Cuma, 17 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

Yumurta turşusu bilir misiniz? 

Dr. Nevin Sütlaş
Son güncelleme: 13 Nisan 2026 06:10
Dr. Nevin Sütlaş
Paylaş
Paylaş

Ben bilmiyordum, yeni öğrendiğim için anlatmasam olmaz ama önce Amişlerden söz etmeliyim. 

“Amish” Amerika’da sınırlı bazı kırsal bölgelerde yaşayan Alman kökenli bir halkın adı. Amişler “anabaptist”ler. “Baptism” suya daldırmak anlamındadır ve çocuğu suya sokarak Hristiyanlığa kabul etme töreninin adıdır. Bizim vaftiz diye bildiğimiz şey yani. “Ana” ön eki eski Yunancada yine, yeniden, gene gibi bir anlama geliyor. Anabaptizm ise çocuğun aklı ermez diye erişkinken vaftiz edilmeyi ifade ediyorsa da, asıl din ile devlet işlerini ayrıştırma amacını taşımaktadır. Amişler özünde radikal dinci bir grup. Ancak Amişlerin de dahil olduğu anabaptistlerin bugünkü temsilcilerinin devletin dine müdahalesini reddedişleri oldukça pasif yollarladır. Radikallikleri ise teknoloji kullanımını kısıtlama konusunda belirgindir. Amişlerin felsefesini ve yaşam biçimini açıklamak uzun süreceği için yumurtaya geri dönüyorum. 

Turşu, besinleri bozulmadan saklamak için geliştirilmiş bir yöntem. Buzdolabının keşfiyle gerekliliği ortadan kalktıysa da damak tadı ve alışkanlıklar kolay değişmediğinden hâlâ turşu yapıyoruz. Yumurta turşusu ise ilginç çünkü kabuğundan ayrıştırmadıkça yumurta kolay bozulan bir besin değil. Buzdolabı öncesinde gene de uzun süre bekleyemeyen bir gıda elbette.

Turşusunu yapmak için yumurta kaynatılıp kabuğu soyulduktan sonra sirke, tuz ve baharat karışımından oluşan sıvıda günlerce ya da aylarca bekletiliyor. Uzun süre bekletildiğinde ise lastik kıvamına geçiyor. Gıda zehirlenmesine neden olmamak için hazırlarken çok dikkatli olmak gerekiyor. 

Ülkeden ülkeye, kültürden kültüre değişen turşular var. Yumurta turşusunun tatlısı, acısı, değişik renklileri yapılıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde çoğunlukla kırmızı pancarla hazırlanıyor. Sirke, şeker, tuz, soğan, karanfil, tarçın çubuğu katılan suyla hazırlanırken eklenen kırmızı pancar miktarına göre pembe, bordo ya da mor gibi olabiliyor.  Bu formülle Pennsylvania civarında ilk kez Amişler tarafından yapılmaya başlanmış. Amişlerin teknoloji karşıtlıkları yiyeceklerini buzdolabında bekletmelerini de engellediğinden, yumurtayı bile turşuya çevirmiş olmalılar (Yoksa henüz buzdolabı yokken mi akıl etmişler bilemedim.) Bu turşular Amişlerin çevresinde yaşayan İngilizler sayesinde marketlerde de satılmaya başlanmış, hâlâ da satılıyor. 

1940’larda yumurta turşusunun moda olmasında gazetelerdeki “Lolipop gibi” şeklindeki reklamların etkisi çok. İştah açıcı atıştırmalık olarak pazarlanmış. Bayağı etkileyici olmuş bu reklamlar ve kısa sürede bilinirliği ve istenirliği artmış.

1959 yılında 2 öğrenci ilk kez “Gaziler Günü-Veterans Days” kutlaması yapıyor kendi bölgelerinde. Hingham isimli bir adamsa bir yumurta şirketinin temsilcisi olarak o gün hem özel olarak giyinip törene katılıyor hem de 10 katar dolusu yumurta turşusu getiriyor kutlama ortamına. Etkinlik günlerinde ve bayramlarda yumurtanın turşusunu yeme modası da böyle başlıyor. Günümüzde şehir restoranlarında eskisi kadar moda değilse de kırsal kesimde aynı biçimde sürüyormuş Wikipedia’nın dediğine göre. 

