Zorlu koşullar nedeniyle ayakta kalabilmek bile şirketler için başarı sayılıyor; teknoloji değişiyor, tüketici alışkanlıkları dönüşüyor, rekabet keskinleşiyor ve ekonomik krizler yaşanıyor.
Buna rağmen Türkiye’de bazı şirketler ve kurumlar, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden Cumhuriyet’e, dünya savaşlarından ekonomik krizlere kadar sayısız badireyi atlatıp faaliyetlerini sürdürmeyi başardı.
Kimi aynı aile tarafından yönetiliyor, kimi devlet kurumu olarak varlığını koruyor, kimi ise yüzlerce yıldır aynı dükkânda müşterilerini ağırlıyor.
Osmanlı’dan miras
Hacı Bekir (1777): Türkiye’nin en eski markalarından biri olan Hacı Bekir’in temelleri, Kastamonulu Şekerci Bekir Efendi’nin İstanbul Bahçekapı’da açtığı küçük dükkâna dayanıyor. Osmanlı sarayına lokum ve akide şekeri tedarik eden marka, Avrupa’da da ün kazandı. Bugün hâlâ aynı aile tarafından yönetilen Hacı Bekir, Türk lokumunun dünyaya tanıtılmasında önemli rol oynayan markalardan biri kabul ediliyor.
Hafız Mustafa (1864): Sultan Abdülaziz döneminde kurulan Hafız Mustafa, İstanbul’un en eski tatlıcılarından biri olarak faaliyetini sürdürüyor. Baklava, lokum ve Osmanlı tatlılarını geleneksel tariflerle üretmeye devam eden marka, son yıllarda uluslararası mağazalarıyla da büyüyerek Türkiye’nin önemli gastronomi markalarından biri haline geldi.
Kuru Kahveci Mehmet Efendi (1871): Türk kahvesi denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri. Kahveyi kavurup öğüterek hazır şekilde satma fikrini geliştiren ilk işletmelerden biri oldu. Eminönü’ndeki tarihi dükkânı bugün de faaliyet gösteren marka, dünyanın birçok ülkesine Türk kahvesi ihraç ediyor.
Vefa Bozacısı (1876): Arnavutluk’tan İstanbul’a gelen Hacı Sadık Bey tarafından kurulan Vefa Bozacısı, adını İstanbul’un Vefa semtinden alıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün de boza içtiği dükkân olarak bilinen işletme, bugün hâlâ aynı binasında hizmet veriyor ve İstanbul’un en önemli gastronomi simgelerinden biri olmayı sürdürüyor.
Koska (1907): Denizli’nin Tavas ilçesinde başlayan helvacılık geleneği, daha sonra İstanbul’a taşındı ve Koska markası doğdu. Helva, tahin ve reçel üretiminde uzmanlaşan Koska, bugün Türkiye’nin en bilinen geleneksel gıda markalarından biri durumunda.
Demir yollarından vapurlara
Şehir Hatları (1851): Bugünkü Şehir Hatları’nın temeli, 1851 yılında kurulan Şirket-i Hayriye’ye dayanıyor. Osmanlı döneminde Boğaziçi ulaşımını düzenlemek amacıyla kurulan şirket, dünyanın en eski şehir içi vapur işletmelerinden biri olarak kabul ediliyor. Bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyetini sürdürüyor.
TCDD’nin kökleri (1856): Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın geçmişi, Osmanlı Devleti’nin ilk demiryolu imtiyazlarını verdiği 1856 yılına kadar uzanıyor. İzmir-Aydın hattıyla başlayan demiryolu serüveni, Cumhuriyet döneminde büyük bir devlet politikası haline geldi. 1927’de kurulan TCDD, bugün yaklaşık 170 yıllık demir yolu mirasını yaşatıyor.
Bankalar
Ziraat Bankası (1863): Ziraat Bankası’nın temeli, Mithat Paşa’nın çiftçiyi tefecilerden kurtarmak amacıyla kurduğu Memleket Sandıkları’na dayanıyor. 1863 yılında başlayan bu yapı zaman içinde Menafi Sandıkları’na, ardından da Ziraat Bankası’na dönüştü. Bugün Türkiye’nin en büyük kamu bankası olmasının yanı sıra Balkanlar’dan Orta Asya’ya kadar birçok ülkede faaliyet gösteriyor.
İş Bankası (1924): Cumhuriyet’in ekonomik bağımsızlık hedeflerinin simgelerinden biri olan Türkiye İş Bankası, Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 1924 yılında kuruldu. Cumhuriyet’in ilk milli bankası kabul edilen İş Bankası, sanayileşme hamlesinde önemli rol oynadı ve bugün Türkiye’nin en büyük özel bankalarından biri olmayı sürdürüyor.
