Cumartesi, 29 Ağu 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
*Serbest Kürsü

Urfalı Ela Nur’a uzanan iyilik eli

Kadir Çetinkaya
Son güncelleme: 28 Ağustos 2026 19:19
Kadir Çetinkaya
Paylaş
Paylaş

Bu yazı, güzel ülkemizin toprağında bir kardelenin yeşermesi için çaba gösteren özverili Ahmet amcanın koca yüreğinin öyküsüdür.

***

Ela Nur, Şanlıurfa’da bir devlet okulunda okuyan, özel dersler ve ek destekler almadan lise giriş sınavında (LGS) oldukça iyi bir sonuç elde etmiş, pırıl pırıl, azimli bir kız çocuğu.

Bir gün araştırmaları sırasında özel bir okul keşfediyor. Okulu inceliyor, koşullarını öğreniyor ve sınavına katılmaya karar veriyor. Ardından zorlu online başvuru aşamalarını tamamlıyor. Üstelik bütün bunları kendi başına yapıyor.

Ancak sıra yazılı sınav ve mülakatlar için Gebze’deki okula gitmeye geldiğinde, karşısına bu kez kendi başına aşamayacağı engeller çıkıyor.

Anne sağlık sorunu nedeniyle yaklaşık 16 saatlik otobüs yolculuğunu yapacak durumda değil. Ailenin ekonomik olanakları da son derece kısıtlı. Başvuru tamam, Ela Nur hazır, istek desen fazlasıyla var ama Urfa ile Gebze arasında uzanan koca bir yol var.

***

Peki, bu okul gerçekten bu kadar önemli mi? Urfa’dan kalkıp Gebze’ye kadar gitmeye değer mi?

Öyle görünüyor. Okulun adı TEV İnanç Lisesi, daha çok bilinen adıyla TEVİTÖL.

1993’te iş insanı Sezai Türkeş tarafından eşi İnanç Türkeş’in anısını yaşatmak amacıyla kurulan okul, 2001’den bu yana Türk Eğitim Vakfı (TEV) tarafından işletiliyor.

TEVİTÖL, Türkiye’de yüksek potansiyelli öğrencilere yönelik eğitim veren ilk liselerden biri sayılıyor. Öğrencilerini çok aşamalı bir seçme süreciyle kabul ediyor ve yalnızca yatılı eğitim veriyor. Maddi olanakları sınırlı başarılı öğrencilere de burs desteği sağlıyor.

Mezunlarının Türkiye’de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde iyi üniversitelere kabul edildiği; bilim, sanat ve akademinin farklı alanlarında başarı gösterdiği biliniyor.

***

Ela Nur, hayallerini süsleyen bu okulun sınavlarına gidebilmek için elinden geleni yapıyor. Babasından destek alamıyor, annesinin gücü ise bir yere kadar yetiyor.

Bir gün elbisesine yama yaptırmak için terzi Ahmet amcanın dükkânına gidiyor. Konuşurlarken söz okuldan ve sınavdan açılıyor. Ela Nur bütün uğraşlarına karşın sınava gidemeyebileceğini anlatırken daha fazla dayanamıyor ve ağlamaya başlıyor.

İşte öykünün yönü tam burada değişiyor.

Ahmet amca karşısındaki çocuğu dinleyip “ne yapalım, hayat böyle” deyip geçmiyor. Onun düşlerini kendine yakın görüyor. Kendi torunlarından biriymişçesine Ela Nur’un derdini dert ediniyor.

Annesiyle konuşup izin alıyor, dükkânını kapatıyor ve Ela Nur’la birlikte Şanlıurfa’dan Gebze’ye doğru yola çıkıyor.

Uzun otobüs yolculuğunun ardından Gebze’ye varıyorlar. Ancak hafta sonu okulun bulunduğu yere toplu taşıma olmadığı için, yolun büyük bölümünü yürüyerek okula ulaşıyorlar. Ve sonunda Ela Nur sınava yetişiyor.

Öğrencilerin mülakat sırasını gösteren listeye bakarken Ahmet amcaya Ela Nur’un soyadını sordum. “Hatırlamıyorum” deyip telefonundan baktı. Ve işte işin aslını o zaman öğrendim: Ahmet amca, soyadını bile bilmediği bir çocuğun hayali yarım kalmasın diye onunla 1.250 kilometre yol gelmişti.

Sonuç ne olur, Ela Nur okula girer mi bilinmez ama çocuğun o günkü sevinci, Ahmet amcanın bütün çabasının en güzel karşılığıydı.

***

Herkesin özel araçlarla ya da taksilerle geldiği bir sınava, kendi ekonomik kısıtlarına rağmen işini gücünü bırakıp birkaç gün öncesine kadar hiç tanımadığı bir çocuğu getiren Urfalı Ahmet amca…

Sen bize bir kez daha gösterdin ki, iyilik bazen büyük sözlerle değil, dükkânın kapısını kapatmakla, bir otobüs bileti almakla, bir çocuğun düşlerine ortak olmakla ve gerektiğinde onun yanında kilometrelerce yürümekle başlıyor.

Şiirler yazan, söz yazarı olan, koca yürekli terzi Ahmet amca, sana minnettarız. İyi ki bu ülkede senin gibi insanlar var.

Not: Bu öykünün kahramanları ve olaylar gerçektir; kişilerin adları mahremiyetlerini korumak amacıyla değiştirilmiştir.

Görsel yapay zekâyla üretilmiştir.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale 2100 miras hukukunun sonu mu?
Sonraki Makale Yumruk mu şah mı?

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

ManşetSerbest Kürsü

2100 miras hukukunun sonu mu?

Adil Gürkan
28 Ağustos 2026
ManşetSerbest Kürsü

Bir ulusu birleştiren kral

Gülay Kutal
28 Ağustos 2026
EditörSerbest Kürsü

Türkiye’nin önündeki asıl sınav

Gürsel Demirok
28 Ağustos 2026
EditörSerbest Kürsü

Netanyahu “bel altı” vuruyor

Özer Arslanpay
27 Ağustos 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?