Salı, 20 Eki 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
ManşetSerbest Kürsü

KKTC’de “enerjik” vaatler

Alper Eliçin
Son güncelleme: 19 Ekim 2026 19:22
Alper Eliçin
Paylaş
Paylaş

Girne caddelerinde günlük yürüyüşlerimi yaparken artık aralık başı yapılacak genel ve yerel seçimler nedeniyle partilerin başlattıkları tanıtım faaliyetleriyle ilgili billboard’lar görmeye başladım.

KKTC’de seçim sistemi nedeniyle parlamentoya giren parti adedi genellikle yüksek olur, ama son yıllarda iki büyük parti hep başı çekiyor. Bunlar halen iktidardaki koalisyonun en büyük üyesi Ulusal Birlik Partisi (UBP) ve ana muhalefetteki Cumhuriyetçi Türk Partisi’dir (CTP). KKTC’de yapılan son cumhurbaşkanlığı seçimini ise ana muhalefet partisinden Tufan Erhürman, rakibi o zamanki cumhurbaşkanı UBP kökenli Ersin Tatar’a, Ankara’daki rejimin gizli ve açık desteğine rağmen büyük farkla kazanmıştır.

Parlamento ve yerel yönetim yöneticilerinin seçileceği bu seçimlerle ilgili billboard’larda UBP’nin ön plana çıkardığı konular oldukça dikkatimi çekti. Bunlar ağırlıklı olarak Türkiye’nin taahhüt ettiği söylenen projelerden oluşuyor: 15 bin toplu konut, fiber optik internet şebekesi, kablo ile Türkiye’den elektrik ve bir boru hattı ile doğal gaz getirilmesi, seçim kampanyasında özellikle ön plana çıkarılıyor. Benim bu tanıtımla ilgili bazı eleştirilerim var. Bunlardan ilki, sanki bu projelerin Türkiye’nin sağladığı kaynaklarla değil de iktidara gelirse UBP’nin gerçekleştireceği işlermiş gibi gösterilmesi. Yani seçimde oyunuzu bize vermezseniz bu projeler gerçekleşmez, Ankara biz kazanmazsak bu projeleri başlatmaz mesajı iletiliyor.

Ayrıca bu seçim kampanyasında, gerçekleşmesi veya aynı anda gerçekleşmesi anlamsız olan bazı projeler sanki hep birden yapılacakmış gibi lanse ediliyor. Bunun en güzel örneği de kabloyla elektrik ve doğal gaz projeleri…

Türkiye’den KKTC’ye kablo ile elektrik getirme projesi ilk olarak 2016’da gündeme gelmişti. O tarihte iki ülke arsında bir işbirliği anlaşması imzalanmış ve 20 Şubat 2021’de de TBMM tarafından onaylanmıştı (1). Hatta Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu projenin yapımını KKTC’de Kalecik elektrik santralini de çalıştıran Aksa’nın gerçekleştireceğini de açıklamıştı. Temmuz 2023’te imzalanan protokole göre ise fizibilite etüdü bir yıl içerisinde tamamlanacak, izleyen beş yıl içerisinde de kablo çekilecek ve iki ülkenin elektrik şebekeleri birbirine bağlanacaktı. Bu sayede KKTC’de üretilecek güneş enerjisinin fazlası Türkiye’ye aktarılırken KKTC’nin sık sık oluşan baz enerji açığı da Türkiye’den gelecek enerji ile kapatılacaktı (2).

Ancak, konuyu bilen uzmanlar on yılı aşkın bir süredir, Türkiye’nin AB ile imzalamış olduğu ülkenin enterkonnekte şebekesinin Avrupa’nın bir parçası olmasını sağlayan anlaşmaya göre Yunanistan ve GKRY’nin onayı olmaksızın Türkiye ile KKTC arasında iki yönlü bir elektrik bağlantısının olanaksız olduğunu vurguluyorlar. Nitekim en son Nisan 2026’da AB’nin ilgili kurumu bu konuda bir basın duyurusu yayınladı (3). AB’ye göre Kıbrıs adasını Avrupa’ya bağlayacak tek bir proje onaylanmış durumda. O da GKRY-Girit-Yunan ana karası üzerinden döşenecek ve KKTC’yle Türkiye’yi devre dışında bırakacak olan kablo.

