Pazartesi, 2 Kas 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

“Takdire şayan bir öğretmen”

Mehmet Doğan
Son güncelleme: 9 Haziran 2026 15:04
Mehmet Doğan
Paylaş
Paylaş

Yıl 1969. Ben yeni doğmuşum, ablam dört yaşında. Babam Devlet Su İşleri’nde mühendis, maaşı 900 lira.

Annem evde, iki çocukla ilgileniyor. Ne zenginler ne yoksul; tutumlu, kendi yağında kavrulan bir aile. Ablam bir gece yataktan düşüyor ve o kazadan sonra gözlerinde kayma başlıyor. Doktorlar ameliyatla düzelebileceğini söylüyor ama kimse kesin konuşamıyor. O sıralarda Amerika’dan Türkiye’ye gelen bir göz profesörü, Meral Hanım, muayene ediyor ve “Bir yıl sabırla tedavi edilirse tamamen düzelebilir” diyor.

Tedavi umut verici ama pahalı: ayda 900 lira, babamın tüm maaşı. Birikmiş parayla birkaç ay idare ediyorlar, sonra hesaplar tükeniyor. O noktada annem karar veriyor: “Ben çalışacağım Oktay.”

Kadınların çalışmasına sıcak bakılmayan dönemler.

Öğretmenlik sınavına giriyor, kazanıyor. Zor bir dönem başlıyor; borçla, sabırla geçen bir yıl. Ama sonunda ablamın gözleri düzeliyor.

Annemin tayini Kızılcahamam’ın Dutözü köyüne çıkıyor. Yıl 1971. Ben iki yaşındayım, annemle birlikte gidiyoruz. Köyde tek sınıf var, birinci sınıftan beşinciye kadar bütün çocuklar aynı odada okuyor. Sabah sobayı yakmak, sınıfı temizlemek, derse girmek hepsi annemin işi.

Akşam olunca gaz lambasıyla ders hazırlıyor, çünkü köyde elektrik yok. Babam hafta sonları gelebiliyor, bazen iki hafta gelemiyor. Bir gün elinde çok gelişmiş bir gaz lambasıyla (lüks denen gaz lambalarından olan) geliyor, ışık muazzam ev birden aydınlanıyor. Köyde söylenti yayılıyor:

“Öğretmen Hanım’ın evine nur inmiş.”

Cuma günü babam camiye gidince köylüler yaklaşıyor:

-Öğretmenin evine nur yağıyor.

Babam gülümsüyor:

– “Siz de kızlarınızı okula gönderin, onların evine de nur yağar”

Pazartesi sabahı annem gözlerine inanamıyor; köyün bütün kız çocukları okulun önünde.

O yıllarda öğretmenlerin tayin olması kolay değil. Müfettişin köye gelip rapor yazması gerekiyor. Bir gün bir öğrenci hastalanıyor, annem ve babam çocuğu Kızılcahamam’daki hastaneye götürüyor.

Tesadüf bu ya, tam o gün müfettiş köye geliyor. Okulda öğretmen yok. Köylüler anlatmaya çalışıyor ama müfettişin inanıp inanmadığı belli değil, dönüp gidiyor.

Annem üzülüyor, “Bir yıl daha buradayız artık” diyor. Ama bir ay sonra kader yeniden kapıyı çalıyor; aynı müfettiş tekrar geliyor. Sınıf tertemiz, soba yanıyor, çocuklar dersi ezbere anlatıyor.

Müfettiş her çocuğu tek tek dinliyor, uygulama bahçesindeki domatesleri, biberleri bile inceliyor. O yıllarda köylerde uygulama bahçesi oluşturmak zorunlu. Sonra teşekkür edip gidiyor. İki ay sonra annemin tayini Ankara’ya, Tuzluçayır’a çıkıyor.

Görev belgesini almaya gittiğinde, “Bugüne kadar en yüksek puanlı raporu alan öğretmen siz oldunuz” diyorlar. Raporda şu cümle yazıyor:

“Tüm tutum ve davranışlarıyla takdire şayan bir öğretmen.”

Annem heyecandan müfettişin adını bile sormamış. Adını köylülerden öğrenmiş.

Raporu yazan müfettişin adı: Cemil Gezmiş. Deniz Gezmiş’in babası.

