Salı, 14 Tem 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Brüksel’den eleştiri yağmuru

Gürsel Demirok
Son güncelleme: 20 Haziran 2026 19:17
Gürsel Demirok
Paylaş
Paylaş

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) 17 Haziran’da kabul ettiği 2025 Türkiye Raporu, Ankara ile Brüksel arasındaki uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarını bir kez daha gündeme taşıdı.

Tavsiye niteliği taşıyan ve hukuki bağlayıcılığı bulunmayan raporda Türkiye’ye yönelik sert eleştiriler yer alırken, Ankara da rapora aynı sertlikte karşılık verdi.

Avrupa Parlamentosu üyeleri, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yapılan seçimlerle göreve geliyor. Parlamento tarafından hazırlanan ülke raporları doğrudan bağlayıcı olmasa da AB kurumlarının ilgili ülkelere bakışını yansıtması bakımından önem taşıyor.

Raporda, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin yeniden canlandırılabilmesi için gerekli olan Kopenhag Kriterleri’ni karşılamadığı belirtiliyor. Avrupa Birliği’nin son dönemde genişleme politikasına yeniden ivme kazandırdığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin demokratik reformlar konusunda yeterli ilerleme sağlayamadığı ve bu nedenle ortaya çıkan “fırsat penceresini” değerlendiremediği ifade ediliyor.

Belgede hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokratik standartlar, basın özgürlüğü ve temel haklar alanlarında yaşanan sorunlara geniş yer veriliyor. Yargı bağımsızlığının zayıfladığı, kuvvetler ayrılığı ilkesinin aşındığı ve hukuk sistemine yönelik güvenin azaldığı yönündeki değerlendirmeler dikkat çekiyor.

Raporda ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararlarının uygulanması çağrısı yinelenirken, Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay ve Tayfun Kahraman hakkında verdiği kararların hayata geçirilmediği eleştirisi de yer alıyor. CHP ve DEM Partili bazı belediye başkanlarının görevden alınması demokratik temsil açısından kaygı verici gelişmeler arasında gösteriliyor. CHP ise ilk kez sistematik biçimde hedef alınan ana siyasi aktör olarak tanımlanıyor.

Avrupa Parlamentosu raporunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna da değiniliyor. Raporda, İmamoğlu’nun yargı sürecine ilişkin eleştiriler dile getirilirken, bu durumun siyasi rekabet ve seçim süreci üzerindeki etkilerine dikkat çekiliyor.

İnsan hakları ve temel özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarına ilişkin olarak bazı Türk yetkililere yönelik yaptırım çağrıları da raporda yer alıyor. Bu çerçevede Adalet Bakanı Akın Gürlek’in adı da geçiyor.

Yaklaşık beş yıl aradan sonra ilk kez laiklik ilkesine özel vurgu yapılması da raporun dikkat çekici unsurları arasında bulunuyor. Avrupa Parlamentosu, Türkiye’de laiklik ilkesinin korunmasının demokratik düzen açısından önem taşıdığını savunuyor.

Raporda, Türkiye vatandaşlarının uzun süredir gündeminde olan vize serbestisi sürecinin yeniden canlandırılması çağrısı yapılırken, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için hukuk devleti ve temel haklar alanlarında ilerleme sağlanması gerektiği belirtiliyor.

Öte yandan Avrupa Parlamentosu, Türkiye’nin savunma sanayisindeki rolüne ve özellikle insansız hava araçları üretimindeki kapasitesine dikkat çekiyor. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında savunma alanındaki iş birliğinin stratejik önemine vurgu yapılırken, dış politika alanındaki uyum oranının son yıllarda yüzde 4 seviyelerine kadar gerilediği de hatırlatılıyor.

Raporda ayrıca, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece destek veriliyor ve barışçıl çözüm arayışlarının sürdürülmesinin önemine işaret ediliyor.

Dış politika başlığında ise, Türkiye’ye uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine bağlı kalması çağrısı yapılıyor. Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs konularında Avrupa Birliği’nin geleneksel tezleri bir kez daha tekrarlanıyor.

Raporda ayrıca, AB ülkelerinin Türkiye’deki demokratik gerilemeye yönelik eleştirilerinde yeterince güçlü ve kararlı davranmadıkları görüşüne de yer veriliyor.

Ankara rapora sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, raporun “Türkiye karşıtı çevrelerin temelsiz iddialarına ve yanlış bilgilere dayandığı” ifade edildi. Açıklamada, bazı Avrupa Parlamentosu üyelerinin ideolojik yaklaşımlarının rapora yansıdığı savunularak, metnin Türkiye-AB ilişkilerindeki olumlu gündemi gölgelemeyi amaçladığı ileri sürüldü.

Bakanlık açıklamasında ayrıca, Avrupa Parlamentosu’nun terör örgütlerine ve Türkiye karşıtı çevrelere alan açan bir yaklaşım sergilediği belirtilerek, kurumun Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine ilişkin yapıcı ve stratejik bir vizyon ortaya koyamadığı görüşü dile getirildi.