Nitekim 13 Temmuz 2026’da UBPli Başbakan Üstel de bu durumu doğruladı. Türkiye ile KKTC arasında imzalanan doğal gaz boru hattı kurulmasına yönelik mutabakat zaptının imza töreni esnasında Türkiye ile KKTC arasında enerji hattı çekilmesi için gerekli fizibilitenin tamamlandığını, ancak AB’nin enerji kuruluşu ENTSO-E’nin GKRY’nin engellemesi nedeniyle projeyi onaylamadığını açıkladı (4). Yani böyle bir proje artık söz konusu değil dedi. Buna rağmen UBP’nin seçim kampanyası esnasında kablo ile elektrik getirilecekmiş gibi bir propoganda çabası içerisinde. Üstüne üstlük Sayın Üstel 12 Ekim 2026’da yaptığı basın toplantısında “Şov yapan bir parti değiliz. Sadece laf üreten bir parti hiç değiliz. Ülkenin en büyük projelerini hayata geçiren partiyiz” dedikten sonra kablo ile elektrik projesine çok yakında başlanacağını ifade etti (5). Yani Üstel üç aya içerisinde kendi kendiyle çelişmiş oldu. Sayın Üstel’in konuşmalarını hazırlayan kişilerin metin hazırlarken arşivi daha dikkatli gözden geçirmelerinde yarar olduğu kanısındayım. Zira Başbakan’ın hangi konuşmasında söylediklerinin gerçek olduğunu biz seçmenler anlamakta zorlanıyoruz.

Girne’den bir UBP afişi

Gelelim doğal gaz boru hattı projesine..

Bu proje, KKTC’ye Türkiye’den kablo ile elektrik getirilemeyeceği için bir seçenek olarak üretilmiş. Ancak, kablo ile elektrik getirilemeyeceği yıllar öncesinden anlaşılmış olmasına rağmen, doğalgaz projesinin ancak şimdi gündeme getirilmiş olması iki ülkenin yöneticilerinin ne kadar yetersiz olduğunun da bir göstergesi.

Projeye göre 97 kilometresi deniz altında olmak üzere toplamda 101 kilometre uzunluğunda bir boru hattı ile Anamur’dan KKTC’deki Teknecik elektrik santralinin bulunduğu noktaya doğal gaz getirilecek. Projenin hesaplanan maliyeti 700 milyon dolar mertebesinde, ama tüm büyük projelerde olduğu gibi gerçek rakam daha yüksek olacaktır (6).

Projenin 2028 yılında tamamlanması bekleniyormuş. Tabii onun da gecikmesi çok muhtemel. Her şeyin başında kaynak bulunması gerekiyor ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bütçesinde böyle bir kaynak yok. O nedenle proje yap-işlet-kar et yöntemiyle bir özel şirkete yaptırılacaktır. Ancak konu KKTC olunca özel sektörün de yabancı kaynaklı finansman bulması pek kolay olmayacaktır.

Türkiye’den KKTC’ye su getirilirken, denizi geçmiş ama derede boğulmuştuk. Yani boru hattı ve KKTC tarafında yapılması gereken baraj tamamlanmış ama, ada içi dağıtım şebekesi çok geriden gelmişti. Gelen su da yerel dağıtım şebekesindeki kaçaklardan dolayı büyük oranda kayboluyordu. Bugün ne durumda bilmiyorum. Geçen zaman içerisinde önemli oranda toparlanmıştır diye ümit ediyorum. Ancak söz konusu su sadece kentlerde tüketim için değil tarım için de düşünülmüştü. Uzun bir gecikmeyle sonunda gerekli tünel açılıp Geçitköy barajında ülkenin narenciye üretim merkezi olan Güzelyurt ovasına su ulaştı. KKTC tarımını asıl canlandıracak Mesarya Ovası’na ise suyun ulaşması için bir başka tünel ve boru döşeme çalışması ise halen devam ediyor. Yani su adaya geleli yıllar geçmiş olmasına rağmen hala yeterli fayda sağlanamıyor.

Eğer su boru hattındaki yaklaşım doğal gaz boru hattında da uygulanırsa, UBP bundan sonra yapılacak üç beş seçimde de bu konuyu gündeme getirerek propaganda yürütebilir, zira iş adaya doğal gazı getirmekle bitmiyor; boru hattına paralel olarak doğal gaz ile çalışan elektrik santrallerinin de devreye girmesi gerekiyor. Yani Teknecik ve Kalecik’teki fueloil ve dizel ünitelerin dönüştürülmesi şart. Bu sayede hem temiz ve bol enerjiye kavuşulacak, hem de maliyetlerde ciddi bir tasarruf sağlanabilecek.

