Pazar, 1 Kas 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörSerbest Kürsü

CERN’in merkezine seyahat

Alper Eliçin
Son güncelleme: 1 Kasım 2026 16:05
Alper Eliçin
Paylaş
Paylaş

Bugün sizlere gündem dışı bir konuda bir şeyler yazmak istiyorum.

Yolsuzluklar, yoksulluk, yasaklar, yargılamalar, Suudi Arabistan’a asker yollama, Azerbaycan’ın okullarda baş örtüsünü yasaklaması, sel baskınları, çerçeve yasa gibi gündemimizi meşgul tutan olaylar dışında farklı bir konu seçtim. Sizlere CERN’den bahsedeceğim. Zira insanların değişik konularda düşünmesi ve araştırma yapmasının bir çeşit aktif dinlenme olduğunu ve kişiye huzur verdiği kanısındayım.

CERN, Fransızca açılımıyla “Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire” (Nükleer Araştırma Konseyi) dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma merkezi. İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarında yer alan bu merkezin kapsadığı alan, hem Fransa hem de İsviçre topraklarında.

Ben uzun zamandır CERN’e gitmek istiyordum. Sonunda geçtiğimiz ay bir fırsat yarattım. İlgi duyanlara, CERN’de rehberli turlar var. Ancak sabah erkenden gidip kayıt olmak gerekiyor. Turlar ücretsiz. Fakat aşırı talep nedeniyle bu turlara başvuranların sadece yüzde 10’u katılabiliyormuş. Günde yedi sekiz tur oluyor. Ama turlar dışında da pek çok sergi, film gösterimi olduğundan kolaylıkla iki üç saat geçirmek mümkün. Turlar ağırlıklı olarak İngilizce. Daha seyrek olmakla birlikte Fransızca turlar da yapılıyor. Çocuklar için de ayrı turlar var.

Ben ve eşim bu rehberli turlardan birine katılabilmek için oğlumun yaşadığı Bern’den sabah 6’dan önceki bir trene bindik. Gün daha ağarmamıştı. Bu sayede CERN’in sabah açılış saati olan 8.30’da ziyaretçi girişinde olduk. Bu sayede de 10.45’teki tura kayıt olabildik. Tur saatini beklerken de bazı ilginç sergileri gezmek fırsatı bulduk. Bunlardan birinde gözünüze üç boyutlu bir gözlük takıyor ve bulunduğunuz andan evrenin oluşumuna yani büyük patlamaya (big bang) doğru bir yolculuk yapıyorsunuz. Videoyu izlerken algıladığım hız ve uzay boşluğunda seyahat etme duygusundan dolayı zaman zaman duvardaki demirlere tutunmak zorunda kaldım.

Evrenin oluşumuna doğru yolculuk

CERN’in kuruluş çalışmaları 1951’de başlamış. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın bilimsel kapasitesini yeniden güçlendirmek ve ABD’ye yönelen bilim insanı göçünü azaltmak amacıyla uluslararası bir araştırma merkezi olarak düşünülmüş. On iki kurucu üyesi var. Ekim 2026 itibarıyla ise 25 tam üyesi bulunuyor. Türkiye ise 6 Mayıs 2015’ten beri Associate Member State (ortak üye devlet) statüsünde. Bu statü, Türk bilim insanlarının CERN deneylerine katılmasına, araştırma ve eğitim olanaklarından yararlanmasına olanak sağlıyor. Ancak Türkiye’nin, CERN Konseyi’nde tam üyelerin sahip olduğu oy hakkı yok. Aslında Türkiye CERN’e başlangıçta tam üyelik için başvurmuş ve bilimsel altyapı olarak da yeterli bulunmuş, ama sonra yıllık mali katkının çok yüksek olacağı fark edilmiş ve ortak üyelikte karar kılınmış. CERN’in 2026 bütçesinde Türkiye’nin yıllık katkısı yaklaşık 5,44 milyon İsviçre frangı olarak gözüküyor.

Konseyin temel ilkelerinden biri, araştırmaların askerî amaçlarla yürütülmemesi ve bilimsel sonuçların kamuoyuyla paylaşılması.

CERN’deki araştırmacılar özellikle şu sorulara cevap arıyor:

  • Maddeyi oluşturan en temel parçacıklar nelerdir?
  • Bu parçacıklar birbirleriyle nasıl etkileşir?
  • Evrenin oluşumunda ve evriminde hangi fiziksel süreçler rol oynadı?
  • Evrenin kütle ve enerji yapısını anlamamızı sağlayacak bilmediğimiz hangi temel fiziksel mekanizmalar var?

Ancak CERN’de doğrudan günlük yaşamımıza önemli katkılar sağlayan bazı icatlar da yapılmış. Örneğin CERN’de görev yapan İngiliz bilgisayar bilimcisi Tim Barnes-Lee, bilim insanlarının bilgi paylaşımı için www kısaltması ile bildiğimiz World Wide Web’i ilk kez 12 Mart 1989’da burada tanıtmış.

