Pazar, 19 Tem 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

AİHM’e Ankara’dan bakış 

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 25 Haziran 2026 16:56
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

CHP Genel Başkanlığı görevinden mahkeme kararıyla uzaklaştırılan Özgür Özel ve ekibinin, 27 Haziran’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde “Demokrasi Yürüyüşü ve Dayanışma Mitingi” düzenlemeye hazırlandığı belirtiliyor.

Bir dönem bazı AK Partililerin sıkça başvurduğu AİHM kapısını bu kez CHP’lilerin aşındıracağı anlaşılıyor. Böylece AİHM, iç siyasette dert anlatma ve meşruiyet arama adreslerinden biri haline geliyor.

Bu haberi okuyunca, daha önce kaleme aldığım “Brüksel’den Eleştiri Yağmuru” başlıklı yazıya yapılan yorumlardan biri aklıma geldi. Avrupa Parlamentosu raporunda Türkiye’ye yöneltilen eleştirilerden biri de AİHM kararlarının bazılarına Ankara’nın uymamasıydı. Bir okuyucu, “Türkiye sözleşmeyi imzalamış ama uygulamıyor. Anlaşılır gibi değil. Hapisteki insanlar için yüreğim sızlıyor” diyordu. Yüreği sızlayan yalnızca o vatandaşımız değil. Bu konuda çok sayıda insan aynı soruyu soruyor: Türkiye taraf olduğu bir sözleşmenin kararlarını neden uygulamıyor?

Bu soruya geçmeden önce AİHM’in ne olduğunu kısaca hatırlatmakta yarar var.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bireylere devletlere karşı hak arama imkânı tanıyan dünyanın en etkili uluslararası hukuk mekanizmalarından biridir. Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin güvencesidir. Vatandaşlar, ülkelerindeki tüm iç hukuk yollarını tükettikten sonra AİHM’e başvurabilmektedir. Mahkeme, sıradan bir bireyle devlet aygıtını hukuk önünde eşit statüde buluşturur.

AİHM’nin verdiği ihlal kararları yalnızca tazminat ödenmesini gerektirmez; aynı zamanda benzer ihlallerin tekrarlanmaması için yasal düzenlemelerin yapılmasını da zorunlu kılar. Mahkeme içtihatları, üye ülkelerdeki yargı organları için önemli bir referans kaynağıdır.

Yaşam hakkı, adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü ve işkence yasağı gibi temel hakların yorumunu sürekli güncelleyen AİHM, Avrupa hukuk düzeninin temel sütunlarından biri olarak kabul edilir. Bu nedenle AİHM kararlarına uyum, bir ülkenin demokratik hukuk devleti niteliğinin önemli göstergelerinden biri sayılır.

AİHM’in 2025 verilerine göre Avrupa Konseyi ülkeleri arasında hakkında en fazla başvuru yapılan ülke Türkiye’dir. Türkiye’den gelen başvuru sayısı bir önceki yıla göre azalsa da halen oldukça yüksektir. Mahkeme, 2025 yılında Türkiye hakkında bireysel ve toplu başvurular kapsamında onlarca karar açıklamıştır.

Buna karşın hükümetin bazı sembolik ve yüksek profilli davalarda AİHM kararlarını uygulamaması, hem ülke içinde hem de Avrupa Konseyi ile Avrupa Birliği raporlarında eleştiri konusu olmaya devam etmektedir. Oysa Anayasa’nın ilgili hükümleri uyarınca AİHM kararları iç hukuk açısından bağlayıcıdır.

Uygulamama gerekçeleri

Hükümet yetkilileri ve bazı yargı organları, AİHM kararlarının uygulanmamasını çeşitli gerekçelerle savunmaktadır.

Bunlardan ilki, AİHM’in Türkiye’ye karşı tarafsız davranmadığı ve siyasi saiklerle hareket ettiği iddiasıdır. Ankara, bazı Batı Avrupa ülkelerine gösterilen yaklaşım ile Türkiye’ye yönelik yaklaşım arasında çifte standart bulunduğunu savunmaktadır.