Eğitim kurumları
İstanbul Üniversitesi: Kökleri Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinden sonra kurulan Sahn-ı Seman Medreselerine kadar uzanan İstanbul Üniversitesi, dünyanın en eski yükseköğretim kurumlarından biri kabul ediliyor. 1933 Üniversite Reformu ile modern üniversite yapısına kavuşan kurum, bugün Türkiye’nin en köklü üniversitesi olma özelliğini taşıyor.
Galatasaray Lisesi: 1481 yılında II. Bayezid döneminde kurulan Galata Sarayı Enderun Mektebi’nin devamı kabul edilen Galatasaray Lisesi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan en önemli eğitim kurumlarından biri. Fransızca eğitim geleneğini günümüze taşıyan okul, Türkiye’nin siyaset, hukuk, sanat ve iş dünyasına çok sayıda önemli isim kazandırdı.
Darüşşafaka: 1863 yılında Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye tarafından kurulan Darüşşafaka, babasını kaybetmiş ve maddi imkânları yetersiz, başarılı çocuklara ücretsiz eğitim vermek amacıyla hayata geçirildi. Osmanlı döneminde eğitimi yalnızca belirli bir kesimin ayrıcalığı olmaktan çıkararak sosyal sorumluluk anlayışının öncülerinden biri oldu. Bugün de “eğitimde fırsat eşitliği” misyonunu sürdüren Darüşşafaka Eğitim Kurumları, Türkiye’nin en köklü sivil toplum destekli eğitim kurumlarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Tam burslu ve yatılı eğitim modeliyle binlerce öğrencinin hayatını değiştiren kurum, hayırsever bağışlarıyla ayakta kalmaya devam ediyor.
Robert Kolej: 1863 yılında Amerikalı hayırsever Christopher Robert ile eğitimci Cyrus Hamlin tarafından kurulan Robert Kolej, ABD dışında kurulan ilk Amerikan yükseköğretim kurumu olma özelliğini taşıyor. Bugün Arnavutköy’deki kampüsünde lise olarak eğitim veren kurum, Türkiye’nin en saygın eğitim kuruluşlarından biri kabul ediliyor.
Spor kulüpleri
Beşiktaş (1903): Türkiye’nin tescil edilen ilk spor kulübü olan Beşiktaş Jimnastik Kulübü, başlangıçta jimnastik ve güreş faaliyetleri için kuruldu. Bugün yalnızca futbol değil, birçok branşta faaliyet gösteren Türkiye’nin en büyük spor kulüplerinden biri.
Galatasaray (1905): Galatasaray Lisesi öğrencileri tarafından kurulan kulüp, kısa sürede Türk futbolunun en önemli markalarından biri haline geldi. Avrupa kupalarındaki başarıları sayesinde uluslararası alanda da Türkiye’nin en tanınan kulüplerinden biri olmayı sürdürüyor.
Fenerbahçe (1907): Kadıköy’de gençler tarafından kurulan Fenerbahçe, Osmanlı dönemindeki siyasi baskılara rağmen faaliyetlerini sürdürmeyi başardı. Bugün milyonlarca taraftarıyla Türkiye’nin en büyük spor kulüplerinden biri olarak yoluna devam ediyor.
Sırları ne?
Bu kurumlar farklı sektörlerde faaliyet gösterseler de şu ortak özellikleri dikkat çekiyor:
Kendilerini sürekli yenilediler.
Marka değerlerini korudular.
Kuşaktan kuşağa aktarıldılar.
Teknolojik değişime uyum sağladılar.
Gelenek ile modernliği birlikte yürüttüler. Yalnızca geçmişlerine güvenmediler; değişen dünyanın koşullarına ayak uydurarak ayakta kalmayı başardılar.
Bilgi kutusu
| Kurum / Marka | Kuruluş |
|---|---|
| İstanbul Üniversitesi’nin kökeni | 1453 |
| Galatasaray Lisesi’nin kökeni | 1481 |
| Hacı Bekir | 1777 |
| Şehir Hatları | 1851 |
| TCDD’nin kökleri | 1856 |
| Ziraat Bankası’nın kökeni | 1863 |
| Darüşşafaka | 1863 |
| Robert Kolej | 1863 |
| Hafız Mustafa | 1864 |
| Kuru Kahveci Mehmet Efendi | 1871 |
| Vefa Bozacısı | 1876 |
| Koska | 1907 |
| İş Bankası | 1924 |
İlgili yazılar:
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
