Pazar, 1 Kas 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
ManşetSerbest Kürsü

Polonya yol ayrımında

Andrew Korybko
Son güncelleme: 1 Kasım 2026 16:04
Andrew Korybko
Paylaş
Paylaş

Cuma günü liberal Polonya Başbakanı Donald Tusk, muhafazakâr Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki Afrika yolundayken bir yargı darbesi girişiminde bulundu. Bunun üzerine Nawrocki, direnişin başına geçmek için uçuşu keserek Polonya’ya döndü.

Karmaşık bir hukuki meseleyi basitleştirerek anlatmak gerekirse, Anayasa Mahkemesi konusunda liberaller ile muhafazakârlar arasında on yılı aşkın süredir devam eden bir anlaşmazlık var. Liberaller ve AB’deki müttefikleri, muhafazakârları mahkemeyi kendi yandaşlarıyla doldurmakla suçluyor. Anayasa Mahkemesi ise Polonya hukukunu AB hukukuna tercih etme eğiliminde.

Anna Korwin-Piotrowska, liberal çoğunluğun kontrolündeki Sejm tarafından Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmişti. Ancak Nawrocki, seçim sürecinin kusurlu olduğu gerekçesiyle onun yeminini kabul etmeyi reddetmişti. Bu durum, Korwin-Piotrowska’nın mahkemedeki statüsünü hukuken tartışmalı hale getirdi.

Korwin-Piotrowska, Anayasa Mahkemesi Başkanı ile Başkan Yardımcısı’nın görevlerinin askıya alınmasına karar verdi. Ardından onların görevlerini üstlendi ve polisleri mahkemeye çağırdı. Bu sırada Tusk’ın Adalet Bakanı, söz konusu iki yöneticinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını ve haklarında suçlamada bulunulmasını istedi. Bunun ardından protestocular hızla bir araya geldi.

Nawrocki gece geç saatlerde mahkeme binasına girdi. Bu sırada itilip kakıldı. Korwin-Piotrowska’yı hâkim olarak tanımadığını bir kez daha vurguladı. Daha sonra X hesabından yayımladığı açıklamada “anayasal düzenin ihlal edilmesini” ve “anayasal bir devlet organının zorla ele geçirilmesini” kınadı.

Nawrocki ayrıca polisin mahkeme binasından ayrılmasını istedi, Sejm ile acil istişare toplantıları düzenleyeceğini duyurdu ve Anayasa Mahkemesi’ne destek veren herkese teşekkür etti.

Daha geniş çerçevedeki gelişmeler, 2027 sonbaharında yapılması planlanan bir sonraki Sejm seçimleriyle ilgili. Mevcut krizin çözülmesi amacıyla seçimlerin normal takviminden önce yapılması da teorik olarak mümkün. Bu kriz, komünizm sonrası Polonya tarihinin açık ara en ağır siyasi krizi.

Güvenilir kamuoyu araştırmaları, muhafazakârların kendi partileri, yeni ayrılan fraksiyonları ve iki özgürlükçü-milliyetçi parti arasında kurulacak bir koalisyon aracılığıyla yeniden iktidara dönebileceğine işaret ediyor. Böyle bir durumda, muhafazakârlarla aynı çizgideki Anayasa Mahkemesi’nin desteğini de alacak olan Nawrocki, AB’yi reforme etme gündemini hayata geçirme imkânı bulacak.

Nawrocki, geçen yıl ayrıntılı biçimde açıkladığı vizyonunda, AB’nin izin verdiği sınırlar içinde üye devletlerin egemenliğinin yeniden tesis edilmesini savunmuştu. Böylece Birliğin, Almanya’nın egemen olduğu bir federasyona dönüşme eğilimini engelleyerek ulus devletlerden oluşan bir birliğe dönüştürülmesini amaçlıyor.

Muhafazakârların “gri kardinali” Jarosław Kaczyński de kısa süre önce bu konuyu uzun uzun ele aldı. Ancak Tusk, Kaczyński’nin bir “Polexit”, yani Polonya’nın AB’den ayrılması süreci başlatmak istediği korkusunu yaydı. Bu, daha önceki Rusya karşıtı korku söylemi başarısızlığa uğradıktan sonra oy kazanmak için başvurulan ucuz bir taktikti.

Tusk’ın daha önceki Rusya karşıtı korku söyleminin başarısızlığı da dikkate alındığında, son hamleleri liberal bir güç mücadelesi olarak değerlendirilebilir. Hatta bu adımlar, meslek hayatının tamamında yakın ilişkiler içinde olduğu Almanlar tarafından emredilmiş bile olabilir. Kaczyński, bir zamanlar Tusk’ı onların “ajanı” olmakla suçlamıştı.

Amaç, gelecekte muhafazakârların yönettiği bir Polonya’nın AB’yi reforme etmesini önlemek olabilir.

Nawrocki, Orbán’ın düşüşünden sonra Avrupa’nın muhafazakâr şampiyonu haline geldi. Trump’ın da göz kırpmasıyla birlikte, oluşmakta olan savaş sonrası düzende Polonya’nın, AB’nin federalizasyona yönelmesine karşı muhafazakâr direnişe İntermaryum üzerinden liderlik etmesini öngörüyor.

Tusk’ın yargı darbesi girişimi başarılı olursa Polonya Almanya’ya bağımlı hale gelecek. Girişimin başarısız olması ise Polonya’nın bölgesel güç olarak yükselişine imkân sağlayacak.

Trump ve Nawrocki dost. Benzer görüşlere sahipler ve ikisi de liberal Almanya’nın AB’ye hâkim olmasını istemiyor. Bu nedenle Trump, komünizmin sona ermesinden bu yana Polonya’nın yaşadığı en büyük siyasi krizde dengeyi Nawrocki lehine değiştirmek için ülkesinin siyasi ve diplomatik ağırlığını kullanabilir.

Ancak Almanya öncülüğündeki AB buna karşı çıkarsa, yeni bir ABD-AB krizinin fitili ateşlenebilir.

Not: Yazımın İngilizce orijinalini okumak için tıklayın

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

EtiketlendiJeopolitik
Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanAndrew Korybko
Takip et:
Küresel sistemin çok kutuplu yapıya dönüşümünü inceleyen Moskova merkezli Amerikalı siyaset analisti. substack.com/@korybko
Önceki Makale “Yahudilere yurt” mektubu
Sonraki Makale İstanbul zirvesine Rus yorumu

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Büyük şansı İslamcılarla milliyetçiler yok etti

Metin Gülbay
1 Kasım 2026
ManşetMG Özel

İstanbul zirvesine Rus yorumu

Fuad Safarov
1 Kasım 2026
GünlükManşet

“Yahudilere yurt” mektubu

Medya Günlüğü
1 Kasım 2026
GünlükManşet

Trump için “sınav” zamanı

Medya Günlüğü
1 Kasım 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?