Cuma, 14 Ağu 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Avrupa’daki Türkler ve AB

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 18 Temmuz 2026 00:16
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

Avrupa’daki Türkler, Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri çerçevesinde zaman zaman önemli bir unsur olarak ele alındı.

Özellikle 2000’li yıllardan itibaren Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenliler ve çifte vatandaşların kamu diplomasisi süreçlerine daha etkin katılımını sağlamak amacıyla çeşitli platformlar oluşturuldu, projeler hayata geçirildi, sivil girişimler desteklendi ve iletişim stratejileri geliştirildi.

Bugün ise farklı bir tabloyla karşı karşıyayız: Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde zaman zaman gerginliklerin yaşandığı, Avrupa’nın birçok ülkesinde göçmen karşıtı ve aşırı sağ akımların güç kazandığı bir dönemde, Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenli insanların rolünü yeniden düşünmek gerekiyor.

Son iki yazımda Avrupa’daki Türkiye kökenli siyasetçilerin Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekmiştim. Bu kez konuya Avrupa Birliği açısından bakmak istiyorum.

Avrupa’daki Türkiye kökenli insanlara yalnızca “diaspora” gözüyle bakılmamalıdır. Onlar aynı zamanda Avrupa’nın siyasetini, hukuk sistemini, kamu yönetimini, üniversitelerini ve ekonomik yapısını yakından tanıyan önemli bir insan kaynağıdır. İki kültürü ve iki sistemi birlikte yaşayarak edinilmiş bu birikim, Türkiye ile Avrupa arasında güçlü ve kalıcı köprüler kurulmasına katkı sağlayabilecek önemli bir avantajdır.

Bu nedenle Avrupa’da başarılı olmuş Türkiye kökenli siyasetçiler, akademisyenler, doktorlar, hukukçular, bilim insanları, girişimciler ve sivil toplum temsilcileri yalnızca yaşadıkları ülkelerin değil, aynı zamanda Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerin de doğal paydaşları olarak görülmelidir.

Bu yaklaşım yalnızca Türkiye’nin değil, Avrupa Birliği’nin de yararınadır. Çünkü Avrupa’nın farklı ülkelerinde yetişmiş Türkiye kökenli profesyoneller, hem Avrupa toplumlarının ayrılmaz bir parçasıdır hem de Türkiye ile güçlü bağlarını sürdürmektedir. Bu özellikleri sayesinde karşılıklı ön yargıların azalmasına, toplumsal uyumun güçlenmesine, bilimsel ve ekonomik iş birliklerinin artmasına ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde güven ortamının yeniden inşa edilmesine katkı sağlayabilirler.

Avrupa Birliği de bu sürece destek verebilir. Vatandaş katılımı, eğitim, araştırma ve sivil toplum alanlarındaki programlar kapsamında Türkiye ile Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenli profesyoneller arasında ortak platformlar oluşturulabilir. Avrupa Parlamentosu üyeleri, akademisyenler, bilim insanları, doktorlar, girişimciler ve yerel yöneticilerin katılımıyla gerçekleştirilecek konferanslar, çalıştaylar ve politika diyalogları karşılıklı anlayışı ve güveni güçlendirebilir.

Erasmus+, Horizon Europe, Jean Monnet ve benzeri Avrupa Birliği programları yalnızca üniversiteler arasında değil, Avrupa’da yetişmiş Türkiye kökenli uzmanların Türkiye’deki kurumlarla ortak projeler geliştirmesine de daha fazla imkân sağlayabilir. Böylece bilimsel üretim, teknoloji transferi ve genç kuşaklar arasındaki bağlar daha da güçlenebilir.

Peki böyle bir süreci kim başlatabilir?

Böylesine kapsamlı bir girişimin tek bir kurum tarafından yürütülmesi kolay değildir. Ancak ilk inisiyatif Türkiye tarafından alınabilir; Avrupa Birliği kurumları ve Avrupa ülkelerindeki paydaşlar da sürece ortak edilebilir.