Rapor, iktidar partisi AK Parti ile Cumhur İttifakı ortağı MHP tarafından da eleştirildi. Her iki parti de raporun objektiflikten uzak olduğunu, ideolojik yaklaşımlar ve çarpıtılmış bilgiler içerdiğini savundu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in raporda hedef alınmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Emekli Büyükelçi ve CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan ise TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, demokrasi ve insan hakları alanlarında yaşanan gerilemenin, yargı sistemindeki yozlaşmanın, cinsiyet temelli eşitsizliklerin, nefret suçlarının, kültür varlıklarımıza yönelik tahribatın rapora yansıdığını söyledi. Tan, CHP’ye yönelik uygulamaların uluslararası kamuoyunun da dikkatini çektiğini belirtti.

AB’nin Türkiye’ye yönelik güncel jeopolitik ihtiyaçları nedeniyle demokrasi ve insan hakları alanındaki sorunları ikinci plana attığı yönündeki değerlendirmeler zaman zaman kamuoyunda dile getiriliyor. Avrupa Birliği’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çalışmayı tercih ettiği ve Türkiye’de yaşanan gelişmeleri görmezden geldiği iddia ediliyor. Ancak Avrupa Parlamentosu’nun son raporu, en azından parlamenter düzeyde bu görüşün tam olarak geçerli olmadığını ortaya koyuyor.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkiler son yıllarda tam üyelik perspektifinden uzaklaşmış görünse de enerji, göç, ticaret, savunma ve bölgesel güvenlik gibi alanlarda karşılıklı bağımlılık devam ediyor. Bu nedenle taraflar arasında yaşanan siyasi gerilimlere rağmen diyaloğun sürdürülmesi hem Ankara hem de Brüksel açısından önemini koruyor.

Avrupa Parlamentosu’nun son raporu da bir yandan demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları konularındaki görüş ayrılıklarını ortaya koyarken, diğer yandan stratejik iş birliği alanlarının tamamen göz ardı edilmediğini gösteriyor.

Fotoğraf: Avrupa Parlamentosu

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanGürsel Demirok
Takip et:
Emekli diplomat. 1945 yılında doğdu. Darüşşafaka Lisesi'ni 1964 yılında bitirdi. 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1969'da Dışişleri Bakanlığı'na girdi. Türkiye Daimi Temsilciliğinde görevli olduğu yıllarda (1974-1977) BM Genel Kurulu 4, Komite (Decolonisation Committee) Raportörlüğüne seçildi. Kuveyt”in, Irak tarafından işgal edildiği tarihlerde, Kuveyt Büyükelçiliğimiz Müsteşarı idi. 1993-1997 yılları arasında Mainz Başkonsolosu olarak görev yaptı. Bu görevde iken girişimlerde bulunarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917’de Veliaht Vahdettin ile birlikte Almanya’ya yaptığı ziyaret anısına Türk heyetinin kaldığı görev bölgesindeki Bad Kreuznach Park Hotel‘de 23 Nisan 1997 de Atatürk Salonu açılmasını ve ziyaret anısına otelin girişine bir yazıt konulmasını sağladı. Açılış görkemli bir törenle gerçekleştirildi. Otel bugün Türklerin etkinlikler düzenledikleri bir mekâna dönüştü. 1997 yılında Dışişleri Bakanlığı müşaviri olarak atandı. Bakanlık müşaviri iken, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu Sekreterya Başkanı oldu. 57. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti döneminde hazırladığı ilerici insan hakları raporu AB Kopenhag Kriterlerinin karşılanmasına yönelik çalışmalarda referans belgesi olarak kullanıldı ve “Demirok Raporu “olarak anıldı. 2000-2004 yılları arasında Zürih Başkonsolosu olarak görev yaptı. Zürih Başkonsolosluğu binasında Park Hotel’deki Atatürk Salonuna benzer bir Atatürk Salonu açtı. Salonda Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ilişkin belge ve fotoğraflar yer almakta. Bu salonda da Türkleri buluşturan etkinlikler düzenlenmekte. Mainz ve Zürih‘te Başkonsolos iken vatandaşlarımızla birlikte olmaya, derneklerinin düzenledikleri etkinliklere katılmaya, çocuklarımızı okullarında ziyaret etmeğe, gençlerin sportif müsabakalarına katılmaya büyük önem verdi. 2004 yılında Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Yiğit Alpogan'ın başdanışmanı oldu, 2005 yılında MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanı olarak atandı ve bu görevindeyken 2010 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. MGK Araştırma ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı'na atanmış ilk sivil görevlidir. Atatürk’ün Almanya gezisi ve Avrupa’daki Türkler üzerine kitapları var. Emekli olduktan sonra medyada köşe yazıları kaleme almaya başladı .
Önceki Makale Dünyayı kadınlar yönetseydi?
Sonraki Makale Halk TV’ye operasyon iddiası

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Avrupa’ya yeni köprüler kurmak

Gürsel Demirok
14 Temmuz 2026
ManşetSerbest Kürsü

Ferrarilerle verilen mesajın devamı nerede?

Mustafa Böğürcü
14 Temmuz 2026
Serbest Kürsü

Çocuğa güvenmek gerek

Olga Ocaklı
12 Temmuz 2026
Serbest Kürsü

Levent’teki mahallemizden anılar (3)

Alper Eliçin
12 Temmuz 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?