Tarih 19 Ocak 2010’du; Dubai’deki lüks Al Bustan Rotana Otelinde yaşanan bir ölüm, kısa süre içinde dünyanın en çok konuştuğu istihbarat operasyonlarından biri oldu.
Hayatını kaybeden kişi, Hamas’ın kurucularından ve örgütün silah tedarik ağının kilit isimlerinden Mahmud el-Mabhuh’du. İlk incelemelerde ölümün doğal nedenlerden kaynaklandığı düşünülse de, adli tıp çalışmaları bunun planlı bir suikast olduğunu ortaya koydu.
Olayın ardından Dubai polisi tarihin en kapsamlı güvenlik kamerası incelemelerinden birini yürüttü.
Oteller, havaalanı, alışveriş merkezleri ve caddelerdeki yüzlerce güvenlik kamerası tek tek incelendi. Kısa sürede farklı ülkelerden gelmiş gibi görünen çok sayıda şüphelinin aynı operasyonun parçası olduğu belirlendi.
Soruşturmaya göre ekip üyeleri İngiltere, İrlanda, Fransa, Almanya ve Avustralya pasaportları taşıyordu. Daha sonra bu pasaportların önemli bölümünün sahte ya da kimlik bilgilerinin usulsüz şekilde kullanıldığı ortaya çıktı ve olay uluslararası diplomatik krize dönüştü.
Mossad iddiası
Dubai polisi, soruşturma sonunda suikastın arkasında İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın bulunduğu sonucuna vardığını açıkladı.
İsrail ise her zamanki istihbarat politikası doğrultusunda ne bu iddiayı doğruladı ne de yalanladı. Resmî makamlar olayla ilgili doğrudan sorumluluk üstlenmedi. Bu nedenle suikast, kamuoyunda büyük ölçüde Mossad operasyonu olarak kabul edilse de İsrail tarafından hiçbir zaman resmen sahiplenilmedi.
Ancak suikastta 12 sahte İngiliz pasaportunun kullanıldığının tespit edilmesi üzerine İngiltere, Mossad’ın Londra istasyon şefi olduğu tahmin edilen bir İsrailli diplomatı sınır dışı etti. Suikastta 4 sahte Avustralya pasaportunun kullanıldığını kesinleştirmesinin ardından Avustralya hükümeti, bir İsrailli diplomatı sınır dışı etti. Operasyonda 8 adet sahte İrlanda pasaportunun kullanıldığı kanıtlanınca İrlanda hükümeti, Dublin’deki İsrail Büyükelçiliği’nde görevli bir diplomatın geri çekilmesini talep etti. Ayrıca söz konusu üç ülke, vatandaşlarının ve pasaportlarının bir daha asla bu tür istihbarat operasyonlarında kullanılmayacağına dair İsrail’den resmi güvence istedi.
Bu küresel skandal, dünya genelinde taklit edilmesi çok daha zor olan biyometrik ve çipli pasaport sistemlerine geçiş sürecini hızlandırdı.
Nasıl öldürüldü?
Adli tıp raporları ve Dubai polisinin soruşturmasına göre Mahmud el-Mabhuh’un önce etkisiz hale getirildiği, ardından boğularak öldürüldüğü değerlendirildi. Soruşturma kapsamında kas gevşetici ilaç kullanılmış olabileceği de öne sürüldü. Ancak operasyonun tam olarak nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin tüm ayrıntılar hiçbir zaman kesin biçimde ortaya konulamadı.
“Sarışın kadın” kimdi?
Operasyonun en çok konuşulan ayrıntılarından biri de, sahte İrlanda pasaportuyla seyahat eden ve “Gail Folliard” adına düzenlenmiş kimliği kullanan sarışın bir kadındı.
Güvenlik kameralarına yansıyan bu kişinin gerçek kimliği hiçbir zaman açıklanmadı. Dubai polisi onu operasyon ekibinin üyelerinden biri olarak değerlendirirken, kamuoyunda hakkında çok sayıda senaryo üretildi.
Ancak bu kişinin Mahmud el-Mabhuh’u kapıyı açmaya ikna ettiği veya doğrudan suikasta katıldığı yönündeki iddialar hiçbir zaman kesin olarak doğrulanmadı.
Bu olayı farklı kılan yalnızca suikastın kendisi değildi.
Operasyona katıldığı öne sürülen kişilerin neredeyse tamamı, otel koridorlarında, asansörlerde, havaalanında ve alışveriş merkezlerinde güvenlik kameralarına yakalandı.
Bu görüntüler daha sonra Dubai polisi tarafından kamuoyuyla paylaşıldı ve operasyon adım adım dünya medyasında yayımlandı.
Bu nedenle Mahmud el-Mabhuh suikastı, modern istihbarat tarihinin en ayrıntılı şekilde görüntülenen gizli operasyonlarından biri kabul ediliyor.
Filmi de yapıldı
Olayın yarattığı uluslararası yankı, sinema dünyasının da ilgisini çekti. 2013 yapımı “Kidon” adlı Fransız-İsrail ortak yapımı film, suikastı mizahi bir casusluk hikâyesi olarak beyaz perdeye taşıdı. Film gerçek olaylardan esinlense de, yaşananları birebir anlatmak yerine komedi unsurlarıyla harmanlayan kurmaca bir yapım olarak dikkat çekti.
Aradan geçen yıllara rağmen Dubai suikastı hâlâ modern istihbarat dünyasının en dikkat çekici dosyalarından biri olarak görülüyor.
Not: Görsel yapay zekâyla üretilmiştir.
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
