Cumartesi, 18 Nis 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

 Yalçın Küçük hayatını kaybetti

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 7 Nisan 2026 19:37
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

Kendisine özgü üslubu ve yer yer aykırı tezleriyle bilinen, uzun süredir alzheimer olan yazar ve akademisyen Prof. Dr. Yalçın Küçük, 87 yaşında hayatını kaybetti.

Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gören araştırmacı ve akademisyen Yalçın Küçük, bugün öğle saatlerinde Ankara’da hayatını kaybetti. 

Küçük’ün cenaze programına dair henüz bir açıklama yapılmadı. 

Kimdir?

1938 yılında İskenderun’da doğan Yalçın Küçük, Türkiye’nin bürokratik ve akademik elitini yetiştiren eğitim kurumlarından biri olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni (Mülkiye) 1960 yılında birincilikle bitirerek kariyerine parlak bir giriş yaptı.

Mezuniyetinin ardından devletin en stratejik kurumlarından biri olan Devlet Planlama Teşkilatı’nda (DPT) görev alan Küçük, Türkiye’nin planlı kalkınma hamlelerinin mutfağında yer aldı.

27 Mayıs 1960 darbesi sonrasında DPT’de görev alan Küçük, burada Uzun Vadeli Planlar Dairesi Müdürlüğü’ne kadar yükseldi ancak bir süre sonra bu görevinden ayrıldı. Ardından ABD’ye giderek Yale Üniversitesi’nde eğitim aldı ve Dünya Bankası’nda kısa süreli bir staj yaptı. Bu dönemde hazırladığı iktisadi raporlar ve kalkınma modelleri, onun devlet işleyişine dair tecrübesinin temelini oluşturdu. Ancak akademik merakı onu kısa sürede bürokrasi koridorlarından üniversite kürsülerine taşıdı.

1966 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine başlayan Küçük, 1968-1970 yılları arasında İngiltere’de Birmingham Üniversitesi Rus ve Doğu Avrupa Araştırmaları Merkezi’nde çalışmalar yürüttü. Sovyetler Birliği üzerine yaptığı araştırmaları kitaplaştırması ise ilerleyen yıllarda hakkında açılan davalara ve ağır cezalara konu oldu. 1971’de doçent unvanını aldı ancak 12 Mart Muhtırası sonrasında üniversitedeki görevine son verildi.

ODTÜ ve Gazi Üniversitesi gibi kurumlarda verdiği dersler ve kaleme aldığı Türkiye Üzerine Tezler gibi hacimli eserlerle, Türkiye’nin ekonomik yapısını Marksist bir perspektifle yeniden yorumlayan en etkili teorisyenlerden biri haline geldi.

1970’li yıllar boyunca basın ve siyaset alanında da aktif rol üstlendi. Yön, Emek ve Ant gibi dergilerde yazılar kaleme aldı; 1973-1976 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinin ekonomi servisinin başında yer aldı. 1974’te Kıbrıs Harekâtı’na asteğmen olarak katıldı ve bu deneyimlerini daha sonra kitaplaştırdı. Aynı dönemde Türkiye İşçi Partisi’nin yeniden kuruluş sürecine katkı sundu, Yürüyüş gazetesinin editörlüğünü üstlendi ancak 1978’de partiden ihraç edildi. Sonrasında Sosyalist İktidar dergisini çıkararak yayıncılık faaliyetlerini sürdürdü. 1979’da Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde öğretim üyeliğine başladı fakat 12 Eylül 1980 darbesinin ardından üniversiteden uzaklaştırıldı.

1980’li yıllarda, iktisatçı olmasının yanında Türk entelektüel dünyasını sarsan bir eleştirmen olarak sahneye çıktı.

Bu dönemde Aziz Nesin ile birlikte “Aydınlar Dilekçesi” girişiminde yer alarak askeri yönetime karşı sivil itirazın önemli figürlerinden biri oldu. 1983 yılında yayımladığı Bir Yeni Cumhuriyet İçin adlı kitabı nedeniyle tutuklandı, ancak daha sonra serbest bırakıldı. 1980 ve 1990’lı yıllarda farklı sol yayın organlarında yazmayı ve dergiler çıkarmayı sürdürdü.

En öne çıkan eserlerinden biri olarak kabul edilen Aydın Üzerine Tezler serisinde, Türk aydınının tarihsel genetiğini yer yer tartışmalı iddialarıyla masaya yatırdı ancak tezlerinde öne sürdüğü iddialar zaman zaman ciddi tartışmalara da konu oldu.

Küçük’e göre Türkiye’de aydın, Batılı anlamda bağımsız bir sınıf değil, bizzat devlet eliyle ve “icazetle” var edilmiş bir yapıydı. Bu yapısal bağımlılığın aydını devlete karşı borçlu ve itaatkâr kıldığını savunan Küçük, aydının ancak sistemle bağını kopardığı ölçüde gerçek kimliğini kazanabileceğini savundu.

Yalçın Küçük’ün hayatında en keskin ve tartışmalı dönemeç, 1990’lı yıllarda Kürt meselesine dair geliştirdiği yaklaşımlar ve PKK lideri Abdullah Öcalan ile Bekaa Vadisi’nde gerçekleştirdiği görüşmeler oldu. Bu görüşmeleri “söyleşi” adıyla kitaplaştırdı.

1993’te Fransa’ya gitti. Bu süreçte yurt dışından Türkiye siyasetine müdahil olmaya devam eden Küçük, 1996 yılında Refah Partisi’nin kapatılması gerektiğine dair Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na dilekçe sunarak dikkat çeken bir çıkış yaptı.

28 Şubat sürecinden sonra 1998’de Türkiye’ye geri döndü ve “Kürtçülük propagandası” yapmaktan suçlu bulunarak iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2000’de tahliye oldu.

2000’li yılların başından itibaren Türkiye’nin yakın tarihiyle ilgili iddialar ve eserler sunarak isim-bilim araştırmalarına yöneldi. “Tekelistan” ve “Şebeke” gibi kitap dizileriyle Türkiye’deki elit tabakanın “Sabetayist” kökenli olduğunu iddia ederek yeni bir tartışma başlattı.

İsimlerin kökenlerinden yola çıkarak yaptığı bu analizler, kimileri tarafından “komplo teorisi” olarak nitelendirilse de, popüler kültürde ve siyasi tartışmalarda geniş yankı buldu.

SkyTürk adlı televizyon kanalında Kalemler ve Kılıçlar programını yaparken, program kanal tarafından sonlandırıldı.

Ergenekon soruşturması kapsamında, 11 Ocak 2009’da tutuklandı, 23 Ocak’ta tarihinde tahliye edildi. Küçük 3 Mart 2011’de ise yeniden tutuklanmış, 5 Ağustos 2013’te 22 yıl 6 ay hapis cezası almış ve 10 Mart 2014’te tutukluluk süresinin dolmasıyla tahliye edilmişti.

Küçük, hakkındaki davalar sebebiyle toplamda yaklaşık yedi yılını cezaevinde geçirdi.

(T24)

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale “Tutuklu gazetecileri bırakın”
Sonraki Makale “Ateş çemberi”nin gölgesinde yeni jeopolitik realite ve Türkiye

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

“Babil’den Sonra” medya

Medya Günlüğü
18 Nisan 2026
EditörGünlük

Fotoğraflarla Bolşoy’un 250 yılı

Medya Günlüğü
18 Nisan 2026

Mehmet Şüküroğlu çiziyor

Mehmet Şüküroğlu
18 Nisan 2026
Günlük

10 soruda Arda Güler

Medya Günlüğü
18 Nisan 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?