Bir süredir yoğun bakımda tedavi gören gazeteci Vedat Yenerer’in beyin ölümü gerçekleşti.
Yenerer bir süredir İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Kliniği Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi görüyordu.
Bu yazının yazıldığı saatte kadar (Çarşamba 08.00), makineye bağlı olan Yenerer’in hayatını kaybettiğine ilişkin ne ailesinden ne de hastaneden bir açıklama yapıldı. Sadece İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun dün akşam saatlerinde X hesabından, “Üzüntüyle öğrendim ki gazeteci, yazar Sn. Vedat Yenerer Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Ömrünü gazeteciliğe, milletimizin meselelerini gündeme taşımaya adayan; Türk milliyetçiliğini samimiyetle savunan Sn. Vedat Yenerer’e Yüce Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum” paylaşımında bulundu.
Buna rağmen dün öğleden sonradan itibaren hemen hemen bütün haber siteleri “Yenerer’in hayatını” kaybettiğini duyurmaya başladı.
Resmi bir ölüm açıklaması yapılmamasına rağmen odatv.com, ekonomim.com, sozcu.com.tr, milliyet.com.tr, haberler.com, ntv.com.tr, halktv.com.tr ve superhaber.com gibi siteler haberi doğrudan “Vedat Yenerer hayatını kaybetti” başlığıyla verdi.
Medyaradar ve Sputnik ise, olması gerektiği gibi, “Vedat Yenerer’den üzücü haber: Beyin ölümü gerçekleşti” başlığıyla haberi duyurdu.
Tıbben beyin ölümü, bireyin hayatını kaybettiği anlamına gelse de, resmi açıklamanın beklenmesi ve makineye bağlı kaldığı sürece konuyla ilgili haberin sadece “beyin ölümü gerçekleşti” diye verilmesi gazetecilik etiği açısından daha uygun.
Kaldı ki, İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan da gündüz saatlerinde X hesabından yaptığı “taziye” paylaşımını büyük olasılıkla aynı etik kaygıyla daha sonra sildi.
Kimdir?
Türkiye’de savaş muhabirliği denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan Yenerer, yaklaşık kırk yıla yaklaşan gazetecilik kariyeri boyunca dünyanın en sıcak çatışma bölgelerinde görev Show TV, 32. Gün, Star TV, Kanal D ve Habertürk adına görev yaptı. Gazeteci, yazar, belgesel yapımcısı ve televizyon programcısı kimliğiyle tanınan Yenerer, yalnızca haber aktaran bir muhabir değil; savaşların, göçlerin ve uluslararası krizlerin tanığı olarak yakın tarihe not düşen isimlerden biri oldu.
Meslek yaşamına yazılı basında başlayan Yenerer, uzun yıllar boyunca ulusal gazete ve televizyonlarda muhabir, haber müdürü ve dış haberler yöneticisi olarak çalıştı. Özellikle Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika’daki gelişmeleri yerinden izleyerek hazırladığı haberlerle dikkat çekti.
Bosna Savaşı, Kosova Krizi, Çeçenistan, Afganistan, Irak Savaşı, Filistin, Lübnan, Suriye ve Libya başta olmak üzere çok sayıda çatışma bölgesinde görev yapan Yenerer, savaş muhabirliği alanında Türkiye’nin en deneyimli gazetecileri arasındaydı. Çatışmaların yalnızca askeri boyutunu değil, savaşın siviller üzerindeki etkilerini, göç hareketlerini ve insani dramları da haberleştirmesiyle öne çıktı.
Gazeteciliğin yanı sıra çok sayıda belgesel hazırladı, uluslararası güvenlik, terör, istihbarat, göç ve jeopolitik gelişmeler üzerine araştırmalar yaptı. Hazırladığı belgesellerle televizyon programlarında, sahadan elde ettiği gözlemleri tarihsel ve siyasal arka planıyla birlikte değerlendirdi.
Yenerer aynı zamanda çeşitli kitaplara da imza attı. Eserlerinde özellikle terör örgütleri, uluslararası istihbarat faaliyetleri, Orta Doğu politikaları ve bölgesel güç mücadeleleri gibi konuları ele aldı. Kitaplarında yalnızca teorik değerlendirmeler değil, sahada edindiği kişisel gözlem ve deneyimler de önemli yer tutuyor.
Meslek hayatı boyunca birçok ulusal ve uluslararası basın kuruluşuyla çalışan Yenerer, çatışma bölgelerinde yaptığı haberler nedeniyle çeşitli ödüllere layık görüldü ve savaş muhabirliği alanındaki çalışmalarıyla geniş bir okuyucu ve izleyici kitlesi tarafından tanındı.
11 ay cezaevi
Ergenekon Operasyonu kapsamında 26 Şubat 2008’de tutuklanarak cezaevine konuldu. 24 Ocak 2009’da İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla tahliye edildi. Sonradan yaptığı açıklamalarda suçunu ve neden 11 ay tutuklu kaldığını bilmediğini ve hayatından 11 ayını çalanlarla hukuki mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini söyledi.
5 Ağustos 2013’te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
2018 genel seçimlerinde İYİ Parti’den İstanbul, 2. bölge 9. sıra milletvekili adayı olarak gösterildi ancak seçilemedi. 2022 yılında, kurucularından olduğu İYİ Parti’den istifa etti.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