Bir diğer gerekçe ise AİHM’in ulusal mahkemelerin yerine geçerek bir temyiz mercii gibi davranamayacağı görüşüdür. Hükümete göre bazı kararlar Türkiye’nin güvenliğini, anayasal düzenini ve terörle mücadele kapasitesini olumsuz etkileyebilecek sonuçlar doğurmaktadır.

Ayrıca, AİHM’in ihlal kararı verdiği dosyalarla ilgili kişilerin cezaevinde bulunma nedenlerinin farklı olduğu ileri sürülmektedir. Bu nedenle bazı davalarda AİHM’in tahliye yönündeki değerlendirmelerine rağmen yeni soruşturmalar veya farklı suçlamalar gerekçe gösterilerek tutuklulukların devam ettirildiği görülmektedir.

Olası sonuçlar

AİHM kararlarının uzun süre uygulanmaması Türkiye açısından çeşitli riskler doğurmaktadır.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin başlattığı ihlal prosedürleri, teorik olarak Türkiye’nin Konsey içindeki bazı haklarının askıya alınmasına kadar uzanabilecek yaptırımları gündeme getirebilir.

Bunun yanında insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanındaki olumsuz değerlendirmeler, Türkiye’nin uluslararası itibarını zedelemekte ve Batılı kurumlarla ilişkilerini zorlaştırmaktadır.

Ekonomik açıdan bakıldığında ise yatırımcılar hukuki öngörülebilirliğe büyük önem vermektedir. Hukuk güvenliğine ilişkin soru işaretleri, doğrudan yabancı yatırımların azalmasına ve ülkenin risk priminin yükselmesine yol açabilmektedir.

AİHM tarafından verilen tazminat kararları da sonuçta kamu bütçesinden karşılanmaktadır. Bunun yanı sıra AİHM içtihatlarını esas alan Anayasa Mahkemesi ile bu kararları uygulamayan bazı yerel mahkemeler arasında yaşanan görüş ayrılıkları, zaman zaman bir yargı krizine dönüşmektedir. Bu durum vatandaşların adalete olan güvenini de olumsuz etkilemektedir.

Sonuç olarak, AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmaması meselesi yalnızca hukuki bir tartışma değildir. Konu, aynı zamanda demokrasi, hukuk devleti, ekonomi ve dış politika boyutları bulunan çok yönlü bir meseledir.

Ne var ki muhalefet, toplumun gündemindeki ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı, adalet, eğitim ve hukuk sistemi gibi temel sorunlara yeterince odaklanmak yerine uzun süredir kendi iç çekişmeleriyle meşgul görünmektedir. Kamuoyu bir yandan derinleşen ekonomik sorunlarla mücadele ederken, diğer yandan muhalefet partilerindeki güç savaşlarını izlemektedir.

İktidarın en güçlü rakibi olması gereken ana muhalefet partisinin enerjisini kendi iç hesaplaşmalarına harcaması, doğal olarak AK Parti’nin işini kolaylaştırmaktadır. Siyasette rakibiniz kendi kendini yıpratıyorsa, sizin fazla çaba göstermenize gerek kalmaz. Bu nedenle bugün gelinen noktada AK Parti’nin en büyük avantajlarından biri, muhalefetin dağınık ve kendi içine dönük görüntüsüdür. İktidarın şanslı olduğu kadar, muhalefetin de kendi önceliklerini yeniden gözden geçirmesi gereken bir dönemden geçiyoruz.

Fotoğraf: echr.coe.int

İlgili yazı:

Brüksel’den eleştiri yağmuru

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanGürsel Demirok
Takip et:
Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
Önceki Makale Bahçeli Ermenileri kızdırdı
Sonraki Makale Dezenformasyon operasyonları

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Çocuğa alan açmak gerek

Olga Ocaklı
19 Temmuz 2026
ManşetSerbest Kürsü

“Timsah Celil”in ihaneti

Tijen Zeybek
19 Temmuz 2026
ManşetSerbest Kürsü

Savaş artık asla savaş değil

Adil Gürkan
18 Temmuz 2026
Serbest Kürsü

Buenos Aires notları

Alper Eliçin
18 Temmuz 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?