Annem, “Cemil Bey’in binbir eziyete katlanarak tekrar gelmesi kaderdi. Gelmeseydi bir yıl daha ayrı kalacaktık” diyor.

Evet bu Cumhuriyet o babanın evladını astı.

Türkiye Cumhuriyeti böyledir, çokça karanlık, çokça ışık…

Bu topraklarda hem idam sehpasının gölgesi vardır hem bir gaz lambasının altında köy çocuklarına okuma yazma öğreten bir öğretmenin ışığı.

İşte o yüzden Türkiye sevilmesi en zor ama sevilmeyi en çok hak eden Cumhuriyettir.

Ve bu ve benzeri hikayelerin hepsi Cumhuriyete ve Cumhuriyet sevdalılarına aittir.

Daim olsun. Nicelerine…

Fotoğraf: Tuzluçayır Süleyman Nazif İlkokulu 1972-1973

***

Mehmet Doğan’ın diğer yazılarını okumak için tıklayın

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanMehmet Doğan
Takip et:
Doğal gaz ve enerji sektöründe uluslararası düzeyde tanınan bir uzman olup, enerji değer zincirinin tüm aşamalarını kapsayan 35 yılı aşkın deneyime sahiptir. Halen GazDay Energy Consultancy şirketinin Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü olarak görev yapmakta olup, uzmanlık alanları arasında doğal gaz piyasaları, LNG, gaz altyapıları, enerji yatırımları ve enerji dönüşümü stratejileri bulunmaktadır. Kariyeri boyunca petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetlerinden enerji üretimine, boru hatlarından LNG altyapılarına kadar enerji sektörünün farklı segmentlerinde görev alan Doğan, Türkiye, Rusya Federasyonu, Kazakistan ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) coğrafyasında birçok büyük ölçekli enerji projesinde üst düzey teknik ve yönetsel sorumluluklar üstlenmiştir. Özellikle Gazprom iştirakleri ile gerçekleştirilen doğal gaz altyapı projelerinde ve Bechtel-Enka Ortak Girişimi bünyesindeki önemli yatırımlarda liderlik görevlerinde bulunmuştur. Son yirmi yıl içerisinde BP, Shell, TotalEnergies, ENI, Uniper, SOCAR, Mitsui, Mitsubishi, Sumitomo Corporation ve Dünya Bankası gibi dünyanın önde gelen enerji şirketleri ve uluslararası kuruluşlarına enerji piyasaları, yatırım stratejileri, proje geliştirme ve enerji dönüşümünün ekonomik boyutları konusunda danışmanlık hizmetleri vermiştir. Uzmanlık alanları arasında LNG ve küçük ölçekli LNG uygulamaları, doğal gazın katma değerli kullanımı ve ticarileştirilmesi (gas monetization), yeşil hidrojen, biyometan, sürdürülebilir denizcilik yakıtları ve bölgesel enerji piyasalarının geliştirilmesi yer almaktadır. Son dönemde Dünya Bankası liderliğinde yürütülen enerji dönüşümü çalışmalarında aktif rol almakta; Türkiye Açık Deniz Rüzgâr Enerjisi Yol Haritası Projesi ile düşük ve sıfır karbonlu yakıtlar, sürdürülebilir limanlar ve denizcilik sektörünün karbonsuzlaştırılmasına yönelik uluslararası çalışmalara katkı sağlamaktadır. Doğal gaz piyasaları, enerji güvenliği ve enerji dönüşümünün ekonomik boyutları konularında dünyanın farklı bölgelerinde düzenlenen uluslararası konferans ve forumlarda düzenli olarak konuşmacı ve panelist olarak yer almakta; küresel enerji sektöründeki dönüşüme ilişkin görüş ve deneyimlerini uluslararası paydaşlarla paylaşmaktadır.
Önceki Makale “New Yorklu İmamoğlu”
Sonraki Makale Kadınlar “öpücük” beklemiyor

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Büyük şansı İslamcılarla milliyetçiler yok etti

Metin Gülbay
2 Kasım 2026
ManşetSerbest Kürsü

Polonya yol ayrımında

Andrew Korybko
2 Kasım 2026
EditörSerbest Kürsü

CERN’in merkezine seyahat

Alper Eliçin
1 Kasım 2026
EditörSerbest Kürsü

Altaycanın Japoncadaki izi

Halil Ocaklı
31 Ekim 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?