Perşembe, 22 Eki 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
EditörKöşe Yazıları

Kıssadan hisseler…

İlhan İlmenöz
Son güncelleme: 29 Ağustos 2026 18:01
İlhan İlmenöz
Paylaş
Paylaş

Bugün sizlere herkesin bildiği iki küçük hikâye anlatmak istiyorum. Güncele dair olduğunu düşündüğüm bu hikayelerden isteyen istediğini anlasın, istediği hisseyi kapsın.

İlk hikâyemize hemen başlayalım…

Efendim, geçmiş zamanın birinde, bir oduncu ormanda odun keserken çalı arasında yılana rastlamış.

Elindeki baltayla yılanın kafasını koparmak üzereyken bir an göz göze gelmişler. Yılan yalvaran gözlerle oduncuya bakarken oduncu da  yılanın kafasını koparmaya kıyamamış.

Yılan da duygulanmış ve dile gelmiş: “Ey insanoğlu, sen benim hayatımı bağışladın ben de sana bunun karşılığında bir iyilik edeceğim” demiş.

Bir kör kuyuya dalmış ve kaybolmuş. Biraz sonra ağzında bir altın ile dönmüş ve “Bundan böyle ömür boyu sana her gün bir altın vereceğim” demiş.

Oduncu altını bozdurmuş ve evinde o gün bolluk, bereket, şenlik olmuş. Ailesi dahil hiç kimseye olanı biteni anlatmamış. Herkes sadece oduncunun çok çalıştığı için durumunun düzeldiğini zannetmiş. Oduncu yıllar boyu her gün o kör kuyunun başına gitmiş, yılan ile buluşmuş ve altını almış.

Bir gün oduncu ağır hastalanmış. Kuyunun başına gidemez olmuş. Birkaç gün geçince bolluğa alışmış evinde darlık başlamış. Oduncu oğlunu yanına çağırmış ve yılanın sırrını anlatmış. “Kör kuyunun başına git ve oğlum olduğunu söyle, yılan sana altın verecek “ demiş. Oğlu önce inanmamış ama yine de gitmiş.

Yılan önce saklanmış, sonra ortaya çıkmış. Onun oduncunun oğlu olduğuna iyice kanaat getirdikten sonra kuyuya inip bir altın getirmiş. Oğlan önce inanmadığı hikayenin gerçek olduğunu görünce hırsa kapılmış ve “Kim bilir daha ne kadar altın vardır bu kuyunun içinde” diye düşünmüş.

Hırsla yılanı öldürmek için elindeki baltayla bir hamle yapmış fakat ıskalamış. Ama yılanın kuyruğunu koparmış. Yılanda can havliyle dönüp oğlanı sokmuş ve öldürmüş. Akşam olup oğlu eve gelmeyince oduncu telaşlanmış. Hasta yatağından zorla sürünerek kalkmış. O kör kuyunun başına gitmiş ki ne görsün. Oğlu yerde sere serpe, boylu boyunca cansız yatıyor. 

Yılan da o anda görünmüş ama kuyruğu yok ve kanlar içinde. Oduncu durumu anlamış ve çok üzülmüş. Canının parçası oğlu yerde cansız, yıllardır velinimeti olan yılan yaralı. “Hatalı olan oğlum olmalı” demiş ve yılandan özür dilemiş. “Tekrar dost olalım” demiş. Yılan ise acı acı gülümsemiş: “Çok isterdim ama sende bu evlat acısı, bende bu kuyruk acısı varken biz artık dost olamayız” demiş.

Geçelim ikinci hikâyemize, yine çok bilindik bir öyküdür, hepiniz bilirsiniz.

Kuzunun biri pırıl pırıl bir dereden su içerken, av peşinde koşan aç bir kurt derenin yukarısından çıkagelmiş.

Öfkeyle, “Vay!” Sen kim oluyorsun da, benim suyumu bulandırıyorsun? Bu hadsizliğinin cezasını ödeyeceksin” diye kuzuya bağırmış.

Zavallı kuzu, “Aman efendim, kızmayın da bir bakın ben nerdeyim. Nasıl olur da ben sizin suyunuzu bulandırabilirim? Siz derenin yukarısındasınız ve akıntı sizden bana doğru geliyor” diye cevap vermiş.

Kurt, hiddetini artırarak, “Onu bunu bilmem ben, bulandırıyorsun işte, o kadar. Hem dahası da var, sen geçen yıl bana küfretmişsin” diye bağırmış.

Kuzu, “Nasıl olur efendim, ben geçen yıl dünyada bile yoktum, baksanıza daha süt kuzusuyum” demiş.

Bu defa kurt, “Sen değilsen kardeşindir, ukala ukala konuşma” diye çıkışmış.

Kuzu, “Kardeşim yok ki size küfretsin” diye cevap verince, kurt “O halde sizinkilerden biridir, işiniz gücünüz beni çekiştirmek. Çobanlar ve köpekler bana her şeyi anlattılar. Artık size haddinizi bildirme zamanı geldi” deyip, zavallı kuzuyu oracıkta parçalayıvermiş.

İşte böyle dostlar, bazen iki küçük hikâye ile bütün süreçleri ve olup bitenleri özetlemek mümkün.

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Yazanİlhan İlmenöz
Takip et:
Yaşama ve olaylara, bardağın dolu tarafından bakmayı ilke edinmiş tarihçi eskisi... Doğayı, denizi, gezip görmeyi, okumayı ve öğrenmeyi çok seven gerçek bir hayvansever... Müzik, spor ve yabancı dizi tutkunu İzmir aşığı... Aklına ne gelirse, özgürce, hiçbir kişi, kurum ve ideolojiye bağımlı olmadan yazmayı seven bir amatör...
Önceki Makale Kaç köşe yazarı var?
Sonraki Makale Rus vekil Galatasaray’ı övdü

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

Köşe YazılarıManşet

“İslam NATO’su” hayalleri

Aydın Sezer
21 Ekim 2026
Köşe YazılarıManşet

Balkanlar’ın Bosna çıkmazı

Medya Günlüğü
21 Ekim 2026
EditörGünlük

Gazeteci İsmail Arı tutuklandı

Medya Günlüğü
21 Ekim 2026
EditörKöşe Yazıları

Cezayir efsanesi Cemile

İlhan İlmenöz
21 Ekim 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

imunify-bot-check
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?