Cumartesi, 31 Oca 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Serbest Kürsü

Çocuğum depresyonda olabilir mi?

Olga Ocaklı
Son güncelleme: 4 Ocak 2026 00:36
Olga Ocaklı
Paylaş
Paylaş

Ergenlerde fiziksel ve hormonal değişim, ses çatlaması, adet döngüsü ve akne gibi etkenlere bağlı ruh hali dalgalanmaları artık eskisi kadar masum değil. Gençlerin günümüzde sosyal medya nedeniyle önceki kuşaklara göre çok daha fazla uyarılmayla karşı kaşıya olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. Üstelik sosyal medya platformlarında siber zorbalık riskine karşı savunmasız kalmak, ruh halindeki dalgalanmanın depresyona evrilme riskini artırabilirler.

Aile içi sorunlar, anlamsız gelen kurallar ve gelenekler, arkadaşlarla anlaşmazlık, düşük notlar gibi gelişmelere ergenin üzüntü ve kızgınlık şeklinde değişken tepkiler göstermesi doğal karşılanabilir. Yüzünde az önce görülen gülümsemenin yerini kızgın bir kaş çatma alabilir. Bu gibi hallerde depresyon kuşkusuyla terapisti aramak için acele etmek gerekmez.

Depresyon daha çok uzun süren motivasyon eksikliği, umutsuzluk, karamsarlık,  suçluluk duygusu, düşük öz değer, asosyallik, halsizlik, keyifsizlik, aşırı alınganlık ile karakterize bir rahatsızlıktır. Yeme içme alışkanlıkları iştahsızlık ya da aşırı yeme biçiminde ani değişiklik gösterebilir.

Depresyon eğilimi olan genç durgunlaşır, içine kapanır, gerçek duygularını gizler, sevdiği etkinliklerden uzaklaşır. Sorumluluklarını umursamaz ve artan ölçüde kendini ve/veya başkalarını suçlama eğilimi görülür. Odaklanma bozukluğu, korku, kaygı, donukluk ve işe yaramazlık duygusu öne çıkabilir.

Karmaşık beyin devrelerini, patofizyolojiyi ve nörokimyasal analizleri bir yana bırakıp, bütüncül terapi bakış açısıyla bakalım. Basitçe söylemek gerekirse, depresyon koşullarını yaratan, içsel ve dışsal olmak üzere iki tür kök neden vardır.

İçsel kök neden; kalıtsal etkenler ve özgün enerji dengesinin bozulmasıdır. Dışsal kök nedenler ikiye ayrılır: Birincisi doğal afet, ekonomik kriz, savaş gibi değiştiremeyeceğimiz faktörlerdir. İkincisi ise aile, iş yeri ve arkadaşlarla ilişkiler gibi değiştirmeye gücümüz yeten faktörlerdir.

Ailenin yaşam ve beslenme tarzının doğadan kopuk olması, gençlerde beden ve bilinç arasındaki özgün enerji dengesini bozulmasının en önemli nedeni olabilir. Bireyde doğası gereği baskın olması beklenen enerji uzun süre aktif hale gelemeyebilir. Sonuç olarak ergen, yaşadığı sosyal ekosistemde duygu ve düşüncelerini dışa vurmakta ve uyumlu ilişki kurmakta zorlanır. Sorunları üst üste biriktirir ve tepkilerini belli etmek için davranış dilini kullanır.

Dış etkenler tarafından uzun süreli aşırı uyarılma, ‘duygusal farkındasızlık’ adı verilen duygu durumuna yol açabilir. Sinir sisteminin yanıt vermek için bir uyarana bağımlı hale geldiği durumlarda, uyarılma azalır veya kaybolursa kişi bunalıma doğru ilerleyebilir. Uyarılmanın uzun süre ve aşırı sayıda yinelendiği diğer vakalarda ise tam tersi etkiyle ‘yenilik heyecanı’ azaldığı için kişinin bu kez sıkılma nedeniyle bunalıma yöneldiği görülebilir.

Depresyon birdenbire olan bir rahatsızlık değildir. Her sağlık sorununda olduğu gibi depresyonda da fiziksel ve duygusal sindirim atıklarının bir hastalık olarak birikme, katmanlaşma ve somutlaşma aşamaları vardır. İlk aşamalar genellikle belirti vermese de çocukta görülen davranış değişikliğini izlemek, olası bir depresyon atağını bulgulama açısından önemli ipuçları verebilir.

Son yıllarda psikoterapiste yönlendirilen 14-16 yaş arası çocuk sayısının arttığını ve antidepresan ilaçların giderek yaygınlaştığını çevremizde görüyoruz. Antidepresanlar, hekimin tıbben gerekli gördüğü depresif vakalarda etkili bir tedavi yoludur.

Ancak kullanımı yaygınlaşan antidepresanlar maalesef toplum tarafından sıradan bir ilaç olarak algılanmaya başlandı. Ne yazık ki, bunun sonuçları pek masum olmayabilir. Sanki grip olan çocuğa bağışıklık güçlendirici takviye veriliyormuş gibi antidepresan verilmesi bir dizi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Antidepresan kullanan 25 yaş altı gençlerin yan etkiler açısından risk altında olduğu saygın tıbbi yayınlarında yer almakta. Antidepresanları irdeleyen yeni araştırmaların hangi çarpıcı sonuçlara ulaşacağını önümüzdeki yıllarda göreceğiz.

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanOlga Ocaklı
Takip et:
Tver (Rusya) doğumlu sosyolog ve felsefe doktoru. Akademik birikimini doktora sonrasında 4,5 yıl boyunca çeşitli disiplinlerde aldığı eğitimlerle zenginleştirdi. Vedik Bilimler (Jyotish–Jataka, BLR) konusundaki yetkinliğinin yanı sıra, ICF sertifikalı koçluk ve Ayurveda (Vedica Global, ABD) alanlarında akademik ve profesyonel donanıma sahip. 2016’dan bu yana uluslararası bir kurumda "Entegratif Terapi" yaklaşımıyla yaşam stratejileri ve ilişki yönetimi alanlarında terapi ve danışmanlık hizmeti veriyor. Çalışmalarında modern bilimi kadim bilgeliğin ışığında harmanlayan bir perspektif benimsiyor. 2002 yılından beri Halil’le evli, yetişkin bir oğul annesi. Türkiye ve İtalya’da sürdürdüğü yaşamını, sürekli eğitim ve seyahatlerle beslemeye çalışıyor.
Önceki Makale Kitap tedavisi
Sonraki Makale Türkiye-İran-İsrail üçgeni

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Devşirme kızlara niçin Arap adları verilmiş?

Metin Gülbay
31 Ocak 2026
ManşetSerbest Kürsü

Türkçe ve Japonca akraba mı?

Halil Ocaklı
31 Ocak 2026
Serbest Kürsü

YDÜ Hastanesi’nde bir garip muamele

Alper Eliçin
27 Ocak 2026
Serbest Kürsü

Ah özgürlük vah özgürlük!

Tijen Zeybek
26 Ocak 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?