CERN’in en ünlü tesisi, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) olarak bilinen parçacık hızlandırıcısı.

CERN’in bulunduğu bölge. Kesik çizgiler Fransa İsviçre sınırını gösteriyor. LHC’nin hemen üst tarafında Cenevre Havalimanı, göl kıyısında da Cenevre kenti görülebiliyor. Fotoğraf: CERN

  • Çevresi yaklaşık 27 kilometre.
  • Yer altında, İsviçre ve Fransa topraklarının altında uzanıyor.
  • Atomu oluşturan parçacıklardan protonlar birbirlerine ters yönde ışık hızına son derece yakın hızlara çıkartılarak çarpıştırılıyor. Protonların bu hıza ulaştırılması için ise süper iletkenler kullanılıyor. Bu süper iletkenlerin en önemli kullanım alanı özel alaşımlı 1200 adet mıknatıs, ki bunlar da protonları dairesel bir tünelde tutmaya yarıyor. Bu alaşımların süper iletken özellik kazanması için de tüneldeki ısı 0 Kelvine (-273 derece) yakın bir ısıya (-271.3 derece) düşürülüyor. Günlük yaşamımızda biz de, benzer bir süper iletken teknolojisinden, tıpta manyetik görüntüleme (MRI) cihazlarında yararlanıyoruz.
  • Çarpışmalar sırasında ortaya çıkan alt parçacıklar, dev detektörlerle inceleniyor.

LHC’de 2030’a hazırlıklar. Fotoğraf: CERN

LHC’de bugüne kadar başlıca dört deney yapılmış. Bunlar ATLAS, CMS, ALICE ve LHCb olarak adlandırılıyor. Dolayısıyla LHC’nin içerisinde farklı projelerde kullanılmış olan değişik özelliklere sahip dört ayrı detektör bulunuyor.

ATLAS ve CMS, Tanrı Parçacığı olarak da adlandırılan Higgs bozonunun keşfinde önemli rol oynamış. ALICE ise, erken evrende var olduğu düşünülen madde koşullarını araştırıyor. LHCb sayesinde de madde ile antimadde arasındaki farklılıklar inceleniyor.

ATLAS Projesi’nin komuta merkezi

Tüm bu projelerde gözlemler yapılmış ama sonuçların değerlendirilmesine devam ediliyormuş. Bu projeleri görsellerden ve metinlerden okuduğunuzda, ya da bir araştırmacı size anlatırken kendinizi biraz uzay yolu dizisinde gibi hissediyorsunuz.

Higgs bozonunu biraz olsun açmakta yarar var. Bu parçacığın olması gerektiğini, fizikte çok karşılaştığımız gibi önce matematiksel olarak tahmin etmişler. 1964’te fizikçi Peter Higgs ve meslektaşları yaptıkları hesaplamalar sonucunda böyle bir parçacığın olması gerektiğini öngörmüşler. LHC’nin aktif hale gelmesi sayesinde de 4 Temmuz 2012’de varlığı ispatlanmış. Buluşun açıklandığı sırada CERN’e davet edilmiş olan Higgs’in duygu dolu anlarını buradan izleyebilirsiniz.

Peter Higgs. Fotoğraf: Britanica

CERN ve Higgs bozonunu en iyi anlatan videolardan biri, ismini hiç duymadığınıza emin oldum genç bir Türk fizikçi tarafından hazırlanmış. Profesör Sertaç Öztürk’ün, benim bile anlayabileceğim basitlikteki anlatımını da burada bulabilirsiniz.

Prof. Öztürk Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fizik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Çukurova Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora yapmış. CERN’de de Atlas Projesi’nde çalışmış. Halen İstinye Üniversitesi Temel Bilimler Fakültesi’nde görev yapıyor.

Peter Higgs ise 2012’de CERN’de Higgs bozonunun varlığı ispatlandıktan sonra Nobel Fizik Ödülü’ne layık görülmüş. 9 Nisan 2024’te de 94 yaşında kısa bir rahatsızlıktan sonra vefat etmiş.

CMS detektörünün görünümü. Fotoğraf: CERN

Halen CERN’de 2030 yılına kadar mola verilmiş durumda. Bu dönemde LHC daha da güçlendiriliyor ve yeni buluşlar için hazırlanıyor. Bunlar,

  • Karanlık madde parçacıkları

Evrenin yaklaşık yüzde 27’sini oluşturduğu düşünülen karanlık maddenin ne olduğu bilinmiyor. CERN’de onunla ilişkili olabilecek yeni parçacıklar aranacak.

  • Süpersimetri parçacıkları

Bilinen parçacıkların daha önce keşfedilmemiş eşleri olabilir diye düşünülüyor. Örneğin Higgs bozonunun varsayımsal eşlerinden biri olan higgsino aranacak.

