Dün dolandırıcı denince aklımıza telefonda kendisini polis, savcı ya da banka görevlisi olarak tanıtan kişiler gelirdi. Bugün ise karşımızda çok daha büyük, teknolojik ve küresel bir suç ekonomisi var.
INTERPOL’ün 16 Mart 2026 tarihli “Küresel Mali Dolandırıcılık Tehdit Değerlendirmesi”, aslında hepimizin görmesi gereken büyük resmi ortaya koyuyor.
Dolandırıcılık artık sıradan bir suç değil; organize suçun, siber suçun, insan ticaretinin ve kara para aklamanın kesiştiği küresel bir endüstri haline geliyor.
Rapora göre yapay zekâ destekli dolandırıcılık, geleneksel yöntemlere kıyasla 4,5 kat daha kârlı. Üstelik yapay zekâ yalnızca sahte mesaj üretmek için kullanılmıyor. Suçlular, mağduru belirlemekten ikna etmeye, para istemekten paranın izini kaybettirmeye kadar sürecin önemli bölümünü otomatikleştirebiliyor.
Bu, meselenin boyutunu değiştiren bir gelişme.
Artık karşımızda birkaç kişinin kurduğu küçük dolandırıcılık düzenekleri yok. Teknoloji, insan kaynağı, finans ve uluslararası suç ağlarının birleştiği profesyonel yapılar var.
Daha da vahimi, dünyanın farklı bölgelerinde ortaya çıkan dolandırıcılık merkezleri yüz binlerce insanı kapsıyor. Bu merkezlerde çalışanların önemli bir bölümü ise aslında suçlu değil, insan ticaretinin mağduru. Zorla çevrim içi dolandırıcılık yaptırılıyorlar.
Yani suçun içinde bile başka bir suç var.
Bir başka tehlikeli alan ise cinsel şantaj. Yapay zekâ ile üretilen sahte görüntüler ve içerikler, aşk ve yatırım dolandırıcılıklarıyla birleştirilerek insanların hem paraları hem de itibarları hedef alınıyor.
Kara para aklama ağları da bu sistemin vazgeçilmez parçası haline geliyor. Suç örgütleri artık yalnız hareket etmiyor; uzmanlaşmış para aklama gruplarıyla iş birliği yapıyor, teknoloji ve bilgi paylaşarak sınırları aşan bir suç ekonomisi oluşturuyor.
INTERPOL’ün verileri, mücadelenin de büyüdüğünü gösteriyor. 2024’ten bu yana dolandırıcılıkla ilgili INTERPOL bildirimleri ve yayımları yüzde 54 arttı. Örgüt, aynı dönemde 1,1 milyar dolar değerindeki kayıp varlıklarla bağlantılı 1.500’den fazla uluslararası dolandırıcılık vakasında ülkelere destek verdi.
Fakat burada asıl düşünmemiz gereken rakamlar değil.
Çünkü dolandırıcılığın bedeli sadece para değil.
Bir insanın yıllarca biriktirdiği parasını kaybetmesi, sadece ekonomik bir kayıp değildir. Güvenini, onurunu, ailesini ve geleceğe dair umudunu da kaybedebilir.
INTERPOL Genel Sekreteri Valdecy Urquiza’nın da dikkat çektiği gibi, yapay zekâ, düşük maliyetli dijital araçlar ve küresel suç işbirliği dolandırıcılığın adeta sanayileşmesine yol açıyor.
O halde güvenlik anlayışımızı da değiştirmek zorundayız.
Polisin tek başına mücadele edebileceği bir suçtan söz etmiyoruz. Siber güvenlik birimleri, finans kuruluşları, teknoloji şirketleri, uluslararası kuruluşlar, yargı ve toplum birlikte hareket etmek zorunda.
Çünkü suçlular sınır tanımıyor.
Biz hâlâ ülkeler ve kurumlar arasında sınırlar çizerek mücadele edersek, onlar çoktan dijital dünyanın sınırlarını kaldırmış olacak.
Bugünün dolandırıcısı artık sadece telefondaki kişi değil.
Yapay zekâ kullanan, uluslararası bağlantıları olan, parayı saniyeler içinde farklı ülkelere taşıyabilen ve mağdurunu dünyanın herhangi bir yerinden seçebilen yeni nesil organize suç yapılanmasıdır.
Bu nedenle mesele artık “Dikkatli olun, dolandırılmayın” uyarısının çok ötesindedir.
Mesele, dijital çağın yeni suç ekonomisine karşı devletlerin ve toplumların ne kadar hazırlıklı olduğudur.
Ve görünen o ki, bu soruya vereceğimiz cevap gelecekte sadece paramızı değil, güvenliğimizi de belirleyecek.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
