Salı, 2 Haz 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe YazılarıManşet

Az okuyan çok konuşan

Erdal Çolak
Son güncelleme: 2 Haziran 2026 19:24
Erdal Çolak
Paylaş
Paylaş

Kime sorsam, en son okuduğu kitap ya da kitap okuyup okumadığı sorusuna benzer cevaplar veriyor: “Okumuyorum.”

Sebebini çoğu zaman sormuyorum ama içimde hep aynı merak kalıyor. Çünkü bu cevapların arkasında yalnızca zaman eksikliği değil, giderek kök salan bir alışkanlık ve hatta bir tercih var gibi görünüyor.

“Vaktim yok, çok yoğunum, fırsat bulamıyorum, gözlerim ağrıyor, akşam olunca yorgun oluyorum…” Ama herkesin her şeye zamanı var. Bu gerekçeler neredeyse herkes için geçerli birer kalıp hâline gelmiş durumda. Mesele yalnızca zaman değil; düşünmeye ayrılan alanın giderek daralmasıdır.

Kitap okumayan, düşünmeyi gereksiz gören ve fikirle tartışmayı öğrenmeyen insanlarla karşılaştıkça şunu daha net görüyoruz: Düşünmeyen zihin, bir süre sonra sadece ezberlerin tekrarlandığı bir yankı odasına dönüşür. İnsan ancak sorguladığı ölçüde gelişir, düşündüğü ölçüde derinleşir.

Bugünün en büyük sorunlarından biri, cehaletin artık bir eksiklik olarak değil, bir öz güven biçimi olarak görülmesidir. Birçok insan her konuda kesin konuşmakta ama çok az konu üzerine gerçekten düşünmektedir. Derinlik, yüksek sesle konuşmakta değil, şüphe edebilme cesaretinde gizlidir.

Aynı durum insan ilişkilerinde de karşımıza çıkar. Hatalarını kabul etmeyen, özür dilemeyi zayıflık sayan kişiler zamanla yalnızca kendi egolarını savunur. Olgunluk kusursuz olmak değil, kusurunu fark edip onu telafi edebilmektir.

Empati kuramayan, başkasının acısını küçümseyen ve ilişkileri yalnızca çıkar dengesi üzerinden yaşayan insanlar da giderek çoğalmaktadır. İnsanın karakteri en çok güçsüze karşı nasıl davrandığında ortaya çıkar. Hayvana, çocuğa, yaşlıya ya da garsona kötü davranan bir kişinin “iyi insan” olduğunu söylemek zordur.

Bir başka mesele de sürekli rol yapan, ortama göre kimlik değiştiren insanlardır. Başlangıçta uyumlu gibi görünen bu kişiler zamanla kendi öz benliklerini kaybeder. Çünkü sahte karakterler kalabalık içinde kabul görse de uzun vadede insanı içten içe tüketir.

İnsan yalnızca yaşamak istemez, önemli hissetmek de ister. Bu yüzden çoğu kişi kendine görünmez bir üstünlük alanı kurar. Kendini daha bilgili, daha ahlaklı ya da daha doğru görmek, insanın kırılganlığından beslenen bir savunma mekanizmasıdır.

Ne var ki bu üstünlük hissi çoğu zaman gerçeğe değil, eksikliğin üzerini örtme çabasına dayanır. İnsan kendi sıradanlığıyla yüzleşmekte zorlandığı için başkalarını küçümsemeyi bir korunma biçimi olarak seçer.

Aslında, gerçek bilgelik insanın kendi cahilliğini fark etmesiyle başlar. Bunu unutmamalıyız ki  sahte üstünlüklerin ahlakın bile bir ego aracına dönüşebildiğini gösterir. İnsanın içsel çatışması çok daha derindir: Kendini üstün sanan insan, çoğu zaman kendi iç parçalanmasının esiridir.

Gerçek olgunluk, üstün olmak değil, insan olduğunu kabul edebilmektir. Kusurlu, sınırlı ve yanılabilir bir varlık olduğunu kabul eden kişi hakikate yaklaşır. Asıl tehlike bilgisizlik değil, bilgisizliği kesin doğru sanmaktır.

Ne yazık ki bugünün dünyası hakikati değil, konforu ödüllendiriyor. İnsanlar doğruyu değil, duymak istediklerini tercih ediyor. Bu yüzden dürüstlük sertlik, samimiyet kırıcılık; sahte nezaket ise incelik sanılıyor.