  • Uzun ömürlü egzotik parçacıklar

Bazı teorik parçacıklar oluştuğu noktadan uzakta bozunabilir. Bu nedenle detektörlerde alışılmadık izler bırakabilirler diye düşünülüyor. Onlar da yeni dönemde bulunmaya çalışılacak

  • Yeni Higgs parçacıkları

Tek Higgs bozonu dışında başka Higgs türleri olabileceği düşünülüyor. Bilim insanları ayrıca Higgs’in diğer parçacıklarla etkileşimini daha hassas ölçerek mevcut kuramda eksik bir şey olup olmadığını araştıracak.

  • Madde-antimadde gizemiyle ilgili yeni fizik

Büyük Patlama’dan sonra neden maddenin antimaddeden çok daha fazla kaldığı araştırılıyor. Yeni parçacıklar veya etkileşimler bu sorunun cevabına katkıda bulunabilir.

2030’da başlanacak olan CERN’in High-Luminosity LHC projesiyle, toplanacak çarpışma verisinin mevcut tasarımın toplamına kıyasla yaklaşık 10 kat daha artması hedefleniyormuş. Böylece çok seyrek gerçekleşen olayları yakalama ve yeni parçacıkların izlerini bulma şansı artacakmış.

Bilim insanlarına göre, yapılacak çalışmalarda en heyecan verici ihtimal, karanlık maddeyi oluşturan parçacığın bulunması. Çünkü bu, yalnızca parçacık fiziğinde yeni bir keşif değil, evrenin büyük bölümünün ne olduğuna ilişkin anlayışımızda da bir dönüm noktası yaratacak. Eğer bu çalışmaların bazılarında yeni parçacıklar bulunamazsa bile, bilimsel açıdan başarısızlık olmayacak deniyor. Zira bu durumda hangi teorilerin geçerli olamayacağı anlaşılacak ve fizikçiler daha doğru açıklamalara kafa yoracaklarmış.

20 kişilik grubumuza Tarık isimli Pakistanlı bir araştırmacı rehberlik etti. Hem kendi anlatacaklarını tane tane aktardı, hem de gelen sorulara yanıt verdi. Ancak turun sonuna doğru gelen bir soruya yanıt vermekte zorlandı ve geçiştirdi. Soru da şuydu:

‘Burayı görmeye genelde ateistler mi geliyor, yoksa turun sonunda mı ateist oluyorlar…’

Not: Bu yazının hazırlanmasında bana katkıda bulunan yakın dostum Dr.Oya Torum’a teşekkür ederim.

Bu yazım ilk olarak noktakibris.com sitesinde yayınlanmıştır.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAlper Eliçin
Takip et:
1974 yılında Alman Lisesi’nden mezun oldu. Öğrenimine Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde devam etti. İngiltere’de Sussex Üniversitesi’nde Yöneylem Araştırması ve ABD’de Clemson Üniversitesi’nde İşletme alanlarında yüksek lisans yaptı Dünya Bankası'na değişik projelerde danışmanlık yaptı, Çukurova Metropolitan Bölgesi Kentsel Gelişim Projesi'nde ise proje direktör yardımcılığı görevini üstlendi. Gayrimenkul geliştirme projelerindeki deneyimini zaman içerisinde turizm yatırımlarına yönlendirmiştir. İş yaşamına 1990 yılından itibaren Pegasus Havayolları'nda kurucu ortak olarak devam etti, şirkette genel müdür yardımcısı ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. İstanbul Havayolları'nda genel müdür yardımcılığı, Kavrakoğlu Management Institute’da başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Havayolu yönetimi, yeniden yapılandırılması, şirket birleştirme, ayırma ve satın almaları ve gayrimenkul yönetimi konuları uzmanlık alanlarından. Merkezi Paris'te olan Milletlerarası Ticaret Odası Havacılık Komitesi'nde uzun yıllar Türkiye'yi temsil etti, Türkiye Havacılık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği Başkan Yardımcılığı görevlerinde de bulundu. 2008 yılında BCD Eğitim ve Danışmanlık Ltd’nin kurucu ortağı oldu. Halen serbest danışman ve eğitmen olarak çalışmaktadır. Bugüne kadar Türkiye, KKTC, Rusya, Gürcistan, Azerbaycan, Romanya, Mısır, Belçika, İsviçre ve Avusturya’da eğitimler vermiş, danışmanlık yapmıştır. Ayrıca, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde dijital yayın organlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Çok iyi düzeyde Almanca ve İngilizce biliyor. Dağ tırmanışları ve doğa yürüyüşlerine ilgi duyuyor, Ağrı ve Musa dağları tırmandığı dağlar arasındadır. Okumak ve seyahat etmekten büyük zevk alıyor.
Önceki Makale Cumhuriyet’e adanan ömür
Sonraki Makale “Eskiye dönüş çok zor”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

EditörGünlük

Tarihte bu hafta

Medya Günlüğü
1 Kasım 2026
ManşetSerbest Kürsü

Büyük şansı İslamcılarla milliyetçiler yok etti

Metin Gülbay
1 Kasım 2026
ManşetSerbest Kürsü

Polonya yol ayrımında

Andrew Korybko
1 Kasım 2026
EditörGünlük

“Dünya”nın sahibine gözaltı

Medya Günlüğü
1 Kasım 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?