ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın Moskova ve Kiev temasları, beş yıla yakın süredir devam eden Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimleri yeniden gündeme taşıdı.
Witkoff ve Kushner, 5 Eylül’de Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaklaşık üç saat görüştü. ABD’li temsilciler ertesi gün Kiev’e geçerek Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bir araya geldi. Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’la Putin salı günü bir saat süren bir telefon görüşmesi yaptı.
Görüşmelerin ardından taraflar yeni bir barış anlaşması açıklamadı. Zelenski ABD’li temsilcilerin “değerli fikirler” sunduğunu söylerken, Ukraynalı Parlamenter Anna Skorohod görüşmelerin Ukrayna açısından olumlu bir gelişme olmadığını savundu.
Ukraynalı gazeteci Vitaliy Dikiy’e konuşan Skorohod, ABD’li temsilcilerin Kiev’e “eskisinden daha da kötü koşullar” getirdiğini söyledi.
Skorohod’a göre önceki önerilerde bulunmayan iki önemli konu artık gündeme getiriliyor: Ukrayna Anayasası’nda değişiklik yapılması ve işgal altında bulunan toprakların Rusya’ya ait olduğunun kabul edilmesi.
Skorohod, görüşmelerden Ukrayna açısından bir “ilerleme” çıkmadığını belirterek, ABD’li temsilcilerin önceki tekliflerden daha ağır koşullar getirdiğini söyledi ve “Daha önce Anayasa’da değişiklik yapılması ve toprakların tanınması talep edilmiyordu, şimdi ise bunlar talep edildi.”
Bu açıklama, yeni öneride Ukrayna’nın yalnızca savaş sonucunda ortaya çıkan fiili durumu kabul etmesinin değil, bazı konularda hukuki ve anayasal düzenlemeler yapmasının da gündeme geldiğini gösteriyor.
Toprak meselesi neden önemli?
Rusya ile Ukrayna arasındaki barış görüşmelerinin en zor başlığı toprak meselesi.
Rusya, 2014’te ilhak ettiğini açıkladığı Kırım’ın yanı sıra 2022’de ilhak ettiği Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerinin artık hukuken Rus toprağı olduğunu öne sürüyor.
Kiev ise bu bölgelerin Rusya’ya ait olduğunu kabul etmiyor; dolayısıyla “toprakların tanınması” ifadesi, müzakerelerin en kritik noktalarından birine işaret ediyor.
Ancak burada da “tanıma”nın kapsamı belirsiz. Bunun Rusya’nın söz konusu bölgeler üzerindeki egemenliğinin hukuken tanınması mı, mevcut fiili kontrol durumunun kabul edilmesi mi, yoksa başka bir formül mü olduğu henüz açıklanmış değil.
Anayasa değişikliği ne demek?
Skorohod’un açıklamasında Anayasa değişikliği ile ilgili ayrıntı bulunmuyor.
Bununla birlikte Ukrayna’nın savaş öncesi ve savaş sırasındaki anayasal düzenlemeleri nedeniyle konu son derece hassas.
Daha önce gündeme gelen ABD planlarında Ukrayna’nın NATO üyeliğinden vazgeçmesi ve bunun anayasal düzenlemelerle güvence altına alınması da tartışılmıştı.
Fakat Skorohod’un son açıklamasında sözünü ettiği yeni anayasa talebinin NATO meselesiyle mi, toprakların statüsüyle mi, yoksa her ikisiyle mi bağlantılı olduğu henüz bilinmiyor.
NATO konusu da masada
Ukrayna’nın NATO üyeliği Rusya’nın temel itirazlarından biri. Daha önce kamuoyuna yansıyan ABD planlarında Kiev’in NATO üyeliğinden vazgeçmesi, buna karşılık Avrupa Birliği üyeliği yolunun açık bırakılması gibi formüller yer almıştı.
Yeni görüşmelerde bu başlığın nasıl ele alındığı konusunda ise henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.
Güvenlik garantileri
Barış planının diğer önemli ayağını Ukrayna’ya verilecek güvenlik garantileri oluşturuyor.
Kiev, herhangi bir anlaşmanın ardından Rusya’nın yeniden saldırmasını önleyecek güçlü uluslararası güvenceler istiyor.
ABD ve Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya vereceği güvenlik garantilerinin niteliği, olası bir anlaşmanın Ukrayna tarafından kabul edilip edilmeyeceği açısından belirleyici olacak.
İlgili yazı:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