Gerçekle yüzleşmek insanı değişmeye zorlar. Bu nedenle birçok kişi değişmek yerine mevcut hâlini savunmayı seçer. Cehaletin en tehlikeli yanı da budur: İnsan eksik olduğunu bilmediğinde kendini tamam sanır.

Günümüzde bilgi, bir emek olmaktan çıkıp bir süs hâline gelmiştir. Sosyal medya ve hızlı içerik tüketimi, yarım bilginin tam özgüvenle birleştiği bir zemine dönüşmüştür. Bir Mevlana sözüyle bilge, bir Nietzsche alıntısıyla filozof olunmaktadır. Bir Kafka cümlesiyle yabancılaşma çözülmez, sadece estetik bir rahatsızlığa dönüştürülür.

Bir Camus alıntısıyla absürd hayatın mantığı  anlaşılmaz, sadece paylaşılabilir bir başlık olur. Bir YouTube kesitiyle hakikat keşfedilmez, sadece hızlandırılmış bir ikna hissi oluşur. Bir Instagram alıntısıyla bilgelik edinilip, aşk tarif edilemez. Bir “motivasyon” videosuyla yaşam kurulmaz, sadece ertelenmiş hayat biraz daha katlanılır hale getirilir. Oysa çoğu kişi okuduğunu anlamaktan çok, paylaşılabilir cümleleri tüketmektedir. İnsan düşünmek yerine hissetmeyi tüketmektedir.

Bunun sonucu açıktır: yarım bilgi, tam öz güven. En çok konuşanlar çoğu zaman en az düşünenlerdir. İnsanı büyüten şey onay değil, rahatsız edici gerçeklerle yüzleşebilmektir. Hakikat acıtır ama olgunlaştırır; yalan ise yalnızca geçici bir rahatlık sağlar.

Bu nedenle insan, hayatına değer katmayan ve zihnini tüketen ilişkilerden uzak durmayı öğrenmelidir. Çünkü insanın çevresi yalnızca sosyal bir alan değil, aynı zamanda zihinsel bir inşadır.

Birey, yalnızca ne bildiğiyle değil, neyi sorguladığıyla da şekillenir. Zihin ya sürekli düşünmeyle genişler ya da tekrar eden kalıplarla daralır. Gerçek bilgelik, kolay olanı değil doğru olanı seçebilme cesaretinde saklıdır. Düşünmek, okumak çağın hızına karşı en sessiz ama en güçlü direniştir.

Bugünlerde gördüğüm, anladığım tek şey, cehalet cahilin sessizliğinde saklıdır; ama konuşmaya başladığında etrafı da kendine benzettiği gerçeğidir.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanErdal Çolak
Takip et:
Gazeteci-yazar-akade​misyen. Konya’nın Cihanbeyli ilçesine bağlı Kuşça kasabasında 1975’te doğdu. İlk ve ortaöğretimini Konya’da tamamladı, 1996 yılında başladığı Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi’ndeki üniversite, daha sonra Danimarka Kraliyet Okulu’nda (İVA) Copenhagen (The Royal School of Library and Information Science) Kütüphanecilik bölümünde tamamladı. Kütüphanenin Kültüre Etkisi ve Bilginin Bilimselliği üzerine doktora yaptı. Danimarka The Union Press Associat​ion IPC yönetim kurulu üyesi, uluslararası basın yayın kartı sahibi. Kişisel gelişim alanında eğitimler aldı. Psikoterapi Eğitimi sertifikası, Yaşam Koçluğu ve NLP (Zihinsel ve Dilsel Programlama) konusunda diploma sahibi. ”Sonsuzluk İle Hiçlik Arasındaki İnsan” adlı deneme kitabı Dancaya, ”Yalnızlık Aşktır; Yalnızlık, Yokluğun, Hiçliğin Şiirleri” kitabı”. ”Loneliness Is Love” adıyla İngilizceye çevrildi. ”Yüreğim Sensizliğim”, ”Yalnızlık Aşktır”, ”Ben Sana Değil Kendime Geç Kalmışım” adlarında şiir kitapları var. Danimarka’da yaşamaktadır.
Önceki Makale Futbolda yeni kuralların analizi
Sonraki Makale Aşk, taht ve feragat

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

İptal edilen Stalin randevusu

Medya Günlüğü
2 Haziran 2026
GünlükManşet

Aşk, taht ve feragat

Medya Günlüğü
2 Haziran 2026
Köşe YazılarıManşet

Futbolda yeni kuralların analizi

İlhan İlmenöz
2 Haziran 2026
GünlükManşet

Gazeteci mi siyasetçi mi?

Medya Günlüğü
2 Haziran 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?