2026
Serbest Kürsü

Levent’teki mahallemizden anılar (3)

Alper Eliçin
12 Temmuz 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?