Mümtaz Soysal Hoca’nın bir önemli özelliği de Galatasaray Lisesi’nde okumasına karşın Beşiktaşlı olmasıdır.
İki popüler (Mümtaz Hoca aynı zamanda değerli de) isimdir Türkiye ve KKTC için de Mümtaz Soysal ve Hıncal Uluç.
Mümtaz Hoca insanın en zor değiştirebildiği kişisel şeylerden birincisi tuttuğu futbol takımıdır der. Hıncal Uluç da böyle söyler ve fakat Allah gani gani rahmet eylesin Türkiye futbolunda üç büyükler diye anılan üç takımdan üçünü de en güçlü oldukları zamanda fanatik olarak tutmuştur da.
Arada bir futboldan örnekler veririm, çok severdim futbol oynamayı ve seyretmeyi, takım tutmayı. Ne zaman ki Fenerbahçe formasına reklam koydu işte o zaman soğumaya başladım futboldan şimdilerde tamamen bitti.
Niye futbolla başladım bugün?
Bizim bu küçücük yüzölçümü olarak ve nüfus olarak da küçük ülkemizde herhalde büyük bir mutabakat vardır ki siyaseten taraf olmak futbol takımı tutmaya benzer.
Lütfen dikkat buyurun, öyle zamanlardan geçiyoruz ki damarlarımı kesseniz Fener akar, Cimbom akar diyenler Fener-İnter maçına ve Cimbom-Barça maçına tuttukları takım farklı yenilecek diye bahis oynayıp parayı götürmeye heveslidirler.
KKTC yurttaşlarının sol tandanslı olanlarının arasında bir kesim var ki, tıpkı Hıncal Uluç gibi kim güçlüyse ondan yana olmaktan asla vazgeçmezler ve yine lütfen dikkat buyurun ki Kıbrıs sorunu denen ve Rum komşularımız tarafından bile isteye inatla el ovuşturarak uzatılan müzakere sürecinde dünya indinde (dünya biliyorsunuz ki bizim dantel tayfa tarafından AB ve ABD’den ibarettir) her durumda Kıbrıs Cumhuriyeti’nin (Rum Kesimi) haklı olduğuna inanırlar.
Bir özelliği daha var bu entel tayfanın: Okuyarak araştırarak öğrenme zahmetine katlanmazlar (niye katlansınlar ki bilmiş olarak doğdular, her şeyi bilirler) ve misal: 6-7 Eylül olaylarını her sene daha da artan bir şehvetle hatırlatırlar geçmişimizin karanlığını anlatmak için.
Her devletin geçmişinde bu karanlık sayfalar var ve lâkin bizdeki bu tayfa yalnız Türk tarihinde kara sayfa arar ve her sene her sene aynı sayfaları döne döne bulur.
İyi güzel de İstiklâl Harbi sonrasında biliyoruz ki Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi yapıldı.
Bu mübadele sonucunda her iki taraftan da binlerce insan yerinden yurdundan oldu.
Mübadelenin acılı sonuçları ile ilgili çok sayıda film ve şarkı yapıldı Türkiye’de göç eden Yunanlıların acıları ile ilgili olarak (İyi ki yapıldı).
Sorum şu: Yunan sanatçıları, yerlerinden yurtlarından ayrılmak zorunda kalan Batı Trakya/Rumeli Türkleri için hiç mi ağıt yakıp film çekmedi?
(Varsa da bilmiyorum, bu benim ayıbım)
Fotoğraf: trthaber.com
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