Özetle enerjide arz güvenliği sağlanacak, tanker ve deniz taşımacılığı maliyeti ortadan kalkacak, santral verimliliği artacak, bakım maliyetleri düşecek, emisyon azalacak. Bunların sonucunda da elektrik enerjisinin üretim maliyeti ciddi şekilde düşecek. Ayrıca bu yatırımın gerçekleştirilmesi için hiçbir yabancı ülke veya kurumdan onay almaya da gerek olmayacak.

İki seçenek

Su projesindeki hataya tekrar düşmemek için de santrallerin doğal gaza dönüştürülmesi işine de derhal başlanması gerekiyor. Ancak konunun uzmanı olmadığımdan bunun teknik açıdan mümkün olup olmadığını, olursa maliyetini bilmiyorum. Fakat bu sorunu çözmek için iki seçenek daha var. Bunlardan biri, gerekli gaz türbinlerini satın almak, ki sanırım ilk yatırım olarak en maliyetli çözüm bu. Öte yandan zaman içerisinde en ekonomik olan da bu olacaktır, zira modern santrallerin randımanı son derece yüksek. Ne yazık ki ne Türkiye ne de KKTC şu anki mali yapılarıyla bu işin altından kalkabilir, ama türbinleri üretecek olan firmanın finansmanını da kendisinin getirmesi halinde aşılabilecek bir konu.

İkinci seçenek ise Türkiye’den bir santrali buraya taşımak. Teknecik’in ilk döneminde böyle bir uygulama küçük çaplı da olsa yapılmıştı. Tabii bu kez taşınacak olan, günümüzdeki gereksinimlere yanıt verebilecek bir doğalgaz santrali olmalı. Internet üzerinden yaptığım araştırmaya göre, halen Türkiye’de böyle bir santral var; İstanbul-Esenyurt’taki 180 MW gücündeki gaz kombine çevrim santrali. 3×40 MW gaz+1×72 MW buhar türbinünden oluşuyor. 1999 teknolojisi olduğundan randımanı modern santrallerden düşük (yüzde 45.7). Santral şu anda atıl durumda. EÜAŞ ‘ın verdiği bilgiye göre, santral Haziran 2025’te özelleştirilmiş (7). Yeni sahibi Orkay Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret LTD isimli Diyarbakır merkezli bir şirket. Niyetleri kent içinde kalan santral arazisine konut yapmak. Bu konuda gerekli imar revizyonları da tamamlanmış. Teklif edildiği takdirde, asıl iştigal sahasına girmeyen bu santrali EÜAŞ’ın ve politikacıların desteğiyle KKTC’ye satabilir. Konunun acilen değerlendirilmesinde ve fizibilite etüdünün yapılmasında yarar olabilir.

Toparlarsak, kablo ile elektrik getirilmesi bir hayal gibi gözükmekte. Buna karşılık, finansmanı sağlanırsa, doğal gaz boru hattı daha gerçekçi. Ancak boru hattının yapımına paralel olarak KKTC’deki enerji depolama ve üretim altyapısının da ele alınması gerekmekte. Bu bağlamda da teorik olarak üç seçenek ön plana çıkmakta; Teknecik’teki buhar santralini doğalgaza uyarlamak, yeni kombine çevrim santrali inşa etmek veya Türkiye’de artık atıl durumda bulunan Esenyurt Kombine Çevrim Santrali’ni elden geçirerek KKTC’ye taşımak. Bu yatırımlardan hangisinin daha fizibl olduğunu da konunun uzmanların hesaplaması gerekiyor.

Bitirirken, UBP’nin seçim kampanyasına geri dönersek, KKTC’de gerçek dışı beyanlar partilerin oy potansiyelini artık pek artırmıyor, hatta olumsuz etkiliyor. Trump’ın bile hali ortada. Daha da önemlisi son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de gözlemlendiği gibi, Ankara’daki iktidara yakın görünmek maalesef ciddi oy kaybına neden oluyor. O nedenle, UBP’nin seçim kampanyası sanki yine hatalı bir strateji üzerine oturtulmuş. Vakit varken propaganda stratejilerini yeniden gözden geçirmelerinde yarar olduğu kanaatindeyim.