Bu noktada en doğal koordinatör Dışişleri Bakanlığıdır. Bakanlık; büyükelçilikler, başkonsolosluklar ve ilgili temsilcilikler aracılığıyla Avrupa’da görev yapan veya seçilmiş Türkiye kökenli siyasetçiler, akademisyenler ve kanaat önderleriyle düzenli temas mekanizmaları oluşturabilir.

TBMM bünyesinde kurulabilecek bir “Parlamenter Diplomasi Platformu“, Avrupa’daki Türkiye kökenli parlamenterlerle düzenli diyalog sağlayabilir. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Avrupa’da başarı kazanmış profesyonelleri kapsayan yeni liderlik ve ağ programları geliştirebilir. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile ortak çalışma grupları oluşturularak AB fonlarıyla konferanslar, araştırmalar ve genç liderlik programları düzenlenebilir.

Üniversiteler, düşünce kuruluşları, ticaret ve sanayi odaları, TOBB, DEİK ve Avrupa’daki Türk iş dünyası kuruluşları da bu sürecin doğal paydaşlarıdır. Bilimsel, ekonomik ve kültürel iş birlikleri çoğu zaman siyasi diyaloğun da önünü açmaktadır.

İlk somut adım olarak Dışişleri Bakanlığı, TBMM ve YTB’nin ortak girişimiyle “Avrupa Türkiye Kökenli Liderler Forumu” oluşturulabilir. İlk toplantı Ankara’da gerçekleştirilebilir; daha sonra Brüksel, Berlin, Amsterdam, Paris ve Viyana gibi Avrupa şehirlerinde dönüşümlü olarak devam ettirilebilir. Bu platformda milletvekilleri, belediye başkanları, akademisyenler, doktorlar, hukukçular, girişimciler ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek ortak projeler geliştirebilir.

Böyle bir girişimin amacı herhangi bir siyasi görüşü desteklemek değil; Türkiye ile Avrupa arasında kalıcı diyalog, ortak akıl ve sürdürülebilir iş birliği kanalları oluşturmaktır.

Kısacası mesele yalnızca Avrupa’da yaşayan milyonlarca Türkiye kökenli insanla iletişim kurmak değildir. Asıl mesele, onların bilgi birikimini, tecrübelerini ve iki toplumu yakından tanıyan çok yönlü kimliklerini Türkiye ile Avrupa arasında kalıcı bir iş birliği zeminine dönüştürebilmektir.

Bunun başarısı ise yalnızca devlet kurumlarının çabasıyla değil; Avrupa Birliği kurumlarının, üniversitelerin, yerel yönetimlerin, iş dünyasının ve sivil toplumun ortak iradesiyle mümkün olacaktır. Karşılıklı güvene dayalı, kapsayıcı ve kurumsal bir yaklaşım geliştirilebildiği takdirde Avrupa’daki Türkiye kökenli insanlarımız yalnızca iki toplum arasında değil, Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin geleceğinde de en sağlam köprülerden biri hâline gelebilir.

İlgili yazılar:

Avrupa’daki Türkiye kökenli siyasetçiler
Avrupa’ya yeni köprüler kurmak

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanGürsel Demirok
Takip et:
Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
Önceki Makale Falkland Savaşı’nda ne oldu?
Sonraki Makale Bugünkü köşe yazılarından

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Serbest Kürsü

Zor kararları MGK mi alacak?

Gürsel Demirok
13 Ağustos 2026
Serbest Kürsü

Kapitalizmin çivisi

Tijen Zeybek
12 Ağustos 2026
Serbest Kürsü

Örgütsel güç nereye taşınacak?

Mustafa Böğürcü
11 Ağustos 2026
EditörSerbest Kürsü

Dijital vatandaşlık

Yıldırım Aktuğan
11 Ağustos 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?