Cuma, 30 Oca 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Dijital feodalizme hoş geldiniz

Yıldırım Aktuğan
Son güncelleme: 14 Ocak 2026 19:29
Yıldırım Aktuğan
Paylaş
Paylaş

Bir an için Orta Çağ’da yaşayan bir köylü olduğunuzu hayal edin. Ektiğiniz toprak sizin değildir; ürettiğiniz mahsulün büyük kısmı, sizi koruduğunu iddia eden senyöre gider. Ne hukuki güvenceniz ne de gerçek bir mülkiyet hakkınız vardır. Hayatınız, sınırlarını başkasının çizdiği bir düzenin içinde akıp gider.

Şimdi elinize akıllı telefonunuzu alın. Gün boyunca paylaştığınız fotoğrafları, yazdığınız yorumları ve izlediğiniz videoları düşünün. Gerçekten o Orta Çağ köylüsünden bu kadar farklı bir dünyada mı yaşıyoruz?

Aslında hayır. Toprak sahiplerinin yerini veri devleri, köylülerin yerini ise içerik üreten bizler aldı. Girdiğimiz bu yeni çağın adı artık daha net: Dijital Feodalizm.

Tarihte zenginlik ve güç, toprağa sahip olmakla ölçülürdü. Bugün ise aynı rolü veri üstleniyor. Kim daha fazla kullanıcıya, daha fazla etkileşime ve daha rafine bilgiye sahipse, güç tam da orada toplanıyor.

Meta, TikTok, Google ve Amazon gibi platformlar, bu yeni dünyanın dev toprak sahipleridir. Milyarlarca insanın davranışı, alışkanlığı ve beğenisi bu platformların “dijital arazileri” üzerinde birikir. Bizler ise bu arazilerde yaşayan kiracılar gibiyiz; oradayız, üretiyoruz ama mülkiyet asla bize geçmiyor.

Bir sosyal medya hesabınız olabilir ama o hesabın gerçek sahibi siz değilsiniz. Kuralları siz koymazsınız ve bir gün tek bir bildirimle dijital toprağınızdan sürülebilirsiniz.

Bugün milyarlarca insan her gün “içerik” adı altında üretim yapıyor. Fotoğraflar, yazılar, videolar… Hepsi platformların piyasa değerini büyüten birer tuğla. Peki, bu devasa emeğin karşılığını kim alıyor?

YouTube’da izlenen bir video veya Instagram’daki bir paylaşım milyonlarca dolarlık reklam geliri yaratıyor. Ancak bu gelirin aslan payı içeriği üretene değil, platform sahibine gidiyor. Bizler platformları “bedava” kullandığımızı sanırken, aslında zamanımızı, dikkatimizi ve yaratıcılığımızı birer ödeme aracı olarak kullanıyoruz. Karşılığında aldığımız tek şey ise o dijital tarlada kalma izni.

Üstelik bu düzenden ayrılmak da kolay değil. “Ağ etkisi” nedeniyle tüm arkadaşlarınız ve iş çevreniz o tarladayken, sizin tarlayı terk etmeniz bir tür dijital aforoz anlamına geliyor.

Eskiden bir senyör, dudağından dökülen tek bir kelimeyle köylünün kaderini değiştirebilirdi. Bugün bu gücü algoritmalar kullanıyor.

Bir içerik üreticisinin görünürlüğü ve geliri, kapalı kapılar ardında yazılan bir koda bağlı. Algoritma değiştiğinde izlenmeler düşer; format değiştiğinde eski emekler bir anda görünmez olur. Nedenini tam olarak bilemezsiniz, itiraz edebileceğiniz şeffaf bir hukuki süreç yoktur. Dijital feodal düzende kararlar algoritmik bir sessizlikle alınır ve uygulanır.

Orta Çağ’da köylü, senyöre ürünüyle vergi öderdi. Bugün bizler platformlara verimizle “rant” ödüyoruz. Nerede olduğumuzdan ne satın alacağımıza kadar her bilgi, reklam verenlere satılan birer ticari mala dönüşüyor.

Milyarlarca dolarlık şirketler bu veri madenciliği sayesinde doğarken, veriyi asıl üreten birey bu devasa pastadan neredeyse hiç pay alamıyor. Bu, adı konulmamış bir ekonomik ilişkidir: Dijital rant.

İnsanlık olarak kapitalizm sonrası sosyalizmin gelmesini, daha eşit ve özgür bir dünya kurulmasını hayal ederken; teknoloji bizi feodalizmin güncellenmiş ve daha kusursuz bir versiyonuna geri döndürmüş oldu.

Tarih bize feodalizmin sonsuza kadar sürmediğini gösterdi. İnsanlar mülkiyet hakkı, hukuki güvence ve yurttaşlık talep ederek bu düzeni yıktı. Bugün benzer bir eşikteyiz. Kullanıcı olmaktan çıkıp “dijital vatandaş” olmak mümkün mü? Verimizin mülkiyetini geri alabilir miyiz? Avrupa’daki veri koruma yasaları ve merkeziyetsiz platform girişimleri, bu dev kalelerin surlarında açılan küçük ama önemli gediklerdir.

Tabii dijital demokrasinin dijital kapitalizmle birlikte gelebileceğini unutmayalım.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanYıldırım Aktuğan
Takip et:
1958 yılında İzmir’de doğan Yıldırım Aktuğan, 1982 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünü tamamlamasının ardından iş hayatına 1984 yılında Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda başlamıştır. 1989 yılında Müsteşarlık bursu ile Boston Üniversitesinde Finans alanında yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra Müsteşarlıkta çeşitli kademelerde yönetici olarak görev yapmıştır. Yurtdışında Şikago ve Tokyo’da ekonomi müşaviri olarak görev yapan Aktuğan, ayrıca Eti Bor A.Ş.de Yönetim Kurulu üyeliği ve Halk Bankası’nda Denetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Müsteşarlıktan ayrıldıktan sonra bir süre Çeşme Belediye Başkan Yardımcılığı ve Çeştur A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yapan Aktuğan halen Çeşme ilçesinde Kurumsal Yönetim Danışmanı olarak görev yapmaktadır.
Önceki Makale İran’da korku var “itaat” yok
Sonraki Makale Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Devşirme kızlara niçin Arap adları verilmiş?

Metin Gülbay
30 Ocak 2026
ManşetSerbest Kürsü

Türkçe ve Japonca akraba mı?

Halil Ocaklı
30 Ocak 2026
Serbest Kürsü

YDÜ Hastanesi’nde bir garip muamele

Alper Eliçin
27 Ocak 2026
Serbest Kürsü

Ah özgürlük vah özgürlük!

Tijen Zeybek
26 Ocak 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?