“Düşünüyorum öyleyse varım” deyince filozof akan sular durdu. İyi ama dert var olmak mı, insan olmak mı?
Bugün artık varlığından şüphe duyan yok herhalde. Gerçi dalkavuk profesörler kuantumdan, nöropsikolojiden falan hareketle insanların kafasını karıştırarak kendilerini izletmek için her yolu deniyorlar. Yok işte siz aslında hiçbir şeye dokunmadınız şimdiye kadar, çünkü kuantum düzeyinden bakınca durum budur vs. diye kendilerini “ilginç şeyler anlatan bilim adamı” gibi pazarlıyorlar. Dahası bunların en popüler olmuşları bu bilim sosuna bolca da Kuran, ayet, meal çeşnisi katıyor ki Allaaah tadından yenmez.
Gelelim asıl soruya…
Düşünüyorsun, varsın, eee sonra? Hitler de vardı, Trump da var, Netanyahu da var ve bunlar da düşünüyorlar. Düşünerek bir hamlede ne kadar insan öldüreceklerini tasarlayabiliyorlar mesela. Düşünerek, Trump örneğinde olduğu gibi, memleketteki evsiz sorununu bütün evsizleri ihraç ederek çözeceklerini söylüyorlar. Hatta bunlar çoğu zaman konuşmak için düşünmeye de gereksinim duymuyorlar. Covid19 salgınında vatandaşlarına deterjan içmelerini öneren kimdi?
O zaman insan olmak için düşünmek yeterli değil. Ve bu vardığım nokta da en az iki bin beş yüz yıl önceye dayanıyor. Ne demişti Yunan filozof? Düşündüklerini ya da bildiklerini söylemeden önce üç süzgeçten geçirmeni istiyorum demişti öğrenişine. Bir doğru mu, iki gerçek mi, üç faydalı mı? Eğer bunlara evet diyemiyorsan hiç ağzını açma demişti. Bizim modern meddah profesörler ise tam da aksini yapıyorlar. Siyasetçiler ise beterin beteri.
İnsanın insanlık ülküsü vardır ve bu ülkünün bir anlığına bile terkedilmesi, es geçilmesi, unutulması göze alınacak şey değildir. Bu ülküye göre insan vicdan sahibi olandır, insan utanç duyabilendir, insan merhametlidir, insan adalet arar, insan sevmesini bilendir, başka insanlar için kendi canından geçebilendir, insan doğada olmayan adaleti, merhameti, eşitliği, hakkı, demokrasiyi kendi dünyasında yaratan ve ona dayalı bir düzen için binyıllardır mücadele eden bir varlıktır.
Şimdi bakın bakalım etrafınıza. İnsanlık ülküsüne bağlı kaç insan var? Para için, haz için, emeksiz kolay bir hayat için insanlığından vazgeçen kitleleri görüyor musunuz? Bunları ülküsüz bir insanlık için yani sürü olmak için, yani etnisitesiz, milletsiz, lisansız hatta cinsiyetsiz ve nihayet türsüzleştirmek için yapılan bilinçli etkinliklere bakın. Epstein çetesine ve yapay zekâ şirketi sahiplerine bakın. Bunlarla yan yana düren siyaset erbabına bakın.
Korkarım sıfırdan başlamak zorunda kalacağız. Önce insanlığı keşfedeceğiz ve sonra da insanı inşa edeceğiz. Bircik bircik kendimizi kazacağız. Hala bir “kendilik”e sahip olanlar içindir bu umut sadece. İnsan kendini inşa edendir çünkü.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