  • https://www.lexpera.com.tr/resmi-gazete/metin/turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-kuzey-kibris-turk-cumhuriyeti-hukumeti-arasinda-enerji-alaninda-is-1?utm_source=chatgpt.com
  • https://basbakanlik.gov.ct.tr/BASIN-VE-HALKLA-%C4%B0L%C4%B0%C5%9EK%C4%B0LER/BASIN-A%C3%87IKLAMALARI/ba%C5%9Fbakan-220nal-220stel-kuzey-kibris-t220rk-cumhur%C4%B0yet%C4%B0-%C4%B0le-t220rk%C4%B0ye-arasinda-%C4%B0mzalanan-uluslararasi-enerj%C4%B0-protokol220-ve-kib-tek-%C4%B0le-aksa-arasinda-%C4%B0mzalanan-s214zle%C5%9Fme-%C4%B0le-%C4%B0lg%C4%B0l%C4%B0-a199iklamalarda-bulundu?utm_source=chatgpt.com
  • https://eepublicdownloads.blob.core.windows.net/public-cdn-container/clean-documents/Reports/2026/260410_Press_Statement_Cyprus_final.pdf
  • https://pio.mfa.gov.ct.tr/basbakan-ustel-ulkenin-enerji-gelecegini-sekillendirecek-stratejik-bir-adim-attik/
  • https://haberkibris.com/ustel-ulkenin-en-buyuk-projelerini-hayata-geciren-partiyiz-1303-2026-10-12.html
  • https://enerji.gov.tr/haber-detay?id=31836&utm_source=chatgpt.com
  • https://mail.google.com/mail/u/0/#inbox/FMfcgzQhWnvRQFWlflhDSWvVtvqZPPTl?projector=1&messagePartId=0.1

Not: Bu yazım ilk olarak noktakibris.com sitesinde yayınlanmıştır.

Görsel yapay zekâyla üretilmiştir.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAlper Eliçin
Takip et:
1974 yılında Alman Lisesi’nden mezun oldu. Öğrenimine Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde devam etti. İngiltere’de Sussex Üniversitesi’nde Yöneylem Araştırması ve ABD’de Clemson Üniversitesi’nde İşletme alanlarında yüksek lisans yaptı Dünya Bankası'na değişik projelerde danışmanlık yaptı, Çukurova Metropolitan Bölgesi Kentsel Gelişim Projesi'nde ise proje direktör yardımcılığı görevini üstlendi. Gayrimenkul geliştirme projelerindeki deneyimini zaman içerisinde turizm yatırımlarına yönlendirmiştir. İş yaşamına 1990 yılından itibaren Pegasus Havayolları'nda kurucu ortak olarak devam etti, şirkette genel müdür yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. İstanbul Havayolları'nda genel müdür yardımcılığı, Kavrakoğlu Management Institute’da başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Havayolu yönetimi, yeniden yapılandırılması, şirket birleştirme, ayırma ve satın almaları ve gayrimenkul yönetimi konuları uzmanlık alanlarından. Merkezi Paris'te olan Milletlerarası Ticaret Odası Havacılık Komitesi'nde uzun yıllar Türkiye'yi temsil etti, Türkiye Havacılık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği Başkan Yardımcılığı görevlerinde de bulundu. 2008 yılında BCD Eğitim ve Danışmanlık Ltd’nin kurucu ortağı oldu. Halen serbest danışman ve eğitmen olarak çalışmaktadır. Bugüne kadar Türkiye, KKTC, Rusya, Gürcistan, Azerbaycan, Romanya, Mısır, Belçika, İsviçre ve Avusturya’da eğitimler vermiş, danışmanlık yapmıştır. Ayrıca, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde dijital yayın organlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Çok iyi düzeyde Almanca ve İngilizce biliyor. Dağ tırmanışları ve doğa yürüyüşlerine ilgi duyuyor, Ağrı ve Musa dağları tırmandığı dağlar arasındadır. Okumak ve seyahat etmekten büyük zevk alıyor.
Önceki Makale Öğrencilerin “40 para” isyanı
Sonraki Makale Yeni güvenlik dönemi mi?

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Murat Ağırel tutuklandı

Medya Günlüğü
19 Ekim 2026
ManşetSerbest Kürsü

Dijital çağın görünmez yalnızlığı

Yıldırım Aktuğan
19 Ekim 2026
ManşetSerbest Kürsü

Yeni güvenlik dönemi mi?

Mustafa Böğürcü
19 Ekim 2026
GünlükManşet

Öğrencilerin “40 para” isyanı

Medya Günlüğü
19 Ekim 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?