Pazar, 19 Tem 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Ankara siyaset kazanı kaynıyor

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 2 Temmuz 2026 19:28
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP liderine yönelik 39 dava açtığını, kesinleşen 21 davadan 20’sinin müvekkili lehine sonuçlandığını açıklamıştı. Çelik ayrıca, Erdoğan başta olmak üzere AK Partili siyasetçiler, bakanlar ve grup başkanvekilleri tarafından açılan davalarla Kılıçdaroğlu’nun yolsuzluk iddiaları üzerinden baskı altına alınmak istendiğini söylemişti.”

Avukat Çelik’in bu açıklamaları Ocak 2021 tarihine ait. O dönemde medyada yer alan haberler, “Hukuk devletinin olduğu yerde açılan davalar Kılıçdaroğlu aleyhine sonuçlanamaz” başlığıyla verilmişti. Çelik ayrıca 18 dava hakkında yargı süreçlerinin devam ettiğini belirtmişti. Aradan geçen yılların ardından, söz konusu davaların bugün hangi aşamada olduğu konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi faydalı olacaktır.

Son dönemde sosyal medya ve yazılı basında Kemal Kılıçdaroğlu hakkında çok sayıda haber ve yorum yer alıyor. Daha önce kaleme aldığım “CHP tuzağa nasıl düştü?” başlıklı yazımda da değindiğim gibi, Kılıçdaroğlu geçmişte dezenformasyon niteliğindeki haberlerden sıkça yakınırdı. Bugün çıkan haberlerin hangisinin doğru, hangisinin dezenformasyon olduğu konusunda kamuoyunun sağlıklı bir değerlendirme yapması giderek zorlaşıyor. Kimi haberler karşısında insan “Olur mu böyle şey?” derken, kimileri karşısında ise şaşkınlığını gizleyemiyor.

Geçen günlerde dikkat çekici bir değerlendirmeye rastladım. Kılıçdaroğlu’nu İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi (İTİA) yıllarından tanıdığını belirten bir hesap uzmanı meslektaşı, kendisi hakkında şu ifadeleri kullanmış:

“Parasal dürüstlüğü konusunda bir şey söyleyemem, dürüsttür. Ancak hayatımda tanıdığım en içten pazarlıklı sinsi insanlardan biridir. Gerektiğinde safa yatar ama göründüğü gibi değildir.”

Siyasetçilerin öğrencilik yılları ve meslek hayatları her zaman ilgi çekici olmuştur. Bu değerlendirme de bu nedenle dikkatimi çekti. Elbette doğruluğunu teyit etmek mümkün değil.

Bugün hakkında çok sayıda haber ve değerlendirme yapılan, siyasi gelişmeler üzerinde etkili olmaya devam eden Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi geçmişinin, ilişkiler ağının ve siyasi tercihlerinin daha yakından incelenmesi gerektiği yönündeki görüşler giderek artıyor.

Öte yandan, yalnızca Kılıçdaroğlu değil, ekibi hakkında da çeşitli iddialar ve yorumlar kamuoyuna yansıyor. Gazeteci Deniz Zeyrek’in köşesinde aktardığı bir kulis bilgisine göre, Kılıçdaroğlu ekibinden olduğu belirtilen bir isim şunları söylemiş:

“Yargı tamamen arkamızda. Hepsinin haddini bildireceğiz. Ağızlarıyla kuş tutsalar hiçbir sonuç elde edemeyecekler. Bütün kapılar yüzlerine kapanacak.”

Bu tür açıklamalar, CHP içerisindeki gerilimin ne kadar derinleştiğini gösteriyor. Parti içindeki farklı ekiplerin birbirlerine yönelik sert tutumları uzun süredir kamuoyunun gündeminde. Bu çatışmalı ortamın ise en çok iktidarın işine yaradığı yönündeki değerlendirmeler dikkat çekiyor.

Daha önce de belirttiğim gibi, Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel ekiplerinin uzlaşması gerektiğini düşünüyorum. Ancak mevcut atmosfer içerisinde bunun kolay olmadığı da açık görünüyor. Parti içindeki mücadele sürerken, seçmenin önemli bir bölümü ekonomik sorunlar, emeklinin geçim sıkıntısı ve çalışan kesimlerin talepleri karşısında muhalefetin enerjisini neden kendi iç meselelerine harcadığını sorguluyor.

Özgür Özel’e yönelik her siyasi darbenin yalnızca CHP’ye değil, daha geniş anlamda muhalefet blokuna zarar verdiğini düşünenlerin sayısı az değil. İktidar değişikliği beklentisi taşıyan seçmenlerin kaygıları da bu nedenle giderek büyüyor.

Diğer taraftan, Ankara kulislerinde farklı senaryolar da konuşuluyor. Bazı iddialara göre, Özgür Özel ve ekibi yeni bir siyasi oluşum ihtimalini ciddi biçimde değerlendiriyor. Bu görüşe göre mevcut şartlarda yeni bir parti kurulmasının kaçınılmaz hale geldiğini düşünenler bulunuyor.

Kulislerde dile getirilen iddialara göre, büyükşehirlerde ve Anadolu’da yeni parti yapılanması için hazırlıklar yürütülüyor, örgütlenme çalışmaları üzerinde duruluyor. Yeni oluşumun yalnızca CHP’nin devamı niteliğinde değil, aynı zamanda daha geniş bir demokratik muhalefet cephesinin merkezi olması hedefleniyor.

Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, CHP’ye oy vermekte tereddüt eden merkez sağ ve milliyetçi seçmenlerin de yeni oluşuma yönelmesinin mümkün olabileceği değerlendiriliyor.

Bu kulis haberlerini okuyan bir dostum, “Atatürkçü, özgürlükçü ve mevcut iktidardan yorulmuş seçmenler yeni bir arayış içinde olabilir. Belki de yeni bir oluşum bir fırsat penceresi açar. Bekleyip görmek gerekir” yorumunu yaptı.

Gerçekten de Ankara’da siyaset gündemi son derece hareketli. Yaz sıcakları siyasetin temposunu düşürmüş görünmüyor. Başkent kulisleri yeni iddialar ve yeni senaryolarla kaynıyor.

Bekleyip göreceğiz…

Fotoğraf: chp.org.tr

İlgili yazı:

CHP tuzağa nasıl düştü?

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanGürsel Demirok
Takip et:
Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
Önceki Makale Gazeteci Zeki Kuban hayatını kaybetti
Sonraki Makale Kapkara 2 Temmuz

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Çocuğa alan açmak gerek

Olga Ocaklı
19 Temmuz 2026
ManşetSerbest Kürsü

“Timsah Celil”in ihaneti

Tijen Zeybek
19 Temmuz 2026
ManşetSerbest Kürsü

Savaş artık asla savaş değil

Adil Gürkan
18 Temmuz 2026
Serbest Kürsü

Buenos Aires notları

Alper Eliçin
18 Temmuz 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?