Cumartesi, 18 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
ManşetSerbest Kürsü

Hep birlikte yanma vakti gelmiştir

Tijen Zeybek
Son güncelleme: 18 Nisan 2026 16:09
Tijen Zeybek
Paylaş
Paylaş

Sadece bilgisayar oyunları değil, sadece dizilerde kahraman gibi gösterdiğiniz eli silahlı mafyöz tiplemeler değil, sadece sabah programlarında nedense gözümüze soka soka gösterdiğiniz, kimsenin kimseyi zerre kadar insandan saymadığı, herkesin kafasını seksle bozduğu, damadın kaynanasına aşık olduğu, kaynatanın damadına yürüdüğü programlar değil.

Din kisvesi altında minnacık kız çocuklarının bedeninin dahi kışkırtıcı olduğunu o yüzden de örtülmesi, saklanması gerektiğini tartışan, her gün gündeme getiren sakallı adamların açıklamaları değil, özgürlük özgürlük diyerek her türlü norm dışı, bilim dışı yönelimin normalleştirilmesi değil.

Dizilerde, filmlerde kadınların sürekli itilip kakılması, dövülmesi, vurulması, öldürülmesi değil, eğitim sisteminin üzerinde karalamalar yapılarak, sürekli deneme tahtası olarak kullanılması, on yıllar içinde alınacak kararların bir gecede alınıp, bir dönem sonra kaldırılması da değil sadece. Ama hepsi birlikte… Fazlası da var. Kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri. Tacizler ve tecavüzler. Hâlâ “sevgilime yan baktı”, hâlâ “kız arkadaşıma süründü” olarak açıklanan cinayetler, bıçaklı kavgaların basında kendine yer buluyor olması.

Bütün bunların faillerinin hâlâ saygın kişiler olarak programlarda ağırlanması. İşsizlik, yoksulluk, geleceksizlik ve insandan sayılmamanın yarattığı gerilim. Yaşanamaz hale gelen kentler, bu kentlerin bireyi yutuyor olması. Çocuğun yetişkin hayatında saygın bir yerinin olmayışı. Çocuğun aile içinde bir birey olarak yer alamaması. Hâlâ o korkunç ataerkil hiyerarşinin tüm ağırlığıyla, tüm şiddetiyle toplumun üzerine en tepeden en aşağıya kadar kâbus gibi çökmüş olması ve giderek daha da fazla çökmek için her yolu kullanıyor olması.

Kıymeti kendinden menkul, hiçbir dayanağı olmadan ya da tek dayanağı kutsal kitap, din, hadis, sünnet olan tiplerin her gün türlü mecralarda nutuk atıyor olması. Bu ağızlardan son derece zararlı, bilimle, insanlıkla, eşitlikle, kardeşlikle tamamen zıt ve insanı ama özellikle de kadını böcek gibi gösteren söylemlerin kulaklara dolması. Kişisel gelişim saçmalıklarıyla her insana ve her çocuğa “eşsiz” ve “çok değerli” olduğu konusunda o modern aşının yapılıyor olması.

Bütün meselenin görüntüye ve sayıyla ölçülebilen başarılara indirgenmiş olması. Karne başarısı, kolej başarısı, sınav başarısı, çok kazanmak, hep kazanmak… Ne olursa olsun kazanmak.

Anne, baba ve çocuğun ekranlara ayrılması. Herkesin sürekli kendi ekranına bakıyor ve dünyayı da kendi ekranından okuyor olması. Paylaşılan sofra dahil hiçbir değerin kalmamış olması. Ortada bireyi aşan ve kendini ait hissettiği ve onunla bağ kurduğu herhangi bir kurumun (aile dahil) kalmamış olması. Okullarda arkadaşlık kurulabilecek ortamların yaratılamaması. Okulun devasa nüfusuyla çocukları teker teker yalnızlaştırıyor olması.

Yani diyeceğim o ki cehenneme döşediğimiz taşlar bizi ateşe vardırdı. Şimdi hep birlikte yanıyoruz.

Orijinal fotoğraf: İHA

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
YazanTijen Zeybek
Takip et:
1965 yılında Lefkoşa’da doğdu. İşletme lisans eğitiminden sonra Yakın Doğu Üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik alanında master yaptı. Daha sonra Medya Çalışmaları ve İletişim alanında doktora yaptı. Halen Yakın Doğu Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümünde Yrd. Doç. Dr. olarak görev yapmaktadır. Sanat, edebiyat alanında çeşitli TV programları yaptı. Halen Bayrak Radyo ve Televizyon kurumunda Anahtar Kelimeler adlı programı sürdürmektedir. Edebiyat alanında faal bir geçmişe sahiptir. Uzun yıllar boyunca Türkiye ve KKTC’de çeşitli gazetelerde köşe yazıları yazmıştır, yazmaya devam etmektedir. Deneme ve makaleleri çeşitli dergilerde yayımlanmaktadır. Seramik Heykel, resim ve enstalasyon (yerleştirme) sergileri açmıştır. Seramik Heykel alanında iki ödülü vardır. Şimdiye kadar yayımlanmış üç romanı bulunmaktadır.
Önceki Makale Hiçbir çocuk sabah uyanıp katil olmaz

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

Hiçbir çocuk sabah uyanıp katil olmaz

Dr. Nil Gönce
18 Nisan 2026
ManşetSerbest Kürsü

Ayna dışarıda değil içimizde

Medya Günlüğü
18 Nisan 2026
GünlükManşet

“Babil’den Sonra” medya

Medya Günlüğü
18 Nisan 2026
*Serbest Kürsü

Çocukluk anılarımda Küçükyalı

Alper Eliçin
18 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?