Önemli not: Bu yazıyı yazdım. Birkaç gün boyunca üzerinde çalıştım. Gelecek tahmini zor bir iş olduğu için yapay zekâdan yardım istedim. Bazı yerlerini düzenledi. Ama bir bütün olarak bu öngörüye itiraz etti. Beni çok uçuk olmakla suçladı. Sonuç itibarıyla konu bana ait. Yazının kurgusunu ben yaptım. Ama okur eğer yapay zekâdan destek almaya soğuk bakarsa bir daha elimi bile sürmem.☺
Miras hukukunun ömrü ne kadardır?
Gelecek yüzyılda da varlığını sürdürür mü?
Kim bilir?
Dün atalarımıza çok önemli gelen birçok kavram, bugün bizler için hiçbir anlam ifade etmiyor. Bizim çok önemsediğimiz bazı kurumların kaderi de böyle olabilir.
Mesela mülkiyetin bir karşılığı kalmayabilir.
Biriktirmek ve mirası çocuklara bırakmak uzun ömürlü bir gelecek tasavvuru olmaktan çıkabilir. Nesiller boyu aynı mülk üzerinde yaşamak cazip gelmeyebilir.
Belki de 2100 yılında çocuklara bırakılacak en değerli şey bir ev, arazi ya da banka hesabı değil; eğitim, beceri, sağlık, kültür, deneyim ve yaşanabilir bir dünya olacaktır.
Bu nedenle “miras hukukunun sonu” bugün için uçuk bir fikir gibi görünse de, aslında daha büyük bir sorunun parçasıdır:
İnsan geleceğe ne bırakmak isteyecek?
Aslında büyük bir miras, biraz da doğum piyangosu değil midir?
Bir insanın ekonomik geleceğinin, dünyaya hangi ailenin çocuğu olarak geldiğine bağlı olması, önümüzdeki yüzyılda bugünkünden çok daha fazla sorgulanabilir.
Servet eşitsizliği derinleştikçe, kuşaktan kuşağa aktarılan büyük servetler yalnızca ekonomik değil, toplumsal ve siyasi bir mesele haline gelebilir.
Çok yüksek servetlerin vergilendirilmesi, belirli bir sınırın üzerindeki mirasın toplumsal fonlara aktarılması ya da miras gelirlerinin eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi alanlarda kullanılması daha güçlü biçimde gündeme gelebilir.
Dolayısıyla miras hukukunun geleceği, yalnızca hukukçuların değil, toplumun adalet anlayışının da konusu olacaktır.
Gezegen de mirasçı olabilir.
Bir başka büyük değişim ise ekolojik krizden gelebilir. Gelecekte, yaşanabilir bir gezegenin kendisi en değerli mirası olabilir.
Bu durumda büyük servetlerin yalnızca insanlara değil, doğanın korunmasına ve gelecek kuşakların yaşam hakkına da hizmet etmesi gerektiği savunulabilir.
Belki de geleceğin hukukunda yeni bir kavram ortaya çıkar:
Evrensel miras.
İnsan öldüğünde sahip olduğu her şey başka bir insana değil, kısmen toplumun ve gezegenin geleceğine aktarılabilir.
Bu bugün radikal görünebilir.
Ama hukuk, toplumun değişen değerlerinin ardından gelir.
Mirasın anlamı değişebilir. Gelecekte, aileler çocuklarına daha az maddi servet, daha fazla kültürel ve sosyal sermaye bırakabilir.
İyi bir eğitim.
Bir meslek.
Sanat ve spor becerileri.
Bilimsel merak.
Yabancı diller.
Seyahat heyecanı
Sağlıklı ve güçlü bir beden.
Eleştirel düşünme yeteneği.
Ve belki de en önemlisi, değişen bir dünyada ayakta kalabilme becerisi.
Biriktirmek yerine yaşamak
Maddi mirasın öneminin azalması, insanların yaşam biçimini de değiştirebilir.
İnsanlar daha az biriktirip daha çok yaşayabilir.
Sahip olmak yerine deneyimlemeyi, servet biriktirmek yerine seyahat etmeyi, büyük bir ev bırakmak yerine iyi bir hayat yaşamayı tercih edebilir.
Bu değişim, bireysel tüketimden toplumsal sorumluluğa doğru bir dönüşümü de beraberinde getirebilir. İnsan, soyunu güvence altına alma refleksinin yanında, kendisini daha büyük bir bütünün parçası olarak görmeye başlayabilir.
Kendisinden sonra bir şey bırakmak, binlerce yıldır insan hayatına anlam veren güçlü dürtülerden biridir.
“Ben gittikten sonra benden geriye ne kalacak?”
Eğer maddi mirasın anlamı büyük ölçüde ortadan kalkarsa, insanın bu soruya vereceği cevap da değişmek zorunda kalacaktır.
Belki 2100 yılında miras hukuku tamamen ortadan kalkmayacak. Belki evler, şirketler, paralar ve topraklar yine çocuklara bırakılacak.
Ancak mirasın bugünkü anlamı büyük ölçüde değişebilir. Çünkü asıl değişen hukuk değil, mülkiyetin kendisine yüklediğimiz olacaktır.
Bugün insanın başarısı çoğu zaman ne kadar biriktirdiğiyle ölçülüyor. Gelecekte ise belki başka bir ölçü ortaya çıkacak:
2100’de en önemli soru şu olabilir:
Çocuklarımıza ne kadar varlık değil, nasıl bir dünya bırakacağız?
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
