Cuma, 17 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Köşe Yazıları

Ankara’nın “yumuşak karnı…”

Aydın Sezer
Son güncelleme: 20 Mart 2026 08:53
Aydın Sezer
Paylaş
Paylaş

Dışişleri Bakanlığı, takvimler 16 Mart’ı gösterdiğinde yine o bildik, tozlu raflardan indirilmiş “klasik” açıklamasını servis etti: “Kırım’ın ilhakını tanımıyoruz.”

Metnin satır aralarına serpiştirilen yüksek perdeden hukuk vurguları, ilk bakışta uluslararası meşruiyet savunuculuğu gibi tınlasa da, gerçeklerin soğuk duvarına çarptığında yankısız bir sesten ibaret kalıyor.

Bir ilhakı tanımamak ve buna karşı durmak; lafla değil, üç sacayağıyla mümkün olur: Aktif bir diplomasi trafiği, müttefiklerle koordine edilmiş sert yaptırımlar ve uluslararası hukuki mekanizmaların (Uluslararası Adalet Divanı vb.) sonuna kadar zorlanması.

Peki, Ankara ne yapıyor?

BM ve AB kürsülerinde “sınırlı destek” beyanlarıyla yetiniyor. İşin aslına baktığımızda; ne Rusya’ya yönelik ekonomik yaptırımlarda merkezi bir rolümüz var ne de stratejik bir koordinasyonun parçasıyız. Aksine; özellikle Kırım ilhakından sonra, Türk Akımı, S-400 ve Akkuyu gibi devasa projelerle enerji ve savunma göbeğinden Moskova’ya bağlanmış, Batı’ya karşı açıkça saf tutmuş bir Türkiye portresi var karşımızda.

Suriye’de devriye Kırım’da egemenlik?

Ankara, Kırım söz konusu olduğunda “toprak bütünlüğü” ilkesini kutsarken, Suriye’nin kuzeyinde Rus askeriyle yan yana attığı devriyeleri, oradaki fiili durumu çok çabuk unutmuş görünüyor. Enerji masasında indirim alabilmek için Moskova’nın ağzının içine bakarken, bu 16 Mart çıkışları kime, ne mesaj veriyor? Rusya bu retoriği ciddiye mi alıyor, yoksa “parasını aldığı doğal gazın diplomatik gürültüsü” olarak mı görüyor?

Mesele sadece Kırım Tatar Türkleri mi? Keşke o kadar yalın ve insani olsa… Ama Türkiye’nin dış politikasında taşlar hep dönüp dolaşıp “Kürt dosyasına” bağlanıyor. Suriye’de PYD/YPG ile flört eden, onlara ofis açtıran Rusya’ya karşı, Kırım üzerinden “Bakın, biz de sizin sinir uçlarınıza dokunabiliriz” hatırlatması mı yapılıyor? Eğer öyleyse, bu çok riskli ve karşılığı olmayan bir asimetrik hamle.

Kıbrıs ve Kırım

Ancak en trajikomik çelişki Kıbrıs başlığında patlak veriyor. Kırım’da “ilhak kabul edilemez, uluslararası hukuk esastır” diye gürleyen Ankara; Kıbrıs’ta “iki devletli çözüm” diyerek mevcut statükonun, yani uluslararası hukuka göre “ayrılıkçı” sayılan yapının tescilini istiyor. Rus diplomasisi bu manzarayı bıyık altından gülerek izliyor. Kremlin’in koridorlarında şu soru yankılanıyor: “Hangi hukuk, hangi dosya için geçerli?” Rusya’nın Kırım tezi ile bizim Kıbrıs tezimiz arasındaki o kıl payı mesafe, bugün Ankara’nın uluslararası arenadaki en büyük yumuşak karnıdır. Kırım’da hukuku hatırlatıp Kıbrıs’ta “yeni gerçeklikler” derseniz kimseyi ikna edemezsiniz.

Hamaset karın doyurmuyor

Bu tutarsızlıklar silsilesi elimizi güçlendirmiyor, aksine hareket alanımızı daraltıyor. Dışişleri’nin bu son açıklaması, stratejik bir vizyonun ürünü değil; tamamen iç piyasaya yönelik, milliyetçi duyguları okşayan bir “dik duruş” servisidir.

Gerçekçi olalım: Uluslararası ilişkilerde tutarlılık en büyük güçtür. Hamasetle ne strateji kurulur ne de devlet yönetilir. Kırım açıklamasıyla günü kurtarabilirsiniz ama yarın masaya oturduğunuzda bu çelişkiler faturasıyla önünüze konur.

İlgili haber:

Moskova’yı kızdıran açıklama

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiDiplomasiJeopolitikRusya
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAydın Sezer
Takip et:
Siyasete ve dış politikaya dair nüanslı, eleştirel, yer yer alaycı yazılar ve enerji alanında değerlendirmeler.
Önceki Makale “USA” savaş sektörü
Sonraki Makale Hamaney Netanyahu’dan diri

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

Orta sınıfın sessiz çöküşü

Metin Duyar
17 Nisan 2026
Köşe YazılarıManşet

Türkiye’nin ekonomi tarihi (2)

İnan Özbek
17 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Yüzü patates kadar kızarmayan insanlar

Erdal Çolak
15 Nisan 2026
Köşe Yazıları

Hayaller ve kaçınılmaz gerçekler

Aydın Sezer
14 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?