Bana çok uzun zamandır ters gelen bir şeyi yazmam lazım: Gazeteci objektif olur, tarafsızlık en temel gazeteci özelliğidir.
Benim gözümde herhangi bir takım forması giymiş birisi gazeteci değildir, taraftardır. Elbette bir taraftar da sadece takımını savunur.
Ne kadar iyi niyetli olursanız olun yazdıklarınız “objektif” olarak değerlendirilmez. Mesela ben taraftar kimliğinle yazıyorum, rakip taraftarlar veya Fenerbahçe taraftarı olmayan insanlar bana inanmıyor, oysa bu konuya dikkat ediyorum.
İşin içine maddiyat girince iyice ağırlaşıyor.
Hal böyle olunca da kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz; oysa bizim amacımız bize değil, en azından makul ve dürüst tarafsız insanlara ulaşmak.
Taraflı gazeteci görünümü bizim bu şansımızı düşürüyor.
Başka takımlar için bu olabilir ama Fenerbahçe için doğru değil çünkü biz haklıyız ve propagandaya ihtiyacımız yok.
Ya gazeteci olunur ya taraftar; ikisi birden olunmuyor. Elbette gazetecinin de tuttuğu takım olur ama önceliği gazetecilik değilse, çok sağlıklı bir durum olmaz.
Şu anda dijital spor medyasında olan şey gazetecilik falan değil, talebi olan şeyi satan ticari bir faaliyet, malın kalitesi de pek iyi değil bir tür “çakma” ürün.
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