Günümüzde bar taverna gibi yerlerde biranın yanında sunulan yumurta turşusu klasik olarak tuzlayıp biberliyerek yeniyor ama salataya katmak ya da avakadolu tostunu yapmak da moda. Aslında haşlanmış yumurta ile neler yapılıyorsa turşusuyla aynı şeyler yapılıyor. Madem öyle taze haşlanmışı yerine niye turşusu yapılıyor diye sorarsanız, hıyarı tazecikken dişlemek yerine niye tuzlayıp tuşusunu yapıyoruz diye karşı soru sorarım ben de…  

5 Nisan Easter yani yumurta bayramı günü. Easter, özünde baharın başlangıcını kutsayan dini bir bayram. Bir anlamda Nevruz denebilir. Baharla birlikte hayatın yeniden canlanmasının yumurtayla simgeleştirilmesi ise çok anlamlı. Hemen bütün kültürlerde baharın başlangıcı kutlanıyor, hemen hepsinde de yumurta başrol oyuncusu zaten. 

Amerika’da kutlanan bütün dini bayramlar gibi Easter’da eğlenme gününe çevrilmiş, çoluk çocuk açık havada piknik yapma günü gibi bir şeye evrilmiş durumda.  Önceleri büyükler pişirip kabuklarını rengarenk boyadıkları gerçek yumurtaları çocuklarına yedirirken kapitalizm konuya el atınca etraf oyuncak yumurtalar ve aksesuarlardan geçilmez olmuş. 

Easter’da plastik yumurtalar park ve bahçelerin değişik yerlerine saklanıyor. Çocuklar ellerinde kovalarla yumurta avına çıkıyor ve bu tabloya mutlaka beyaz tavşanlar eşlik ediyor. Bu pofuduk tavşanlar da Alman mitolojisinden araklama. Tıpkı Noel Baba gibi çocuklara hediye dağıtıcılığı yapıyor tavşanlar. Zaten renkli yumurta oyuncaklarının içine de çocuklar için şeker çikolata falan gibi hediyeler konuyor. (Siz de benim gibi içinden oyuncak çıkan çikolata kaplı yumurtaları hatırladınız şimdi değil mi?) 

Bütün bayram ve özel kutlama günlerinin öncesinde olduğu gibi Easter öncesinde de market ve çarşılar Easter aksesuarları ile dolup taşıyor. Bunny tavşanı ve daha bir dolu başka öge eklenerek satış pazarına epeyce şey eklemlenmiş durumda.  

Bu bayramın (Easter) baharın gelişini kutlamak için olduğunun hatırlandığını bile sanmıyorum. Newroz kutlayanların ateş üstünde zıplarken amaçlarının ne olduğunu bildiklerini sanmadığım gibi. Zaten sorarım size, hangi bayramı niye kutladığımızı biz biliyor muyuz gerçekten? Alışveriş olsun, ticaret olsun, piyasaya para akışı canlansın diye değil mi kutlamalardaki asıl amaç? Yoksa kim takar doğanın kuluçkaya yatışını. Eğer amaç gerçekten yaşamın yeniden canlanışını kutsamak olsa, savaş diye bir şey olurdu da savaş kurbanı gazilere yumurta turşusu mu satılırdı? 

Yaşayacağınız baharların sayısı bol, geçmiş yumurta bayramınız da kutlu olsun…

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanDr. Nevin Sütlaş
Takip et:
1959 yılında Adapazarı’nda doğdu, İstanbul Üniversitesinde Tıp doktoru, Bakırköy Akıl Hastanesinde Nöroloji Uzmanı oldu ve aynı hastanede 30 yıl eğitim görevlisi hekim olarak çalıştı. Beynin damar ve enfeksiyon hastalıkları, yoğun bakım, hasta beslenmesi, açlık grevi/ ölüm orucu ve Multipl Skleroz konularında çalıştı. Sağlık sisteminin özelleştirilmesi sürecinde uğradığı mobing yüzünden 2016 yılında aktif meslek yaşamını sonlandırdı. Beyin ile ilgili bilimsel bilgiler temelinde topluma yönelik kitaplar yazmayı sürdürüyor. Florida'da yaşıyor. Web sayfası: http://www.nevinsutlas.net/index.html Elektronik posta: calisal01@yahoo.com
Önceki Makale Epstein çetesinin “leylası” ne?
Sonraki Makale Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Orta sınıfın sessiz çöküşü

Metin Duyar
16 Nisan 2026
Köşe YazılarıManşet

Türkiye’nin ekonomi tarihi (2)

İnan Özbek
16 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Yüzü patates kadar kızarmayan insanlar

Erdal Çolak
15 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Hayaller ve kaçınılmaz gerçekler

Aydın Sezer
14 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?